• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 23 Ağustos 2016
  • 15:15
  köf1
Seçmen ne diyecek? 26 Ağustos 2015, Çarşamba

Seçimler yenileniyor…
1 Kasım’de yeniden sandık başındayız.
Hoş, 7 Haziran seçimleri yapıldı da hangi yaraya merhem oldu?
Aksine, hemen seçimin ardından ülke kan gölüne döndü. Döviz fırladı, dolar 3 liranın üzerinde.
Ekonomi ve toplumsal barış pamuk ipliğine bağlı ama, halkın sandığa yansıyan iradesinden kimse vazife çıkarmadı.
AKP tek başına iktidara gelemeyince, doğal liderinin talimatıyla zarı tekrar atmayı seçti. Hep mi dubara gelecekti, bunun içinde dübeş, düşeş yok muydu?
MHP, zaten oyuna hiç katılmadı. Daha Bismillah, oy sayımlarının tamamlandığı gece “erken seçim” deyiverdi.
CHP, bu defa ezberleri bozdu. Kronik muhalefet hastalığından kurtuldu, çözümün bir parçası olabilmek için elinden geleni yaptı. Hatta, 80 milletvekilli Devlet Bahçeli’ye “Başbakan” olmayı dahi teklif ederek siyasi ihtiras yerine ülke menfaatlerini ön planda tuttuğunu gösterdi.
HDP ise, ara dayağı yemekten kendine gelemedi. Biraz toparlanıp barış çağrıları yaptıysa da, yandaş tayfasının gürültüsünden sesini pek duyuramadı. Ama, oyunu korumayı da başardı.
Çözümsüzlüğün yarattığı kaos ortamında seçimler yenileniyor.
Peki, 1 Kasım akşamı ne değişecek?
Kamuoyu araştırmalarına göre; akan kan AKP’ye yaramamış. Yüzde 39-40 bandında görünüyor ancak, iddialar, gün geçtikçe oy kaybının dramatik biçimde seyredeceği yönünde.
CHP, takındığı olumlu tavrın karşılığını görüyor. Oy oranı, 2-3 puan, hatta bazı araştırmacılara göre 5 puan yükselişte.
HDP seçmeni, yaşanan çatışma ortamında tamamen kemikleşmiş; yüzde 14.
MHP, çözümsüzlüğün sebebi olmayı yüzde 4 oy kaybederek ödüyor.
Son tablo böyle…
Yine 4 partili Meclis oluşuyor ve yine hiçbir parti tek başına iktidara gelemiyor.
Hani diyeceksiniz ki; durum böyleyken seçim yenilemeye ne hacet?
Genel anlamda bu tespit çok doğru fakat, seçimi tekrarlamakta AKP’nin, dolayısıyla doğal liderleri Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bir kaybı olmuyor.
Hadi kuş taşa çarparsa…
Zaten tek başına iktidara gelememişler, hazır yetki ellerindeyken seçim yenilemenin ne zararı olacak? Yazımın girişinde de belirttiğim gibi, zarı tekrar atmak istiyorlar.
Asıl baş aktör seçmenin ne yapacağına gelirsek…
Bir kere kendilerine şunları sormaları gerekiyor;
Yaşadıkları Türkiye’de mutlular mı, huzurları yerinde mi?
Karınları tok, sırtları perk mi?
Tatile çıkabiliyorlar, sinemaya gidebiliyorlar mı?
Emekli, işçi, köylü, esnaf, ev kadını halinden memnun mu?
İşsizler yarından umutlu mu?
Seçim akşamı yine aynı tablo oluşacaksa, ve AKP karşıtı yüzde 60’lık bloğun iradesi ülke yönetimine yansımayacaksa, o yüzde 60’lık bloğun bir kere daha düşünerek oyunu kullanması gerekiyor.
“AKP gitsin” diyorlar ancak, vekalet verdikleri siyasiler sözlerini dinlemiyor.
Dinlemiyorlarsa, ortada bir temsil sıkıntısı var demektir. Kimse kimsenin özgür iradesine ipotek koyacak değil.
Baktın ki verdiğin oy değer kazanmıyor, değer kazanacak ellere teslim edersin.
Kim istemez fikirlerinin iktidara gelmesini?


Adana