Size aşağıda yoktan var edilen, lideri bulunamayan, bir amacı olmayan, tek bir kuruş maddi manevi kazancı bulunmayan, üyeler arasında tek bir iletişim bile tespit edilemeyen sözde “casusluk örgütünün” sözde “yöneticilerinin” trajikomik hikayesini anlatacağım…
Suç örgütü konusunda sayısız karar veren ve bu konuda uzman Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından tecelli ettirilen “adalete” karşı nasıl korunamadıklarının öyküsü…
BİR NUMARA: E.DZ.P.ALBAY İBRAHİM SEZER…
Kara Harp Okulu’nda, Deniz Kuvvetleri nam ve hesabına okudu… Yani Denizci değil Karacı… Meslek hayatı boyunca ne bir gemi ne de bir denizaltında görev yaptı... Ama kumpasçılar onu beyaz üniformalı diye denizci zannettiler…
Deniz kara birlikleri ve Güneydoğu başta olmak üzere yurt içi, yurt dışı operasyon bölgelerinde görev yaptı… Bölücü terör örgütüne karşı verdiği mücadelelerden dolayı dönemin Cumhurbaşkanı’ndan madalya ve sayısız ödüller aldı… Başarıları nedeniyle emsallerinden 3 sene önce terfi etti… En son Özel Koruma Birlik Komutanıydı… İsmi gibi “özel” bir görevdi bu görev…
İstanbul sınırları içindeki tüm emekli ve görevdeki general ile amirallerin korumasını yapan önemli ve kritik bir görevdi…
Görev yaptığı dönemde Yaşar BÜYÜKANIT, Genelkurmay Başkanı; İlker BAŞBUĞ ise Kara Kuvvetleri Komutanıydı… Tüm komutanların özel bilgilerine görevi gereği vakıftı…
Emekli J. Genel Komutanı Şener ERUYGUR tutuklandığında onu koruyan birliğin komutanıydı… Yine o dönem korumakla görevli olduğu generallerin Fenerbahçe Orduevi’nde konut aramalarına yasa gereği polisleri, askeri savcılık personeli olmaksızın içeri sokmayan da oydu… Paralel ya da adına ne derseniz deyin işte o zaman onların hedefi oldu…
Kurgulayanlar kendisine ait olamayan, adresi bile İstanbul’da bulunmayan arama kararıyla bir evde çıkacak ve sonradan kaybedilecek bir Bond çanta içindeki dijitaller ile suçlanacak ve sözde kendisinden rütbe ve kıdemce büyük amirallere komuta eden “İstanbul Askeri Casusluk, Fuhuş ve Şantaj “ çetesinin 1 numarası olarak lanse edilecekti…
Garip olan davanın adına rağmen ilerleyen aşamalarda tüm sanıklar casusluk ve fuhuştan beraat edecekti… İbrahim SEZER dijitallerde Astsubay - Yüzbaşı rütbesindeki askerleri fişlediği iddiasıyla 15 yıl 6 ay 22 gün ceza alacaktı…
Örgütün 1 numarasıydı ama kıyak yapıp kendini terfi ettirememişti… Son 30 yılda Kurmay olmaksızın Deniz Piyade sınıfından tek bir amiral çıkmamıştı…
Koruma Tabur Komutanı İbrahim, koruduğu general amirallerin en özel bilgilerine sahipken onları fişlememiş, dijital evrak oluşturduğu iddia edilen saatte görevde Genelkurmay Başkanı Yaşar BÜYÜKANIT’ın konvoyunda Boğaz Köprüsünü geçerken sözde dijital olarak Astsubayları fişlemişti…
Görünen o ki Güneydoğu’da vatan topraklarını, birliğinde General ve Amiralleri canı pahasına koruyan İbrahim, kumpasçılardan kendini koruyamamıştı...
İKİ NUMARA: DZ.KUR. ALBAY TAMER ZORLUBAŞ…
1985 yılı Deniz Harp Okulu mezunu… Emekli bir astsubay çocuğuydu… Kendisi sınıfının amirallik için önde gelen Kurmay Albaylarındandı... Sayısız başarı ve üstün hizmet ödülü aldı… Sadece ülkemizde değil NATO’dan bile madalya aldı…
Meslek hayatının 18 yılı bilfiil denizlerde geçti, ailesinden tam 9 yıl ayrı kaldı… Karadeniz, Akdeniz, Ege, Hazar Denizi ve Atlantik’de yüzlerce fırtına atlattı… Ama bu alçak iftira rüzgârlarından kendini koruyamadı…
Sırasıyla Deniz Kuvvetleri’nde Gemi Komutanlığı, Komodorluk ve Kurmay Başkanlığı yaptı… En son Genel Kurmay’da Komuta Kontrol Daire Başkanlığı’nda görev yapıyordu… Yeri geldi, yurt dışına çıkan gemilerin komutanıyken milyonlarca dolar kendisine emanet edildi, yeri geldi en kozmik bilgilere sahip oldu…
Adresi bile yanlış olan bir evde bulunan dijital delilerde oluşturduğu iddia edilen tarih ve saatte bir başka davadan Beşiktaş adliyesinde özel yetkili savcıya ifade verdiğini, bir başka belgede ise Boğaz Köprüsü üzerinde intikal halinde olduğunu ispat eden en Tamer ZORLUBAŞ, sadece dijitallerden 13 yıl 6 ay hapis cezası aldı…
Onun el yazısı olduğu iddia edilen belgelerin ona ait olmadığını ispat eden grafolojik raporlar soruşturma savcısı tarafından anlaşılmaz bir şekilde dava dosyasına yerine adli emanete kaldırıldı… Bunu bile tespit edene kadar 6 ay tutuklu kaldı…
Anlaşıldı ki fırtınalı denizlerde gemi ve personelini canı pahasına koruyan Tamer de kumpasçılardan kendini koruyamamıştı…
DEVAM EDECEK...
Mahir Işıkay
23.09.2014
Odatv.com











