• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 23 Ağustos 2016
  • 20:55
  Adana Haber
Balcalı'da rant mikrobu! 13. Bölüm 20 Ekim 2014, Pazartesi
İlgili Haberler



Balcalı Hastanesi ile ilgili bana ulaşan belgelerin hiç biri Alper Akınoğlu dönemine ait değil. Hepsi Rektör Mustafa Kibar ve Başhekim Yeşim Taşova döneminde gerçekleşen şaibeli işleri yansıtıyor

Çukurova Üniversitesi ile ilgili yolsuzluk ve şaibeler içeren yazı dizimize rahatsızlığımdan ötürü zorunlu olarak ara vermek zorunda kaldım.
Önce Yapı İşleri'nden başlamıştık.
Eski Rektör Alper Akınoğlu döneminde başlayan alışkanlıkların Mustafa Kibar'ın Rektörlüğü sonrasında da kesintisiz devam ettiğini, inşaat ihalelerinin gerçekleştiği Yapı İşleri Teknik Daire Başkanlığı'nda işlerin bürokratların değil müteahhitlerin kontrülünde gerçekleştiğini belgeleriyle anlatmıştım sizlere.
Kaldı ki 28 ay önce yapılan yolsuzluk operasyonunda gözaltında alınan ve Savcıların hazırladığı soruşturma dosyalarında adı geçenlerin ÇÜ çatısı altında yine diledikleri gibi at koşturduklarına üstelik Akınoğlu döneminden daha güçlü ve cesur davrandıklarına tanık oluyoruz.
53 ihalenin 23'ünü 3+1 yani 4 firma alıyorsa burada Rektör Mustafa Kibar'ın şapkasını önüne koyup düşünmesi gerekmiyor mu?
ÇÜ Yapı İşleri Teknik Daire Başkanlığı kadrolarında yapılan göstermelik görevden almaların mevcut düzeni değiştirmeyeceğini ve 4 müteahhitlik firmasının kurduğu saadet zincirini hiç ama hiç etkilemeyeceğini eğer Rektör Kibar bilmiyorsa zaten söylenecek söz kalmamış demektir.
Akınoğlu döneminde kurulan rant çarkı Kibar döneminde de tıkır tıkır işliyor derken işte tamda bunu anlatmak istemiştik.
Bürokratların müteahhitler karşısında adeta emir eri olduğu Çukurova Üniversitesi'nde isimlerin yer değiştirmesiyle rant düzeninin sona erdirilemeyeceğini bir kez daha üstüne basa basa tekrar etmek istiyorum.
Yapı İşleri ile ilgili belgeli yayınlarımız sonrası acaba Rektör Mustafa Kibar nasıl bir yol izlemiştir?
O 4 firmanın bütün dosyalarının soruşturulması yönünde her hangi bir talimat vermiş midir?
Yaptığı eksik ve hatalı işlerden ötürü kurum ihalelerinden yasaklanması gerekirken yüksek miktarlı yeni ihaleler kazanan(!) Gündoğdu İnşaat firması Rektör Kibar'ın dikkatini çekti mi acaba?
Rektör Mustafa Kibar,  Hasan Akan firması ile birlikte Metin Boğa ve Hasan Ulaş Devrim firmalarının ÇÜ içerisinde ki bu gücü ve kudreti nereden ve kimlerden aldığını araştırma ihtiyacı hissetmiş midir? Yoksa kendisi de Akınoğlu gibi rant düzeninin sürmesinden memnun mudur?
Rektör Mustafa Kibar hangi iddiayı soruşturdu? hangi bilgi ve belgeleri SUÇ DUYURUSU olarak Cumhuriyet Savcılığı'na bildirdi?
Kibar'da tıpkı Akınoğlu gibi kendi döneminin sütten çıkmış ak kaşık olduğunu mu düşünüyor?
Kibar bu soruların yanıtını mutlaka vermeli!
Çünkü kendisine teslim edilen makam ve imkanlar bu ülkenin, bu milletin, kamunun parası ve gücü.
Tüyü bitmemiş yetimin hakkı!
Bu kısa uyarıyı yaptıktan sonra Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi dosyamızı açalım.
Balcalı Hastanesi ile ilgili çok sayıda belge ve bilgiye sahibim.
O belgeleri incelerken sanırım mikrop bulaştı, hastalandım.
Ve hafta boyunca sağlığıma kavuşup yeniden yazmak için mücadele ettim.
Hastalığım süresince insanoğlu için en değerli şeyin sağlık olduğunu bir kez daha anladım. Ve, Doktorlarımın uyguladığı tedavi sayesinde bugün bilgisayarın başında yeniden yazmaya başladım.
Bir haftalık rötar için tüm okurlarımdan ve Çukurova Üniversitesi'nin yetkili-yetkisiz tüm çalışanlarından özür dilerim.
Doktor…
Evet sizce doktorlar, tıp konusunda uzmanlaşmış bilim insanları, doçentler, profesörler sorumlu oldukları insanların sağlığı dışında başka ne düşünebilirler ki?
Eğer adres Balcalı ise maalesef bilim, ilim ve sağlık ikinci planda kalıyor.
Elbette kendisini mesleğine adamış, insanların sağlığı için gecesini gündüzüne katıp çalışan çabalayan hiç bir doktorumuza ya da profesörümüze sözümüz yok.
Olamaz da!
Bundan ötürü, yolsuzluk, rant, şaibe, kıyak gibi mikroplu kelimelerimi saygın doktorlarımız ve proföserlerimiz asla üzerlerine alınmasınlar.
Çünkü sözüm onlara değil, insan sağlığını ve kendilerine teslim edilen kamu kurumlarını çıkarları için kullanananları hedef aldığımı en az benim kadar onlar da biliyorlar diye düşünüyorum.
İnanın keyif alarak yazmıyorum bu yaşananları.
Onları rantla, akçeli işlerle ve yanlışlarıyla kaleme almak hiç de hoşuma gitmiyor.
Tabi asıl hoşuma gitmeyen o değerli insanları, yani profesörlerimizin, doktorlarımızın yanlışların içerisinde yer alması, başrolü oynaması!
İşte en acısı da; insan sağlığından sorumlu olanların insanlıktan uzaklaşıp sağlığımızı kendilerine rant aracı olarak görmeleri.
Öfkeleniyorum!
Tıpkı Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'nde yaşanan ve bana ulaşan belgelerle tanık olduğum skandallara ve şaibeli işlere imza atanlara duyduğum öfke gibi.
Yazarken ben onlara kızıyorum, öfkeleniyorum.
İnanıyorum ki okurken de "profesör maskelerini" indirdiğim için onlar kızacak, öfkelenecek bana.
Bir bilim insanı neden bulaşır bu yanlışlara.
Ranta, vurguna ve talana neden alet olurlar acaba?
Kanunu, yasayı neden takmazlar?
Ve tüm bunların ardından bir soru daha; DEĞER Mİ?
Bu son sorumun yanıtını belgeleri ve yazdıklarımı okuduktan sonra siz değerli okurlarım verecek...
Çünkü yazı dizimizin bu bölümünde insan sağlığını görev edinenlerin bilimsel başarılarını değil içinde rant olan şaibeli işlerini anlatacağım sizlere.
Acı ama gerçek; Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi sadece hastaların şifa ve sağlığına kavuşmak için umut aradığı bir kapı değil rantçıların kısa yoldan köşe dönmek için cirit attığı bir kurum haline gelmiş.
Peki bunu kimler yapmış?
Yine her yanlışın sorumlusu olarak eski Rektör Alper Akınoğlu'nu mu suçlayacağız?
Rektör Mustafa Kibar ve Kibar'ın Balcalı Hastanesi'ne Başhekim olarak atadığı Prof. Dr Yeşim Taşova ve kadrosunun hiç mi günahı ve sorumluluğu yok?
Balcalı Hastanesi ile ilgili bana ulaşan ve sizlerle paşyalacağım belgelerin hiç biri eski döneme yani Alper Akınoğlu sürecine ait değil.
Hepsi yeni, bazıları bir kaç ay öncesinin.
Ve maaelesef(!) tamamı Rektör Kibar ve Başhekim Yeşim Taşova döneminde gerçekleşen şaibeli işlerin belgeleri.
İhaleler yapılmış ama mevzuatlara uygun değil.
Yaklaşık maliyetlerin üzerinde alımlar gerçekleşmiş kimsenin umurunda değil.
Akınoğlu döneminden kalan 50 trilyonluk borç yetkililere göre 150 trilyon bendeki belgelere göre 180 trilyon olmuş!
Bir kurum düşünün ki ihale komisyonuna iş alan müteahhitin resmi elemanı yani taşeronun işçisi yazılıyor!
Hastalara verilen ilaçlar kokuşmuşluğun ve pervasızlığın sınırsızlığını gösteriyor bizlere.
Kısacası Balcalı'nın her köşesini rant virüsü sarmış.
Ve bizler bu kurumdan hala SAĞLIK ve SAĞLIKLI işler bekliyoruz!


 


köf7