Çukurova Üniversitesi Rektörü Mustafa Kibar tarafından gazetemize gönderilen açıklamaların bir diğer konusuda Gündoğdu İnşaat firmasının 17 Eylül 2013 tarihinde imzaladığı sözleşmeyle yapımını üstlendiği "Ç.Ü. Ana Isı Merkezi Galerilerinde Bulunan Altyap Buhar ve Kalorifer Hatları Yenilenmesi, İzolasyon ve Temizlik Yapılması İşi"
Sözleşme gereği işin bitiş tarihi 3 Ocak 2014…
Peki ne olmuş da bu konu gazetemizin manşetlerinde haber olarak yer bulmuş?
İşte burası tam bir rezalet!
Gündoğdu İnşaat Ltd.Şti. firması sözleşmede belirtilen işleri yapmadan yapmış gibi dilekçeyle Çukurova Üniversitesi'ne başvuruyor ve geçici kabül yapılarak kesin hakedişinin ödenmesini istiyor.
Oysa ortada bırakın biten ve teslim edilen bir işin olmasını, yapılan bir iş dahi yok!
Çünkü müteahhit firma sözleşmede belirtilen hususlara göre değil kafasına göre bir şeyler yapıp "buyrun, işinizi bitirdim teslim alın, paramı da ödeyin" diyor.
Bir ihbar geliyor ve gelen ihbar üzerine inceleme komisyonu oluşturuluyor.
Komisyon işlerin eksik, ayıplı ve sözleşmede belirtilen bir çok işin ise hiç yapılmadığını tespit ediyor.
Bunu ben değil ÇÜ'nün resmi evrakları söylüyor.
Çukurova Üniversitesi Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Mahmut Ergin imzasıyla Gündoğdu firmasına peş peşe gönderilen dört ayrı ihtar bir tutanak ve bir de inceleme raporunda açık açık belirtiliyor bu eksiklikler.
İhaleyi veren idare aylar süren süreçte adeta müteahhif firmaya yalvarıyor!
Sonrası malumunuz; Çukurova Üniversitesi ile Gündoğdu inşaat firması arasındaki sözleşme fesih edilmeden üstelik yeni ve daha büyük bir iş aynı firmaya ödül olarak verilerek konu tatlıya bağlanıyor!
Sanırım hala anlamadınız!
Aslında 30 Eylül'de kaleme aldığımız bu haberi okuyan herkes anladı da Çukurova Üniversitesi Rektörü Mustafa Kibar ile ekibi rezaleti maalesef bir türlü kavrayamamış.
Eğer anlamış olsalardı bu olayı soruşturma görevini üstlenen üç profesörümüzle birlikte Sayın Rektör yanlışı yapan ve bu yanlışa göz yuman bürokratlar yerine her halde gazetemizi ve şahsımı suçlayan bir açıklama göndermezlerdi!
Rezaleti anlayabilmeleri için Rektör Kibar, dönemin Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Mahmut Ergin, Suat Sarı ile birlikte soruşturma heyetini oluşturan üç profesörümüze bir kez daha anlatacağım;
Gündoğdu inşaat firmasının yapımını üstlendiği ve 3 Ocak 2014'de teslim edeceği "Ç.Ü. Ana Isı Merkezi Galerilerinde Bulunan Altyap Buhar ve Kalorifer Hatları Yenilenmesi, İzolasyon ve Temizlik Yapılması İşi"yle ilgili bir inceleme komisyonu oluşturuluyor. Komisyon incelemesini yapıyor ve raporunu hazırlıyor. Hazırlanan raporda "İhaleye esas dökümanlarda belirtilen bir çok yapılacak iş kaleminin teknik şartnameye uygun yapılmadığı, bazı iş kalemlerinin hiç yapılmadığı" yazıyor.
Bu raporu biz değil ÇÜ bürokratları hazırlamış.
Daha önce "ben işi bitirdim, paramı ödeyin" diye dilekçeyle başvuran firmaya peş peşe 4 ayrı ihtar yazılıyor.
İlk ihtarın tarihi 23 Ocak 2014 son ihtar 18 Şubat 2014'de yazılıyor.
25 Nisan 2014 tarihinde Çukurova Üniversitesi Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkan Vekili Mahmut Ergin imzasıyla şirkete son bir yazı gönderiliyor.
Eksik işleri bitirin, yanlışlarınızı düzeltin deniyor.
3 Ocak 2014'de Gündoğdu şirketinin eksiksiz teslim etmesi gereken işle ilgili 25 Nisan'da ÇÜ yetkilileri neredeyse Gündoğdu firmasına yalvarır noktaya geliyor.
Oysa Mahmut Ergin imzalı son yazıda da ifade edildiği gibi burada yapılacak işlem çok basit.
İhale şartnamesine uygun davranmayan firma ile idare arasında imzalanan sözleşme feshedilir, teminat mektupları nakte çevrilerek gelir kaydedilir.
Finalinde de sözleşmeye aykırı davranan firma bu fesih kararıyla ÇÜ ihalelerinde YASAKLI konuma getirilir.
Yani bütün ipler Çukurova Üniversitesi'nin elindeyken nasıl oluyor da ihale alan bir müteahhitlik firması kamu kurumunda dilediği gibi at koşturabiliyor?
Dedim ya bunlar imtiyazlı müteahhitler..!
Zaten imtiyazlı olmasalar bunca ihtar ve uyarı yazısını umursamayan bir şirkete yeni ve daha büyük ihale verilir mi?
Ceza yerine ödül üstüne ödül olur mu sizce?
Mahmut Ergin imzalı son uyarı yazısı 25 Nisan 2014.
Bu yazıdan yani müteahhitin idareyi ciddiye dahi almadığı tarihden tam 28 gün sonra aynı firmaya 1 trilyon 287 milyarlık yeni iş verilir ve sözleşme yapması için davet edilir.
Yanlış okumadınız!
"Aldığım işi eksiksiz yaptım ve teslim ettim şimdi hakedişimi ödeyin" diyen Gündoğdu firmasının ÇÜ idaresini yalan beyanla aldattığı yine ÇÜ Rektörlüğü'nün oluşturduğu Komisyon tarafından rapor haline getirilmişti.
ÇÜ kendi iş yeriniz olsa ve kendi paranızı harcıyor olsanız bu tür eksik iş yapanlarla çalışmaya devam eder miydiniz?
Ama dedim ya ÇÜ'nün malı deniz..!
Firmanın eksik yaptığı işlerin soruşturmasını sürdüren birim ile 1 trilyon 287 milyarlık işin sözleşmesi için firmayı davet eden birim aynı; ÇÜ Yapı İşleri Daire Başkanlığı!
1 trilyon 287 milyar liralık Çukurova Üniversitesi Merkez Kafeterya Binası Tadilat ve Onarım Yapılması İşi…
Sözleşme yapılan firma Gündoğdu..!
Gündoğdu'yu ısı merkezi işinde uyaran ve peş peşe ihtarları çeken ÇÜ Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkan vekili Mahmut Ergin.
Sözleşme günü Ergin yok yerine yine tanıdık bir isim Suat Sarı…
Suat Sarı Yapı İşleri Teknik Daire Başkan Vekili olarak ihaleyi onaylıyor ve Gündoğdu firmasına sözleşme için davet yazısını gönderiyor.
Peki şimdi size soruyorum; Gündoğdu firmasının yerinde bir başka firma ÇÜ'de eksik ve yanlış iş yapsaydı idareden aynı toleransı görebilir miydi?
Bu belgeleri incelediğimizde gerçekten yetkili bürokratların görevlerini tam yapmadığını açık bir şekilde görebiliyoruz.
Ama asıl önemlisi bizlerin değil Cumhuriyet Savcılarının, YÖK'ün ve Sayıştay Denetçileri'nin görmesi ve incelemesi gereken ibretlik bir belgeyi paylaştık sizlerle.
Umarım bu belgelerden sonra Çukurova Üniversitesi Rektörü Mustafa Kibar bu skandalı araştırır, soruşturur ve muhataplarına gereken cezanın verilmesi için bizzat kendisi önce YÖK'e bilgi verir ardından da olayın failleri ile ilgili Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunur.
Bu Rektör Mustafa Kibar için de önemli bir sınav olacaktır.
Bekleyip göreceğiz!
Evet yukarıda ki satırlar 30 Eylül 2014 tarihli yazı dizisinde tarafımdan kaleme alınmıştı.
Yazımın sonunu "bekleyip göreceğiz" diye bitirmiştim.
Bekledik ve gördük; 25 Kasım 2014 tarihinde Rektör Mustafa Kibar imzasıyla tarafımıza gönderilen yazıda ÇÜ'nün nasıl yönetildiğini bir kez daha anlamış olduk.
Rektör Kibar ve soruşturmacı heyet suçluyu bulmuş; Rıfat Söylemez ve Adana Haber Gazetesi.
Suçlu bizleriz.
Müteahhite göz yuman, yapılmayan işlere para ödeyen, eksik ve ayıplı iş yapan, ortada apaçık suç varken ceza yerine ödül veren Çukurova Üniversitesi rektör ve bürokratları değil de bizmişiz efendim!
Üstelik görevini layıkıyla yapanlara da haksız ithamlarda bulunmuşuz!
Sahi Kibar Rektör bize gönderdiğin açıklamada yazdıklarınıza siz de inanıyor musunuz?
Eğer o açıklamayı inanarak gönderdiyseniz ve doğru olduğuna inanıyorsanız Çukurova Üniversitesi adına durum daha da vahim boyutta demektir.
Kibar Rektör'ün gönderdiği açıklamayı yarın yayınlayacağım.
Tabi tespit ettiğim eksiklikleri, soruşturma heyetinin soruşturma ma adına hazırladığı raporu ve bu aklama çabasında ki aldatıcı ve yanlış ifadeleri de yanıt aradığım sorularla birlikte sizlerle paylaşacağım.
Belki bu yanlışa bulaşanlara, göz yumanlara, soruşturanlara ve aklayanlara bir şeyler öğretebilirim.
Öğrenmenin yaşı yoktur dimi ama Kibar Rektör!