1 Kasım seçimleri için geri sayım başladı.
Biraz da dayatama sonucu gidilen seçimlere yani...
Muhalefetin biraraya gelememesi,AKP'nin de "İstemem yan cebime koy " dediği misali seçimler...
Şimdi tüm partiler haklı oldukları düzlemde propaganda yapıyorlar.
Bence hepsi haklı...
Lakin önemli olan ortak paydada buluşmak...
Kimse unutmasın ki
Ülke bölünmez,
Hilafet geri dönmez
Komünizm gelmez
İç savaş tetiklenmez
Cumhuriyet yok edilemez
...
Önemli olan bu topraklar üzerinde yaşayan tüm insanların, din, dil, ırk, mezhep ayırt etmeden refahlarının sağlanması.
Şehit madencinin babasının ayağında "Kara lastik" olarak alandırılan ayakkabı vardı.
Hatırladınız mı?
Ben hiç unutmuyorum...
Ondan önce de, güzel Adanamız'da kış aylarında terlikle giden çocukların varlığından rahatsız olurdum...
Bir yanda madende ölen işçinin yoksul babası, diğer yanda yoksul işçinin terlikle okula giden kız çocuğu...
Şimdi soru şu; bu manzara, kimin içini acıtmaz, yüreğini burkmaz...
Ülkedeki siyasi partiler, tek başına ya da koalisyon yoluyla iktidara geldiklerinde, eğer yoksullukla mücadele etme cesaretini gösterirlerse, işte o zaman ülkeye hizmet etmiş olurlar.
Cesareti diyorum çünki, kim gelirse gelsin, bu ülkede her zaman yoksulluk aldı başını gitti, eksilmedi arttı.
Bırakın ülkemizdekileri, Dünyadaki tüm partilerin hedefinde yoksullukla mücadele vardır...
O halde insanları makarna veya kömürle kandırıp, avutmak yerine, Onlar'a kalıcı iş sağlayıp, evlerinde sürekli tencere kaynamasını sağlamak baş şart olmalı.
İnsanlar yatağa aç giriyorlarsa, Milli gelir artsın, sanayin büyüsün, milyarder sayını artsın; neye yarar ki ?
Bu rakamlardaki değişkenlikler, fakir halkımızı hiç mi hiç ilgilendirmiyor...











