• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 23 Ağustos 2016
  • 17:16
  Adana Haber
Türkiye ve Adana için yola çıktım Türkiye ve dünyada iki kalp kapakçığını başka bir insana nakleden ilk doktor olarak tanınan Prof. Dr. Mehmet Emin Özdoğan, Adana, bölge ve ülkesi için AK Parti çatısı altında hizmet üreteceğini söyledi

Türkiye’de ilk kez ölü bir insandan alınan iki kalp kapakçığını aynı ameliyatla başka bir insana nakleden Prof. Dr. Mehmet Emin Özdoğan, ülkesine ve vatandaşları için hizmet alanını genişletmek için yola çıktığını belirtti.

Yeni Türkiye’nin oluşumunda büyük çaba gösteren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük eseri olan AK Parti’den Adana Milletvekili Aday Adayı olduğunu açıklayan Prof. Dr. Mehmet Emin Özdoğan, Erdoğan’la aynı kararlılıkta yürüyen Başbakan Ahmet Davutoğlu ile birlikte yürümeye karar verdiğini söyledi.

Türkiye’deki başarılı çalışmalarıyla ABD’den ödül alan ve dünyanın birçok kalp merkezinden takdir gören Prof. Dr. Özdoğan, Adana’nın ve ülkenin sorunlarını çok iyi analiz eden, araştıran, geliştiren ve teknolojiyi yakından takip eden bir birey olarak ekip ruhunun önemiyle hareket edeceğini kaydetti.

 

Prof. Dr. Sayın Mehmet Emin Özdoğan, bize kısaca kendinizi anlatabilir misiniz?


Adana’nın Kozan ilçesi Yüksekveren Köyü’nde doğdum. İlkokulu Kadirli Aydınlar Köyü’nde okudum. Kadirli Ortaokulu’ndan sonra Adana Erkek Lisesi’nden mezun oldum. 1975 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden doktorluk diploması alarak hekim oldum. 1976 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs ve Kalp Damar Cerrahisi Kliniği’nde ihtisas başladım ve 1981 yılında Hacettepe Üniversitesi Yüksek İhtisas Hastanesi’nde Kalp Damar Cerrahi Operatörü olarak göreve başladım. GATA’da askerlik görevimi tamamladım. 1987-90 yılları arasında dünyanın en önemli kalp cerrahi merkezi olan İngiltere-Londra’da Harefield Kalp Merkezi’nde SİR Prof. Dr. Magdei Yacoub (dünyanın en büyük kalp cerrahlarından biridir) ile birlikte 3 yıl çalışmamız oldu. Bu çalışma süresinde kalp nakli, kalp akciğer nakli, koroner by pass cerrahisi, doğumsal kalp hastalıkları konusunda bilgi ve görgümü geliştirdim.

 

Türkiye, sizi ‘Süper Doktor’ olarak tanıyor. Bu süreçten biraz bahsedebilir misiniz?


1988 yılında zamanın Yunanistan Başbakanı Andreos Papandreu’nun kalp ameliyatını Londra’da gerçekleştirdim. Hacettepe Üniversitesi’nde bir konferansa davet edilmiştim. Bu arada dönemin başbakanı rahmetli Turgut Özal, Yunanistan’a ziyareti gündemdeydi. Oraya gitmeden önce Papandreu hakkında benden bilgi almak istedi. Turgut Özal tarafından görevlendirilen rahmetli Adnan Kahveci’nin yurtdışındaki beyinleri Türkiye’ye kazandırma projesi vardı. Özal’la görüşmemiz sırasında Türkiye’ye dönmeden önce ABD’ye yerleşme planımız vardı. Teklif almıştım, oraya gitmek üzereyken sayın Özal’a projemi açıkladığımda ‘Bizim yurtdışında yetişmiş insan gücünü, genç beyinleri Türkiye’ye getirme girişimlerimiz var. Sen Türkiye’den ayrılma. Sana burada istediğin imkanı tanıyalım’ dedi ve beni ikna etti. Böylelikle Türkiye’de Ankara Gazi Üniversitesi Kalp Damar Cerrahi Kliniği’nde göreve başladım. 1991’de Türkiye’de ilk defa bir ölüden alınan kalbin aort kapağı başka bir hastaya tarafımdan nakledildi. 1996 yılında bu kez ölüden çıkarılan iki kalp kapağının alınıp aynı anda 25 yaşındaki bir gence naklettim. Bu ameliyat dünyada ilk defa ben ve ekibim tarafından yapıldı. Londra’da 26. Dünya Kalp Cerrahi Kongresi’nde dünyaya duyuruldu. Daha sonra dünyanın çeşitli kalp merkezlerinden fakslar ve tebrik mesajlarıyla kutlama aldım. Bu başarı Dünya Kalp Hastlalıkları Dergisi’nde yayınlanarak literatüre geçti. 2006’da ABD tarafından dünyada ilk 500 bilim adamı arasına girdim. Daha sonra Türkiye’de en küçük 18 aylık bebeğe (Hayrunisa) kalp nakli gerçekleştirdim. Zamanın Cumhurbaşkanı sayın Abdullah Gül’ün hanımı Hayrunisa Gül, bebeğe sahip çıktı ve ameliyattan sonra bizi ve çocuğun ailesini köşkte ağırladı ve plaket verdi. Sonrasında yine 6 aylık bebeğe insan kalp kapağını naklettim. Başarılı bir ameliyat oldu. Yine kalp nakli yaptığım bir hastadan çıkardığım kalbi atmadım, o kalbin iki kapağını alıp başka iki hastaya naklettim. Bir kalpten üç insanın hayatının kurtulmasını sağladım. Bu da Türkiye’de yapılan ilk ameliyattır. Yine bir kalp nakli listesinde bekleyen kalp nakli şansını kaybetmiş ancak kalp akciğer nakli gereken bir hastaya, benim geliştirdiğim teknikle kalp akciğer nakli yapmadan kalp nakli yaparak bu hastayı kurtardım. 11 yıl önce gerçekleşen ameliyat sonrası hayata tutunan kızımız geçtiğimiz günlerde dünya evine girdi. Bu haberi almanın mutluluğunu yaşıyorum.  Bu ameliyat da dünyada ilk defa yapıldı ve benim gerçekleştirdiğim teknikle literatüre girdi. ABD’de bir kalp cerrahisi kongresinde teknik olarak sunuldu ve literatüre geçti. Bu çalışmalar 2012’de ABD’de yılın tıp adamı seçilmemi sağladı. Bu ödül her yıl dünyada bir kişiye veriliyor. Benim için gurur verici bir ödül oldu. Bu proje ve başarılı ameliyatlar yazılı ve görsel basında ‘Süper Doktor’ olarak lanse edildi. Halen Türkiye Kalp Hastalıkları ve Kalp Akciğer Nakli Vakfı kurucusu ve başkanlık görevimi sürdürüyorum. 2013 yılında Türk Kalp Vakfı Dr. Edip Kürklü Ödülü tarafıma verildi. Milli Olimpiyat Komitesi Üstün Hizmet Ödülü sahibiyim. Dünya ve Türk sağlığına katkılarımdan dolayı Sağlık Bakanlığı Özel Ödülü aldım. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dünyada tanıtımına katkılarımdan dolayı zamanın Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş tarafından hizmet ödülü aldım. 9 yıl Yüksek Sağlık Şura Üyeliği yaptım. Buna benzer birçok ödül sahibiyim.

 

Neden siyaseti seçtiniz?


Londra’dan Türkiye’ye döndüğümde sayın Turgut Özal tarafından istemem halinde milletvekili adayı olarak açıklanabilirdim. Ancak ben önce bilgi ve birikimimi meslektaşlarıma aktarmak, yeni doktorlar yetişmesini sağlamak istedim. Ve bunu da başardım. Yetiştirdiğim doktorlar, hocalar, profesörler şu anda bu ameliyatları benden daha iyi yapar duruma geldiler. Gözüm arkada değil. Bu alanda misyonumu tamamladığıma inanıyorum. Şimdi daha geniş bir yelpazeyi oluşturan siyasette, bu bölgede doğmuş, büyümüş bir insan olarak hemşerilerimize her alanda hizmet etmek istiyorum. Sağlık hizmetleri yanında, kültürel, sosyal, ekonomik, sanayi, ticaret ve tarım sektöründe yaşanan sorunlara çözüm üretmek ve sektörlerin önünü açma adına çalışma yapmak istiyorum. Uzun yıllar Ankara’da kalmanın avantajıyla geniş bir bürokrasi çevremin imkanlarını bu bölgenin müteşebbis insanlarına aracılık ederek gelişimi sağlamak istiyorum. Babam, kardeşlerim aktif siyasette yer aldılar. Siyasetin içinde bulunan bir ailenin çocuğu olarak siyasi meselelere uzak olmadığımı da belirtmek istiyorum. Problemlerin çözümünde siyasetin önemli etkisi olduğunun bilincindeyim. Değerli hemşehrilerim teveccüh gösterirse Allah’ın takdiriyle çok önemli işler başaracağıma inanıyorum.

 

Adana’nın öncelikli sorunları ve çözüm önerileriniz nelerdir?

Bugüne kadar görev yapan arkadaşlarım, bu memleketin çocukları olarak büyük bir samimiyet ve özveriyle ellerinden geleni yapmışlardır. Onlara teşekkür ediyorum. İnsanlar geçici hizmetler kalıcıdır. Dolayısıyla bu hizmet kervanına katılma adına, bölgemizin gerek AR-GE projelerinin gerçekleştirilmesinde, gerekse proje sayılarının artırılmasında önemli katkım olacağına inanıyorum.  Özellikle Türkiye bazında 6-7 merkeze kısmet olan Sağlık Kompleksi’nin Adana’ya yapılıyor olması çok önemli bir gelişme. Adana’nın Ortadoğu’nun sağlık üssü olacağına inanıyorum. 7 hastaneden oluşan bu komplekse sahip sahip çıkacak hem de gelişmesini sağlamak için elimizden gelen her türlü çabayı göstereceğiz. Tarım sektöründe soğuk hava depolarında modern teknolojinin son imkanlarını kullanılmasını sağlayacağız. Büyük bir gelir kaynağı olan narenciyenin heder olmasının önüne geçeceğiz. Tarım sektörünün sanayiye entegresinin önünü açacağız. Genç kardeşlerimize olimpik havuzlar, spor tesisler kazanmasını imkan sunacağız. Sağlık üssü olan Adana’nın bir kültür-sanat merkezi olmasına destek sunacağız. Kısacası müteşebbis olan Adanalı kardeşlerimin, hemşehrilerimin her konuda ufkunu açacak tüm projelerde yanında yer alacağım.

 

İşsizlik sorununun giderilmesi için projeniz olacak mı?


İşsizliğin Adana’nın çok büyük bir sorunu olduğunu biliyorum. Yukarıda belirttiğim projelerin ve farklı çalışmaların Adana’ya kazandırılmasıyla işsizlik sorununun bir nebze çözüleceğine yürekten inanıyorum. Kesinlikle bu konuya eğileceğimin bilinmesini istiyorum. Yakınlarım, dostlarım, ailem, arkadaşlarım, çevrem aynı sorunları yaşıyor. Adana bizim, kentimize sahip çıkmak zorundayız. Özellikle genç işsizlerimizin, üniversite mezunlarımızın sorunlarına duyarlı bir portre çizmek için yola çıktım. İşsizlikle ilgili projeleri Adanalılar’la birlikte hayata geçirmek istiyorum. Bunun yanında 40 yıllık meslek hayatımın verdiği insan sevgisi, onların en kötü zamanında yanlarında olmam, mesleğim dolayısıyla acılarını paylaşmam, dünyada ve Türkiye’de yaptığım başarılı çalışmaların devam edeceğinin göstergesi olacaktır. Bugüne kadar yaptığım başarılı çalışmalar bundan sonra yapacağım çalışmaların bir teminatı olacaktır.

 

Eklemek istedikleriniz nelerdir?

AK Parti büyük bir Türkiye ailesi partisidir. Partimizde hizmet için yola çıkmış değerli aday adayı arkadaşlarımızın, partimizin zarar görmeyeceği, etik kurallar içinde, sevgi ve saygıya dayalı bir hizmet yarışı içerisinde olacağına inanıyorum. Partimizin kurucusu, cesur, yürekli Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ve şu an başbakanımız olan meslektaşım, Prof. Dr. sayın Ahmet Davutoğlu’nun hizmet kervanına katılarak bu çorbada bir tuz değil (tuz insan sağlığına zararlıdır) çorbanın bir kaşık suyu olmak istiyorum. Bütün aday adayı arkadaşlarıma başarılar dilerken, Adanalı hemşehrilerimi bu toprağın bir çocuğu olarak saygı ve muhabbetle kucaklıyorum. Sizin hizmetkarınız olmak için yola çıktım. Sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

 


köf7
Yorumlar (1)
    Google