• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 23 Ağustos 2016
  • 20:54
  Adana Haber
Çukurova Üniversitesi’nin ‘malı deniz’… 8. Bölüm 26 Eylül 2014, Cuma
İlgili Haberler

Çukurova Üniversitesi ile ilgili hangi taşı kaldırsak altından mutlak bir yanlış ya da yolsuzluk ve şaibe çıkıyor.
Yazı dizimize başlarken kullandığımız "Çukurova Üniversitesi bir bilim yuvası değil sanki bir şaibe merkezi…" cümlesiyle ne kadar doğru bir tespit yaptığımızı şimdi çok daha iyi anlıyorum.
Mesela önceki bölümlerde bir müteahhitin yaptığı 400 milyarlık işe ÇÜ personelinin nasıl 1 trilyon 470 milyarlık hakediş tanzim ettiklerini anlatmıştık.
400 milyara 1 trilyon 470 milyar…
Ne güzel iş!
Yapmadığın işlerin parasını gözükara bir biçimde işi üstlenen müteahhit Hasan Akan'a tıkın tıkır ödeyen bürokratlar elbette yargı karşısında bu suçun bedelini mutlaka ödeyeceklerdir.
Yağma Hasan'ın Böreği'ne dönüşen kamu üniversitesindeki parasal rezaletler elbette bununla sınırlı değil.
Yeter ki bürokratları kafaya alın hele bir de Rektör arkanızdaysa ne ihale şartnamesine uymanız gerekir ne de şartnamede belirtilen işleri kusursuz yapmanıza.
Yapmadan da para ödüyorlar nasılsa.
Ya da şartnamede granit yazıyordur diye endişelenmeyin, döşeyin ucuz karoları ÇÜ yetkilileri size granit parasını öderler.
Şaka yaptığımı falan düşünmeyin.
Size şaka gibi gelen her şey Çukurova Üniversitesi'nde gerçekten yaşanmış ve yaşanmaya devam ediyor.
Hatırlarsanız yazı dizimize başladığımız ilk gün "Alper Akıoğlu gitti ama çarkı tıkır tıkır işliyor…" diye yazmıştık.
Bunları laf olsun torba dolsun diye kaleme almıyoruz.
Gerçekten de Akınoğlu sonrası da kurulan rant çarkları tıkır tıkır işliyor ve bu çarkın dişlilerinde kamunun imkanları, tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan paralar birilerine hortumlatılıyor.
İşte bunun en somut örneği 17 Haziran 2013 tarihli Sayıştay raporu.
Sayıştay denetçileri, Çukurova Üniversitesi'nin 2012 yılı denetimleri sonucunda mevzuata uygun bulunmayan işler ve haksız ödemeleri ortaya çıkartmış.
Şartnamaye uygun olmayan işleri uygunmuş, yapılmayan işleri yapılmış gibi gösteren ve Müteahhite haksız ödeme yapan sorumlular Sayıştay Denetçileri tarafından belgelerle tespit edilmiş.
Bu kez skandalda Alper Akınoğlu döneminin ünlü bürokratlarının değil Mustafa Kibar'ın atadığı yetkililerin imzası var.
Sayıştay 14. Grup Başkanı Uzman Denetçi Ahmet Berk ve Baş Denetçi Duygu Baykal'ın imzasıyla hazırlanan 17 Haziran 2013 tarihli raporda 213.500.85 TL'lik usulsüzlükten söz ediliyor.
Tesadüfe bakın ki usülsüzlüğün adresi yine Kültür ve Kongre Merkezi işi.
Sayıştay Raporu'nda Çukurova Üniversitesi Kültür ve Kongre Merkezi İkmal İnşaat İşi'ne ilişkin olarak iş artışı tutarlarının hatalı hesaplandığı ve yerinde yapılan incelemede proje ve teknik şartnameye uygun olmayan imalatlara rastlandığı açıkça ifade edilmiş.
Peki kimler bu usülsüzlüge yani yanlışa imza atmış?
Çukurova Üniuversitesi'nin hangi bürokratları kamuyu zarara uğratmış?
Bu haksız ödeme Akınoğlu dönemi sonrasına Kibar'ın Rektörlük dönemine denk geliyor.
Sayıştay Raporu'nda baş sorumlu olarak harcama yetkilisi Yapı İşleri Teknik Daire Başkan Vekili Mahmut Ergin ile gerçekleştirme görevlisi Yapı İşleri Şube Müdür vekili Suat Sarı gösteriliyor.
Sayıştay Denetçileri usulsüzlük ve yanlışları tek tek tespit etmişler.
Mesela raporda dikkat çeken en önemli hususlardan biri de suya ve yangına dayanıklı alçıpan asmatavan yapılması gereken yerlere kayayünü asmatavan yapıldığı tespit edilmiş olmasına rağmen hak edişlerde suya ve yangına dayanıklı alçıpan asmatavan girdiği anlaşılmıştır.
Yani şartnamede belirtilenle yapılan birbirinden farklı olsada sanki müteahhit şartnamaye uygun yapmış gibi hakediş düzenliyorlar.
Sadece bu mu?
Elbette değil.
Mesela granit olması gereken yerlere açıkgöz müteahhit karo döşüyor işi kontrol eden Çukurova Üniversitesi görevlileri hakediş hazırlarken karoları granit olarak yazabiliyor.
Küçücük bir ayrıntıda bile kamuya 213 milyar 500 milyon liralık zarar vermekten hiç bir yetkili vicdan azabı duymuyor.
Bu işin sorumluları 21 Aralık 2012 tarihinde Müteahhit firmaya haksız ödeme emrini onaylayan Yapı İşleri Teknik Daire Başkan Vekili Mahmut Ergin ile Yapı İşleri Şube Müdür vekili Suat Sarı.
Sayıştay Denetçileri sadece bu iki ismi sorumlu tutmuyor.
17 Haziran 2013 tarihli Sayıştay Raporu'nun diğer sorumlular başlığında ise Özgür Demir, İ.Şami Özer, Mustafa Göde, Sinan Bağdadıoğlu, Tayfun Pan ve Hakkı Demir'i yapılan bu usulsüzlüklerin sorumlusu olarak tespit ediyor.
Sayıştay Raporu'nun özetinde bu rezalet bakın nasıl izah edilmiş:
Sayıştay 14. Grup Başkanı Uzman Denetçi Ahmet Berk ve Baş Denetçi Duygu Baykal'ın yaptığı  incelemede "Çukurova Üniversitesi Kültür ve Kongre Merkezi İkmal İnşaat İşi'nde zemin kaplamasında değişikliğe gidildiği halde yapımından iş artış tutarının fazla hesaplandığı; diğer taraftan proje ve teknik şartnamesine uygun olmayan imalatlar bulunduğu tespit edilmiştir.
22.02.2012 tarihinde yapılan yerinde denetim sonucu 30x60 Granit Seramik olarak ödemesi yapılan ancak yerinde 45x45 Mat Granit seramik yapıldığı tespit edilen, 60x60 granit seramik olarak ödemesi yapıldığı halde yerinde mermer yapıldığı anlaşılan 60x60 granit seramik olarak ödenen ancak yerinde karo mozaik yapıldığı tespit edilen alanlarla ilgili olarak yapılan hesaplama sonucunda fiyat farkı dahil 9.393,08-TL fazla ödemede bulunulduğu tespit edilmiştir.
 Diğer taraftan "Çukurova Üniversitesi Kültür ve Kongre Merkezi İkmal İnşaat İşi'ne ilişkin olarak zemin kaplama iş artışının hatalı hesaplandığı tespit edilmiştir. İhale projesinde yer alan zemin alanı 23.759,72m2'dir. Yapım işi sonunda fiilen yer kaplaması yapılan alan ise 25.593,5m2'dir. Buna gör 1883,28m2'lik bir alan ilk projeye ilave edilmiştir. İk projesinde yer alan 23.759,72m2 alandan 2679,14m2'sine hiç zemin kaplaması verilmediği anlaşılmaktadır. Bu iki tutar dikkate alındığında ilk projeye göre ilave zemin tutarı 4512,42m2'dir. Diğer taraftan 8092,00m2 alanın zemin kaplamada değişikliğe gidildiği analaşılmaktadır. Buna göre toplam 12.604,42m2'lik bir alanda zemin döşemeye ilişkin iş artışı yapılması gerekirken bu alanın 14.695,95m2 olarak hesaplandığı tespit edilmiştir.
 2.091,53m2 alan için yükleniciye 105.104,82-TL fazla ödemede bulunulduğu tespit edilmiştir.
    Yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca ÇÜ'nde konuyla ilgili sorumlu personelden, iş artış tutarlarının hatalı hesaplanması ve proje ve teknik şartnameye uygun olmayan imalatlar nedeniyle 213.500,85-TL kamu zararına sebebiyet verilmesi gerekçelerinin izahı istenmektedir." denilmekte.
İşte Çukurova Üniversitesi böyle bir kurum.
Bilim değil gerçekten bir şaibe ve usulsüzlükler merkezi haline dönüştürülmüş.
Bizler dedikodu ya da iftira üretmiyoruz.
Bize ulaşan resmi belgelerdeki tespitleri ve yanlışları paylaşıyoruz sizlerle.
Mahmut Ergin ve Suat Sarı, Alper Akınoğlu döneminde bir çok usulsüzlüğü ortaya çıkartan bürokratlardı.
Yapılmayan işlere ödenen milyarlarca lirayı belgeleyen isimler arasında yer alan Mahmut Ergin ve Suat Sarı bugün kendi imzalarıyla gerçekleşen yanlışlardan ötürü gazetemizin manşetlerine konuk oldular.
Enterasan bir durum.
Demek ki insanlar yetkiliyken farkı kızaktayken farklı davranış içerisine girebiliyormuş!
Çukurova Üniversitesi'nde Yapı İşleri denince akla haksız kazanç ve rant geliyor.
Yapılmayan işleri yapılmış gibi gösterme yeteneğine sahip bürokratlar tabi.
O bürokratların eseri olarak ÇÜ'nün her köşesinde diledikleri gibi at koşturan imtiyazlı müteahhitleride unutmadık.
Pazartesi günü Kibar döneminde ÇÜ'nün yaptığı ihaleleri, kazanan firmaları ve o listede imtiyazlı müteahhit ünvanını alanları göreceksiniz.
Bir de koskoca Yapı İşleri Daire Başkanı Mahmut Ergin'i ciddiye almayan ve eksik yaptığı işten ötürü defalarca uyarılan müteahhiti….


Adana