Hikayenin başlangıcı çook eskilere dayanıyor.
Memleketin buhranlı yıllarına,
Faşizmin insanlığın başına felaketler açtığı yıllarına.
Cumhuriyetin kurucu kadrolarının bir projesiyle doğuyor Demirspor, Şekerspor, Sümerbank ve daha niceleri.
İçlerinden bizim olanı yani Adana Demirspor, teni esmer alnı ak çocukların sevgilisi haline geliyor.
O gün bu gündür atla, arabayla, trenle katar katar yol gidiyorlar.
Kah yıkıla, yıkıla; kah güle, oynaya.
Bu da öyle bir yolculuk işte.
Dilimize pelesenk; Gonya yolundayık gonyaaa...
Çoğumuzun 100 defa gidip geldiği camlardan bozkırı seyrettiği, bildiğiniz Konya yolu işte.
Sağımızda su kaynatmış şehiriçi dolmuş, solumuzda son model lüks otomobil. Minübüslerin camlarından sarkan çocuklar, karşılıklı sloganlarla şehirler arası yolu Adana Caddesine çevirerek kilometreleri deviriyoruz. Her tabelanın önünde başka bir grup anı ölümsüzleştiriyor.. Yol boyunca mangallar yanıyor.
Konya kavşakları Dörtyol, Barajyolu'ndan farklı değil.
Bütün bu akın Torku Arena'yı Adana 5 Ocak'a çevirmek için.
Çimler, koltuklar, yedek klüneleri farklı ama ruh aynı.
Besteler, şarkılar, alkışlar ıslıklar meşaleler...
Polisler bile 5 Ocak'taki gibi vaziyet almıştı.
Şimşekler tarafındakiler kasklı, hepsi ayakta ve yüzleri tribüne dönük.
Karşı tribünlerin önündekiler oturuyor ve esneyerek maçı seyrediyorlar..
Maç 1-1 bitti.
Uzatma dakikalarında sonuç değişmedi.
Kaleci Fevzi 1 penaltı kurtardı ama 3 golcü ayak topları dışarı vurdu.
Demirspor yine bir finalden eli boş dönerken sevdalılarına yeni yollar göründü.











