• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 23 Ağustos 2016
  • 15:36
  Adana Haber
Yöresel ürünler kimden torpilli?

Bir zamanların meşhur sosyete pazarlarının yerini yöresel ürünler pazarı aldı.

Sosyete pazarlarına bölge esnafı karşı çıkıyor. Kendilerince haklı gerekçeleri de var ancak belediyeler tarafından korunup kollandıkları için hala faaliyetlerine devam ediyorlar.
Fakat sayıları eskisi kadar çok değil.
Adana'da Çukurova Belediyesi'nin bünyesinde faaliyet gösteren tek sosyete pazarı kaldı.
Sosyete pazarlarının yerini şimdi yöresel ürünler adı altında ilginç bir pazarlama taktiği aldı.
Sosyete pazarında alınan bozuk malın tek zararı kesemizeydi ama yöresel ürünler pazarı öyle değil.
Yöresel pazarda tamamen gıda ürünleri satılıyor.
Hepsi açıkta, ambalajsız, denetimsiz olarak tüketiciye sunuluyor.
"Şuranın sucuğu, buranın peyniri" diye ne olduğu belirsiz ürünler üstelik hatırı sayılır fiyatlarla satılıyor.
Peki tüketici neden buralara ilgi gösteriyor.
Öncelikle belediyelerin güvencesinde gibi bir hava veriyorlar, belediyeler de buna itiraz etmiyor.
Açık ki burada bir koruma, kollama ve işbirliği var.
Şehrin her tarafını "fuar" adı altında aldatıcı afişlerle dolduruyorlar.
Tüketim gücü en yüksek semtleri seçiyorlar.
Şehrin güneyinde kurulacak bu pazarlarda akşama kadar sinek avlayacak olan uyanıklar Turgut Özal Bulvarı'nda doğal ve yöresel ürünler aldatmacasıyla satış yapabiliyorlar.
Kuzeyde tezgah açmadıkları kaldırım kalmadı.
Güzelyalı kapalı semt pazarından ana caddedeki engelliler parkı kaldırımına oradan metro durağının önündeki otoparka taşındılar. Şimdi de Güzelyalı petrolun yanındaki boş alana taşındılar.
Tesadüfen buradan geçerken bir grup zabıtanın kurulmakta olan çadırları doğru yürüdüklerini görünce izlemeye başladım.
Genç zabıtalar yetkiliyi sorup buldular.
Muhtemelen izin kağıdı istediler.
Yetkili olduğunu söyleyen kişi kendinden emin bir tavırla telefonunu çıkardı bir numara çevirdi ve zabıtaya verdi.
Genç zabıta memuru, "Tamam müdürüm" dedikten sonra, yetkilinin telefonunu verip başıyla arkadaşlarına "gidelim" işareti yaptı. Araçlarına doğru giderken, hangi müdürle konuştuklarını sordum. Tedirgin oldular, söyle(ye)mediler. Kamyonete binip olay yerinden uzaklaştılar.
Dönüp baktığımda yetkilinin de ayrılmış olduğunu gördüm.
Görevini yapan zabıtaları olay yerinden uzaklaştıran o müdür kimdir?
Pazarcı ile cep telefonunu verecek kadar samimi olmasının sırrı nedir?
Açıkta gıda ürünleri satan bu ekibe hangi dayanaklarla izin verilmiştir?
Dışarıdan gelenlere gösterilen bu hoşgörü bizim şırdancımız, kokoreççimizden neden esirgenmektedir.
Seyyarın cirosu ile zabıtanın muamelesi ters orantılı mıdır?


468x60 Reklam
Yorumlar (1)
    Google