Sanık olması gerekenler yerel mahkemede tanık olarak dinlendi. Tam "herşey bitti yapanın yanına kar kaldı" derken üst mahkeme devreye girdi.
İşte size Çukurova Üniversitesi'yle ilgili ibretlik bir konu daha.
Alper Akınoğlu'nun rektörlüğü döneminde ihalesi yapılan ve tamamlanan Kongre ve Kültür Merkezi İnşaatı işi Ç.Ü.'nün yıllarca nasıl bir zihniyet tarafından yönetildiğini somut bir şekilde ortaya koyuyor.
Müteahhit'in yapmadığı işler yapılmış gibi gösterilerek kamu kasasından trilyonlarca lira haksız ve usulsüz ödemeler gerçekleştirilmiş.
Ç.Ü. Kongre ve Kültür Merkezi inşaatı ihalesini üstlenen firma diğer olaylarda ve skandallarda da karşımıza çıkan aynı şirket. Hasan Akan'ın sahibi olduğu inşaat firması.
Kongre ve Kültür Merkezi inşaatının yapımında firmaya fazla ödeme yapıldığı yönündeki iddialar üzerine Cumhuriyet Savcılığı soruşturma başlattı. 14 Temmuz 2010 tarihinde düzenlenen 4’üncü hakediş belgelerinin gerçeği yansıtmadığı, 400 bin TL olan imalatın bir milyon 470 bin TL olarak gösterildiği iddiasıyla, inşaat ihalesini alan şirket yetkilisi Hasan Akan hakkında ’edimin ifasına fesat karıştırma’ suçundan 3 ile 7 yıl arasında hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı. Ayrı soruşturma kapsamında Rektör ve konuyla ilgili görevliler hakkında soruşturma için YÖK’ten izin beklendi ancak bu izin bir türlü gelmedi.
Bu izin gelmeyince sanık olması gereken Çukurova Üniversitesi bürokratları duruşmalarda tanık olarak dinlendi.
Rezalete bakar mısınız?
Müteahhit Hasan Akan 400 milyar liralık iş yapıyor ama hakedişini hazırlayan Ç.Ü. bürokratları bu rakamı 1 trilyon 470 bin liraya yükseltiyor.
Ortada bu rakamın karşılığında yapılan bir iş yok.
Ama Ç.Ü. yetkilileri ne de olsa burası Yağma Hasan'ın Böreği diyerek müteahhit Hasan Akan'a 1 trilyon 70 milyarlık fazla ödeme gerçekleştiriyor.
Hemde bile bile yapıyorlar bunu.
Çukurova Üniversitesi'ndeki 15 trilyon lira bedelle ihale edilen Kongre ve Kültür Merkezi inşaatında Müteahhit Hasan Akan'a 1 trilyon 70 milyar lira fazladan ödeme yapıldığı iddiasıyla Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açılmış ilk duruşma Ocak 2011'de gerçekleşmişti.
O duruşmada özellikle Müteahhit Hasan Akan'ın savunması adeta bir itirafname gibiydi.
18 Ocak 2011 tarihli Milliyet Gazetesi internet sitesinde duruşmayı izleyen gazeteci Mehmet Kaymak imzasıyla detaylı bir şekilde yer almıştı.
O haberde en enterasan bölüm ise Müteahhit Hasan Akan'ın itirafıydı: Akan duruşma tutanaklarına giren savunmasında: "4’üncü hakediş, Rektör Alper Akınoğlu’nun inşaat daire başkanına talimatı ile bu daire başkanın da kendi teknik personeline söylemesi ile düzenlendi. Biz aslında 400 bin TL’lik imalat yapmıştık. Biz bu rakam üzerinden hakediş düzenleyip imzaya sunduk. Ancak bize işin hızlandırılması için ve ayrıca 3’üncü ayda talep edilen ek ödeneğin gelmesi için, önceki ödeneğin bitmiş olması gerekliliği sebebiyle daha fazla hakediş düzenlememiz gerektiği söylendi. Benim bilgim dahilinde bir milyon 470 bin TL’lik yeni bir hakediş düzenledik. Fazla para bize fiilen ödenmiştir. Ancak biz bunun stopaj ve damga pullarını, KDV tevkifatını peşin olarak ödedik. Ayrıca erken hakediş sebebiyle enflasyon endeks farkını da alamadık." demişti.
Mahkeme Hakimi duruşma salonunda tanık olarak dinlenen Çukurova Üniversitesi çalışanlarına bu fazla ödemeyi nasıl yaptıklarını sorduğunda aldığı yanıt ise Alper Akınoğlu zihniyetinin en açık izahının tutanaklara girmiş halini gösteriyordu. Ç.Ü. çalışanları, söz konusu hakedişin 400 milyar TL olmasına rağmen Rektörün emri ile yatırımları hızlandırmak için rakamı artırdıklarını ve 1 TRİLYON 70 MİLYARLIK FAZLA ÖDEMENİN yapıldığını anlattılar. Yani dönemin Rektörü Alper Akınoğlu'nun gözbebeği ve imtiyazlı firması Hasan Akan İnşaat böylece üstlendiği işin, ihale sözleşmelerini hiçe sayarak yapmadığı işin parasını almış.
Nasıl olsa kamunun parası, mesele mi?
Parasını aldıktan sonra vakit buldukça Müteahhit kardeşimiz yapar işini.
O devleti kovalayacağına devlet O'nu kovalasın.
PEKİ BU DAVA NASIL SONUÇLANDI?
Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmalar tek sanıkla başladı karar duruşmasında da tek sanık olan Hasan Akan'ın beraatiyle sonuçlandı.
Bu davada Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Müdürlüğü ile Çukurova Üniversitesi Rektörlüğü müşteki konumdaydı.
Yerel mahkemenin beraat kararına Yargıtay aşamasında itiraz edildi.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 28 Nisan 2014 tarihinde oy birliğiyle beraat kararının bozulmasına karar verirken bir başka önemli konuda daha, Üniversite görevlililerinin bu davalarda tanık olamayacağına ve sanık olarak yargılanması gerektiğine hükmetti. Müteahhit Cumali Kurtar'ın hükmü temyiz hakkı bulunmadığından talebini reddetti.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/4700 nolu kararında edimin ifasına fesat karıştırma suçuyla ilgili beraet kararını bozma ve diğer görevlilerinin yargılanması gerektiği hususunda şu gerekçeli kararı açıkladı:
"Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanığa yüklenen suçtan doğrudan zarar görmediği ve mahkemenin katılma talebini reddetmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan Cumali KURTAR‘ın hükmü temyiz hakkı bulunmadığından; vaki temyiz isteğinin CMUK‘nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, CMK‘ nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün 25/09/2013 havale tarihli dilekçe ile vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında 3628 sayılı Yasanın 18. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak CMK‘ nın 237/2. maddesi uyarınca Hazinenin katılma talebinin kabulüne incelemenin katılan vekili ile müşteki Çukurova Üniversitesi vekilinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü. Edimin ifasına fesat karıştırma suçundan açılan davada suçtan zarar gören Çukurova Üniversitesinin bu sıfatının gereği olarak CMK ‘nın 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kulllanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden davaya katılma ve Ceza Muhakemesi Kanununun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması, Soruşturma izni alınması amacıyla haklarındaki evrak ayrılan Üniversite görevlileri hakkında kamu davası açılıp açılmadığının araştırılmasından, derdest dava bulunması halinde bağlantı nedeniyle birleştirilmesinden, kesinleşmiş karar olması halinde ise dosyanın onaylı örneğinin getirilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan vekili ile müşteki vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan esası incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK‘ nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi…"
Bu kararın ardından Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesi 5 Ağustos 2014 tarihinde yargılamanın yeniden yapılmasına karar verdi.
6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/558 dosya nolu yargılamanın ilk duruşması için 17 Ekim 2014 tarihine gün verildi.
Hasan Akan'ın yeniden sanık olarak yargılanacağı bu davada daha önce tanık olan isimlerin de Yargıtay kararı gereği sanık olarak yargılanması bekleniyor.
Peki bu yeni davada daha önce tanık olan hangi isimler sanık sandalyesine oturacak.
Elbette başta dönemin Rektörü Alper Akınoğlu var.
Çukurova Üniversitesi görevlileri; Nüvit Günay, Gülşen Güzel, Nazan Gür, Özgür Demir, Remzi Çalışır, Mahir Sömer, Ali Muhsin Sağbaş, İhsan Şemi Özer, Mustafa Göde ve Ayşegül Diri de yeni duruşmada sanık sandalyesinde yerlerini alacaklar.
Bunu ben değil Yargıtay 5. Ceza Dairesi Heyeti söylüyor.
Üstelik oy birliğiyle.