• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 23 Ağustos 2016
  • 20:55
  Adana Haber
Trilyonluk işi vermek için sözleşmeyi fesh etmediler! 28. Bölüm 11 Aralık 2014, Perşembe
İlgili Haberler

Çukurova Üniversitesi'nde 4734 sayılı Kanun ve Yapı İşleri Genel Şartnamesi'ndeki maddeleri hiçe saydılar…

Tabi burası Çukurova Üniversitesi; kanunlar, yönetmelik ya da Yapım İşleri Genel Şartnamesi pek umurlarında olmuyor.
Kanun ve yasaları ciddiye dahi almıyorlar!
Onlar bildiklerini uyguluyor.
Ne de olsa burası Rektör Mustafa Kibar, Mahmut Ergin gibi imtiyazlı bürokratların dilediklerini yapabildikleri, kafalarından geçeni kanun olarak kabul ederek uyguladıkları bir kurum!
Dün uzun uzadıya yazmış, yanlışları tek tek anlatmıştım.
Ders konusu bir hayli uzun olunca tenefüs zili çalmış bizde dünkü dersi bugün devam edeceğimizi söyleyerek noktalamıştık.
Edimin ifasına fesat karıştırma suçunun ne olduğunu Çukurova Üniversitesi'nde gerçekleşen ve yazılarıma konu olan iki ayrı iş kadar iyi anlatan bir başka örnek yoktur sanırım.
Her ne kadar inceleme komisyonu üyeleri o işlerde kurumu ve bürokratları zor duruma sokacak her hangi bir suç unsuruna rastlamadıklarını söylemiş olsalar da kanun ve yönetmelikler bu düşüncenin gerçeği yansıtmadığını açık açık ortaya koyuyor.
Dün edimin ifasına fesat karıştırma suçu için en iyi iki örneğin; Çukurova Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi İkmal İnşaat İşi ile Çukurova Üniversitesi Ana Isı Merkezi Galerilerinde Bulunan Altyap Buhar ve Kalorifer Hatları Yenilenmesi, İzolasyon ve Temizlik Yapılması İşi olduğunu belgeler ışığında çok rahat ifade edebilirim.
Çukurova Üniversitesi'nin gerek Rektörü, gerek Rektör talimatıyla oluşturulan inceleme komisyonu, gerekse bürokratları Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kanun maddesine dayanak yaparak yayınladığı YAPI İŞLERİ GENEL ŞARTNAMESİ'nden bi haber olduklarını da ifade etmek durumundayım.
Kaldı ki Yapı İşleri Genel Şartnamesi; 5/1/2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa göre sözleşmeye bağlanan yapım işlerinin yürütülmesinde uygulanacak genel esasları belirlemek amacıyla hazırlanmıştır.
Şimdi biz bu şartnameyi de hatırlattıktan sonra dönelim Gündoğdu İnşaat firmasının yükleniciliğini üstlendiği Çukurova Üniversitesi Ana Isı Merkezi Galerilerinde Bulunan Altyap Buhar ve Kalorifer Hatları Yenilenmesi, İzolasyon ve Temizlik Yapılması İşi'ne.
ÇÜ bu işin yapımıyla ilgili sözleşmeyi 17 Eylül 2013 tarihinde yapıyor, yer teslimi ise 20 Eylül 2013'de gerçekleştiriliyor. İşin bitiş tarihi ise 03 Ocak 2014.
Sözleşme maddelerinde bunlar açık açık yazıyor.
Ama o tarihte her ne kadar müteahhit firma işi bitirdiğini söyleyerek paranın ödenmesini istesede gelen bir ihbar üzerine işin bitmediği, hatta yapıldığı görülen bazı iş kalemlerinin şartname ve sözleşmeye aykırı eksik, ayıplı olduğu, hatta büyük bir bölümünün hiç yapılmadığı inceleme komisyonu tarafından tek tek yerinde tespit ediliyor.
İhtar yazıları, müteahhiti koruyup kollama çabaları ile 25 Nisan 2014 tarihine kadar ulaşıyoruz.
Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Mahmut Ergin'e göre ÇÜ Balcalı Kampüsündeki insanlar soğuk ve dondurucu kış şartlarında sıkıntı yaşamasınlar diye nisan sonu mayıs başında ihale sözleşmesini fesh etmediğini söylüyor.
Mayıs ayının başında Adana gibi bir yerde kış mevsiminden esame kalmadığını üstelik yaza merhaba dendiğini dahi düşünemiyor bu bürokrat arkadaş!
Üniversite bürokratları başta Mahmut Ergin ve Suat Sarı olmak üzere ekip halinde Gündoğdu firmasının zarar ziyan görmemesi için gösterdikleri üstün çaba neticesinde kangrene dönüşen iş ihalesinden tam bir yıl sonra 02 Eylül 2014 tarihinde bitiriliyor!
Yani sözleşmede belirtilen iş teslim tarihinden tam tamına 9 ay sonra.
Peki başta Daire Başkanı Mahmut Ergin olmak üzere sorumlu bürokratlar bu 9 aylık süre uzatımını sözleşmenin hangi maddesine göre yapabiliyorlar?
Profesörlerden oluşan inceleme komisyonu Mahmut Ergin ve Suat Sarı'nın söylediklerine göre karar vermişler.
Üstelik her cümlelerinde Yapı İşleri Genel Şartnamesi'nden bahsediyorlar.
Hem Rektör Kibar, hem bu işlerin sorumlusu bürokratlar hem de aklama komisyonunda görevli saygıdeğer porfesörler keşke Yapı İşleri Genel Şartnamesi'ni benim gibi okumuş, anlamış olsalardı!
Sözleşmesi yapılan işlerle ilgili süre uzatımı eğer bu işler kanun ve yasalara uymak zorunda olan bir kamu kurumunda gerçekleşiyorsa, ki Çukurova Üniversitesi bu konumdadır. Öyle bir bürokratın ya da ilgili daire başkanlığı görevlilerinin kafalarına göre karar verip "sevgili müteahhit kardeşim, biz sana 5 ay yetmedi 10 ay daha süre veriyoruz, hadi bu işi bir an önce bitir koçum" mantığıyla olmaz.
Yani Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Mahmut Ergin müteahhit babası ya da kardeşi olsa kafasına göre süreyi uzatamaz!
Yapı İşleri Genel şartnamesi'nin 29. maddesini bir kez de birlikte okuyalım ve ÇÜ'de gerçekleşen suçun ne olduğunu hep birlikte anlamış olalım;
İşin süresi ve sürenin uzatılması
Madde 29 
(1) İşin, sözleşmesinde belirlenen zamanda tamamlanıp geçici kabule hazır hale getirilmemesi durumunda, gecikilen her takvim günü için sözleşmesinde öngörülen günlük gecikme cezası uygulanır.
(2) Sözleşmesinde belirtilen mücbir sebepler ve/veya idarenin sebep olduğu hallerden dolayı, işte sorumluluğu yükleniciye ait olmayan gecikmelerin meydana gelmesi halinde, durum idarece incelenerek işi engelleyici sebeplere ve yapılacak işin niteliğine göre işin bir kısmına veya tamamına ait süre uzatılır.
(3) Yüklenicinin, sürenin uzatılmasını gerektiren hallerin meydana geldiği tarihi izleyen yirmi gün içinde, idareye yazılı olarak bildirimde bulunması ve yetkili merciler tarafından usulüne göre düzenlenmiş belgelerle mücbir sebebin meydana geldiğini tevsik etmesi zorunludur. Yüklenici bildiriminde, iş üzerinde gecikmeye yol açtığını düşündüğü sebeplerin ayrıntılarını, işin süresinin ne kadar uzatılması gerektiğini belirtecektir. Uzatılacak sürenin tespiti o anda mümkün değilse bunun da sebeplerini ayrıca belirtecek, durumun netlik kazanmasından sonra istediği süre uzatımını da ayrı bir yazı ile derhal bildirecektir. Ancak idarenin sebep olduğu süre uzatımını gerektiren gecikmelerde, yüklenicinin yirmi gün içinde yazılı bildirimde bulunma şartı aranmaz.
(4) Zamanında yapılmayan yazılı bildirimler dikkate alınmaz ve yüklenici müracaat süresini geçirdikten sonra süre uzatımı talebinde bulunamaz. Mücbir sebeplerin devamı sırasında yapılacak bildirim, yirmi gün öncesinden geçerli olmak üzere dikkate alınabilir.
(5) İşin tamamlanması için sözleşmesinde tespit edilen tarih veya süre haricinde başkaca kayıt bulunmayan işlerde, havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan devresi ile resmi tatil günleri göz önünde tutularak iş bitim tarihi veya süresi belirlenmiş sayılacağından, yüklenici, çalışmadığı bu gibi günleri öne sürerek süre uzatılması isteğinde bulunamaz. Ancak süre uzatımlarında, yapılacak işin özelliğine göre çalışılamayacak günler de dikkate alınarak verilecek süre belirlenir.
Şimdi buradan Çukurova Üniversitesi Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Mahmut Ergin'e soruyorum; Çukurova Üniversitesi Ana Isı Merkezi Galerilerinde Bulunan Altyap Buhar ve Kalorifer Hatları Yenilenmesi, İzolasyon ve Temizlik Yapılması İşi'nde 9 aylık süre uzatımını neye göre yaptın?
Aslında yapman ve yapılması gereken işlem apaçık ortada duruyor.
Fesh…
Eksik, ayıplı ve hiç yapılmayan işleri yapılmış gibi gösterip daha önce ödenen milyarlarca liranın üzerine kalan alacağını isteyen müteahhit firma ile sözleşmeyi fesh etmeniz gerekiyordu Mahmut Bey!
Bunu ben söylemiyorum kanunlar ve Yapı İşleri Genel Şartnamesi'nin ilgili maddeleri siz değerli ve bilgili bürokratlara bunu emrediyor.
Şartnamenin hangi maddesi diye sorup aramanıza gerek yok.
Bak o maddede yazan ilgili bölümde kanun koyucu ne diyor;
Yapım İşleri Genel Şartnamesi
Sözleşmenin feshi ve tasfiye durumları
Madde 47 -
(2) İdare aşağıda belirtilen hallerde sözleşmeyi fesheder;
a) Yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi üzerine, ihale dokümanında belirlenen oranda gecikme cezası uygulanmak üzere, idarenin en az on gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi,
b) Sözleşmenin uygulanması sırasında yüklenicinin 4735 sayılı Kanununun 25 inci maddesinde sayılan yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun tespit edilmesi, hallerinde, ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir.
4735 sayılı Kanunun 25'inci maddesinin c bendinde ne yazdığını okumuş olsaydınız bu işi fesh etmeniz gerektiğini de anlamış olurdunuz.
4735 sayılı Kanunun yasaklarve sorumluluklar başlıklı 25.maddesi'nin c bendi bakın ne diyor:
c) Sözleşme konusu işin yapılması veya teslimi sırasında hileli malzeme, araç veya usuller kullanmak, fen ve sanat kurallarına aykırı, eksik, hatalı veya kusurlu imalat yapmak.
Gündoğdu İnşaat firmasının yapımını üstlendiği Çukurova Üniversitesi Ana Isı Merkezi Galerilerinde Bulunan Altyap Buhar ve Kalorifer Hatları Yenilenmesi, İzolasyon ve Temizlik Yapılması İşi ile ilgili tespit tutanakları ve ihtar yazıları sizin bu kanun maddelerini uygulamanız için yeterli değil miydi?
Yapmanız gereken kanuna uygun hareket etmekten başka bir şey değildi ki.
Ama Çukurova Üniversitesi'nin siz değerli bürokratları bunu yapmadınız, yapamadınız.
Çünkü o tarihlerde böyle bir fesih işlemini başlatmış olsaydınız Gündoğdu İnşaat firmasının yaklaşık 45 gün sonra sözleşmesini imzalayacağı yaklaşık 1,5 trilyon liralık işi (yasaklı olacağı gerekçesiyle) alamayacaktı.
Şimdi anladınız mı Çukurova Üniversitesi'nde kanun maddelerinin neden uygulanamadığını.
Neden yok sayıldığını.
Neden her bürokratın kanun ve yönetmeliklere göre değil de kafasına göre iş yaptığını.
Tarihin hiç bir yerinde rastlanmayan 9 aylık süre uzatmanın sırrını şimdi herkes iyice anladı mı?
Ne Adana Haber Gazetesi ne de ömrünün yaklaşık 33 yılını gazetecilik mesleğinde geçirmiş bu satırların yazarı bendeniz asla yalan, iftira ve hakaret içeren haberler yapmayız.
Belgeler ve teyidi yapılmış sağlam bilgiler ışığında haber yaparız.
Çukurova Üniversitesi ile ilgili yazdıklarımın tek bir satırında hakaret, iftira ve dedikodu yoktur, olmaz da.
Çünkü Mustafa Kibar'ın Rektörlük makamında oturduğu Çukurova Üniversitesi'nin her köşe başında bir skandala, rezalet, kıyak ve vurguna tanık olursunuz.
Çukurova Üniversitesi ile ilgili haberlerimizi ve yukarıda yazdığım satırları bu şehirdeki Cumhuriyet Savcılarımızın dikkatine sunuyorum.
YÖK Denetleme Kurulu ve Cumhuriyet Savcılarımız Çukurova Üniversitesi'ndeki özellikle akçeli işleri soruşturmaya başlarlarsa inanın Mardin Artuklu Üniversitesi'nden daha büyük skandallara tıpkı bizler gibi tanık olacaklardır.
Sıra geldi Kibar Rektör'ün akademik kadroları belirleme yöntemine.
Hazır mısın Bay Rektör!


Adana