Türkiye'nin en önemli sorunu sanırım bir türlü netleşmeyen eğitim sistemi.
Milli Eğitim Bakanlığı her yıl birbirinden ilginç icat ve uygulamalarıyla sorunu çözmek yerine daha büyük boyutlara ulaşmasına katkı koyuyor.
Yani işin içinden çıkılmaz bir noktaya sürükleniyor Türkiye'de eğitim sistemi.
Elbette bu konuyu tartışacak ya da irdeleyecek değilim.
AK Parti iktidarının eğitime tartışılmayacak büyük katkıları olduğunu da söylemeliyim.
Mesela ücretsiz kitap.
Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakanlığı öncesi okullar açıldığında kitap parası için kara kara düşünürdü yoksul vatandaş.
Bir çoğu okulun ilk aylarında çocuğunu kitapsız göndermek zorunda kalırdı.
Ama Erdoğan'ın Başbakanlığı ile birlikte bu büyük dert dert olmaktan çıkartıldı.
Her yeni eğitim ve öğretim yılında okula giden çocuklarımız sıralarının üstünde ücretsiz ders kitaplarını bulmaya başladı.
Ücretsiz kitap gerçekten çok ama çok önemli bir adımdı.
Belki de eğitim eşitliğinin ilk ama en önemldi başlangıcıydı.
AK Parti Hükümetleri ücretsiz kitap uygulamasını hala sürdürüyor.
Sürdürüyor sürdürmesine de burada büyük bir aldatmacanın olduğuda maalesef Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan gizleniyor.
İstanbul, Ankara ya da İzmir veya Diyarbakır bu kitap işini nasıl yapıyor orası beni pek ilgilendirmiyor.
Ama Adana'da ki uygulama gerçekten rezalet ve bu durum beni yakından ilgilendiriyor.
Çünkü burada devletin dağıttığı ücretsiz ders kitaplarının sayfasını dahi açtırmayan bir zihniyet hakim!
Şimdi buradan Cumhurbaşkanımız Erdoğan'a sorsam ve desem ki; Adana'da eğitim sadece devletin dağıttığı ücretsiz ders kitaplarıyla mı görülüyor?
Sayın Cumhurbaşkanı'da doğal olarak "Elbette ücretsiz dağıtılan ders kitaplarını okuyor çocuklarımız" diyecektir.
Adana'da özellikle ilköğretimde uygulanan sistem devletin ücretsiz dağıttığı kitapları adeta yok sayıyor.
Her yıl Eylül ayının 1'inden okulların açılacağı 15'ine kadar devlet okullarımızda KİTAP TACİRLERİ cirit atıyor.
Milli Eğitim Müdürlüğü'nden refaranslı kitap pazarlamacıları bir şekilde (!) okul müdürleri ve öğretmenleri ikna ederek YARDIMCI DERS KİTABI altında toplu kitap satışı gerçekleştiriyorlar.
Öğretmenler paketler halinde sınıflara kadar getirilen bu kitapları fakir-fukara ya da yoksul olduğuna bakmaksızın öğrencilere bir şekilde zoraki satıyor.
Peki nerde kaldı ücretsiz ders kitabı?
Ne işe yarıyor ücretsiz dağıtılan ders kitapları?
Öğretmenler yeni eğitim ve öğretim yılında hangi kaynağı geçerli kabul ediyor?
Elbette sınıflarda zoraki satılan yardımcı ders kitaplarını.
Oysa devlet kasasından ücretsiz ders kitaplarına çok ama çok büyük paralar ödeniyor.
Kitaplar ücretsiz dağıtılınca elbette ne öğretmenin ne okul müdürünün ne de Milli Eğitim İl Müdürlüğü'nde ki üst düzey yetkililerin her hangi bir menfaati söz konusu olmuyor.
Bu rant ilişkilerini yıllar önce Başbakan olarak Recep Tayyip Erdoğan önlemişti.
Ama bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Adana'da ki okullarda yeniden hortlatılan ve fakir fukara velilere ağır bir yük olarak yansıyan YARDIMCI DERS KİTABI rezaletinden haberi yok.
Olsa asla müsade etmez.
Bakın ben orta öğretim ya da lisede sınavlara hazırlanan yardımcı test kitaplarından değil Adana'da ilköğretim de okuyan çocuklarımıza hem de okul müdürü ve öğretmen marifetiyle yardımcı ders kitabı kılıfıyla zoraki satılan kitaplardan söz ediyorum.
Bu konu tam bir rezalet.
Veliler adeta soyuluyor!
Adana Valisi Mustafa Büyük ne yapıyor peki?
Ya da İl Milli Eğitim Müdürü…
Ben bu insanların bir şey yapmasını zaten beklemiyorum.
Bundan ötürü de Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın Adana eğitiminde ki soygun düzenini duymasını istiyorum.
Kitap rantında dönen para çok büyük.
Bir de sınav soygunu var.
Uyanık eğitimciler her yıl öğrencilerin sırtından kitap ya da sınav parası adı altında onlarca trilyonu cebe indiriyor.
İlköğretim de herkes türbanı tartışıyor ama ilköğretimde ki kitap soygununu gündeme dahi getirmiyor.











