Eskiden öğretmenlerimiz kompozisyon ödevleri verirdi.
Bir konu belirler bu konu ile ilgili giriş, gelişme sonuç bölümleri olan bir yazı isterlerdi.
Şimdi adı değişti.
"Proje ödevi" diyorlar.
Nedense "Proje"ye pek ısınmıyor içim.
Biz yine "Kompozisyon" diyelim.
Bugünkü kompozisyonumuzun konusu:
Hayır ve rant.
Nerden mi çıktı?
Şehrimizde devam eden bir Paralel Yapı operasyonu var.
Aralarında ünlü isimlerin de bulunduğu sanıklar Savcılık İddianamesi'ne göre, FETÖ/PDY (Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması)na maddi destek sağlamak, evrakta sahtecilik vb. suçlamalarla hakim karşısına çıkacaklar.
Meselenin temelini ise Kanuni Üniversitesi arazisin üniversite kampüs alanından konut alanına dönüştürerek paralel yapıya rant sağlandığı iddiası oluşturuyor.
İşin adli boyutu ile ilgili söyleyebileceklerimiz sınırlı.
Bir de ahlaki ve cemaat mensuplarına göre dini boyutu var.
Ben asıl burasını merak ediyorum.
Cemaat gönüllülerden para toplamış, bunlarla bazı isimler arsalar almış. Aynı bölgedeki arsalar birleştirilerek bir üniversite alanı oluşturulmuş. Sonra bu alan için belediyelere müracaat edilip, "Burasını kampüs alanı yapın" denmiş. Kampüs alanı yapılmış. Sonra bürokrasideki, devletteki etkinliğini kullanan cemaat devletten beleş başka bir arsa bulmuş(tahsis yoluyla). Bakmış ki bedava arsa var. Şambayat'ta daha önce gönüllülerden toplanan arsa üniversite alanı olmaktan çıkarılıp konut alanı yapılmak istenmiş. Bir iddiaya göre yapılmış, bir iddiaya göre yapılmadan evrakta sahtecilik yöntemiyle yapılmış gibi gösterilmiş. Konumuz bu değil.
Eldeki yeni bilgilere göre, vakıf belirlenen yoğunluğu beğenmiyor ve belediyeye "Yoğunluğumuzu 0.20'den 1.2'ye çıkarın" diyor. Emsal olarak da belediye İmar A.Ş'nin konutlarını gösteriyor. Tıpkı daha önce onlarca rantiyecienin gösterdiği emsal gibi. Yoğunluk ne kadar artarsa rant o kadar yükseliyor.
Cemaatçiler, "Ne olmuş yani sonuçta üniversiteye gelir olacaktı. Bir Eğitim Kurumu için yapılıyorsa neden olmasın" diyorlar.
O Üniversite bi defa paralı bir özel üniversite. Kimseyi babasının hayrına okutmayacak.
İkincisi de şehir rantları tüm şehir halkının ortak malıdır. O şehirdeki insanlar olmasa o rantlar da olmaz. Dağ başlarında, çöllerde niye imar rantı yok?
Şehir rantının bir müteahite de bir özel üniversiteye de peşkeş çekilmesi arasında bir fark yoktur.
Daha fazla yoğunluk, daha fazla beton demektir.
Fazla beton demek, daha az ağaç, daha az oksijen, daha az toprak, doğanın daha çok tüketilmesi demektir.
Dolayısıyla karıncadan, serçeden, kertenkeleden, börtü böcekten, doğmamış bebeden çalmak demektir.
'Rant' ve 'Hayır' kelimeleri aynı cümle içinde kullanılamaz.
Hayır adı altında yağmaya girişmişsiniz hala konuşuyorsunuz.











