• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 23 Ağustos 2016
  • 17:04
  Adana Haber
Vakit İyilik vaktidir Bu ramazan ve her zaman

Arif GÖKCE
Adana İl Müftüsü

Ramazan ayları geçmişten bu yana toplumumuzda iyiliklerin doruk noktası olagelmiştir. Bu mübarek ayda yapılan her iyilik, aynı zamanda Allah’a derinden şükretmenin yollarından biridir. Ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz “Her toplumun yöneldiği bir kıblesi vardır. (Ey müminler!) Siz hayır işlerinde (iyiliklerde) birbirinizle yarışmaya bakın. Nerede olursanız olun Allah hepinizi (hesaba çekmek üzere kıyamet günü) bir araya toplayacaktır. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.”şeklinde buyurmaktadır. Allah’ın bizlere emanet ettiklerine hayırda yarışarak şükrettikçe O da bereketini artırır. Şükrettikçe çoğalan nimet, paylaştıkça ve bölüştükçe insana yaşama sevinci aşılar ve dolayısıyla dünyayı daha yaşanılabilir hâle getirir.

    İyilik Huzur ve Mutluluk Getirir.
İnsanın ruhu, bedeni ve halleriyle ilgili olarak elde ettiği, kendini mutlu kılan nimet türünden her şey iyilik olarak kabul edilmiştir. Ancak iyiliğin her insanda tezahürü aynı değildir. Yapılan her iyilik; fıtratı bozulmamış, kendini ve Rabbini bilen insanlara mutluluk hissi verirken; insanlığından, vicdanından ve Rabbinden uzaklaşmış insanlarda öfke ve pişmanlık sebebidir. Nitekim bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz de (s.a.s) “Kim bir iyilik yaptığında seviniyor, bir kötülük yaptığında üzülüyorsa o mümindir.” buyurmaktadır. Bu açıdan iyilik vicdanını kaybetmemiş, iman, vicdan ve insaf sahibi insanların öne çıkan özelliğini ifade eden en önemli kavramlardandır.

İyilik, İmana Yaraşır Güzellikte Hareket Etmektir.
Denilebilir ki, iyilik iman etmektir, imanın amele dönüşmesidir. İyilik, kişinin Allah’a, Peygamber’ine, Kitab’ına, tüm insanlığa karşı gösterdiği samimiyetin ifadesidir. İyilik, kerem sahibi Allah tarafından bahşedilen maddi-manevî her türlü imkânı iyilik yolunda kullanmak ya da bencilce tüketmek konusunda insanın sınanmasıdır. İyilik, sahip olduğu mal ve imkânların insanın kendisine sahip olmasına izin vermemesidir. Çünkü iyilik, hiç durmadan artırmak, çok daha fazlasını elde etmek için çabalamak, elde ettikleriyle övünmek, paylaşmaksızın biriktirmek ve bencilleşmek gibi hastalıklarla mücadele eden bir kalkan gibidir.

İyilik, kardeşlik ve paylaşmadır.
İyilik yaptığı kişiyi kendi canı gibi bilmek, kendini onun yerine koyabilmek, ona samimi davranmak, hoşa giden, güzel ve kıymetli varlıklarını iyilik yolunda kullanabilmektir. “Sevdiğiniz şeylerden paylaşmadıkça iyiliğe eremezsiniz.”âyetinin sırrına erebilmektir. Birisine iyilik yaptığında, “Biz sadece Allah’ın rızası için sizlere ikramda bulunuyoruz, kesinlikle bir karşılık yahut teşekkür beklentisi içinde değiliz” deme erdemini gösterebilmektir.

İyilik, yaşamak ve yaşatmaktır.
Zira bu mübarek zaman diliminde iyilik yolunu seçenler, yaptıkları maddi ve manevi iyilik yatırımlarıyla kendi hayatlarını ve yaşadıkları toplumların düzenini inşa ederler. İyiliği gelenekselleştirerek gelecek nesillere miras bırakır, insanlığın yarınına da hayat verirler. Bu sebeple her insan, öldükten sonra da yaşamayı, iyilikle insanlığı yaşatmayı hedeflemeli ve “yarın için neler biriktirdiğinin muhasebesini yapmalıdır”. Bu vesileyle önümüzdeki bayram gününe günahlardan arınmış olarak ulaşmayı hedeflemelidir. Zira Ramazan günlerinde ve gecelerinde yapılan her iyilik, kaybolmakla yüz yüze kalan benliklerimize dokunarak bizlere eşref-i mahlûkat olduğumuzu hatırlatır. Bizleri onarır, besler, maneviyatımızı güçlendirir. “Günahları siler yok eder” ve bu vesileyle arınmamıza vesile olur.
    
Ramazan ayı, iyilik tasavvurumuzu yeniden gözden geçirme vaktidir.
Bugün iyilik anlayışının tahkir ve tahrip edildiği bir dönemde; kaosun, şiddetin, savaşların, işgallerin, soykırımların, sömürgeciliğin vs. had safhada olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Dünyanın önemli bir bölümü açlık, yoksulluk, sefalet, korku, endişe ve işkence içerisinde yeme-içme-giyinme gibi temel ihtiyaçlarını karşılayamamanın elemini yaşarken, diğer bir bölümü israf içerisinde fütursuzca, sorumsuz ve ölçüsüz bir tavırla hevâ ve heveslerinin esiri hâline geldi. O sebeple bu Ramazan ayı, iyilik tasavvurumuzu yeniden gözden geçirmek için önemli bir fırsattır. Ramazan, Müslümanlar olarak iyiliği arayan, iyilik için çırpınan kimseler olma yolunda iyiliğe muhtaç insanlara ulaşmak, her birine iyilik götürmek gibi büyük bir amacımızın ve sorumluluğumuzun olduğunu yeniden hatırlama vaktidir.
    
    İyiliklerimiz Kadar Mutlu Olma Hakkımız Vardır.
Bu Ramazan ayında “Müslüman’ım” diyen herkes, iyiliğin yeniden bu coğrafyada ve bütün dünyada hâkim kılınması için seferber olmalı; en yakın çevresinden başlamak üzere her işinde iyiliği ilke edinmelidir. Unutmayalım ki hem bu dünyada hem de ahirette iyiliklerimiz kadar mutlu olma hakkımız vardır. Hayırların fethi, şerlerin def’i için vakit iyilik vaktidir, bu Ramazan ve her zaman...

 


köf7
Yorumlar (1)
    Google