Kadınların, 5 Aralık 1934’te Mustafa Kemal Atatürk’ün eşsiz öngörüsüyle birçok Avrupa ülkesinden daha önce seçme ve seçilme hakkı kazandığını vurgulayan Av. Çinkılıç, “Kadınların 19. Yüzyılda başlayan haklı mücadeleleri Mustafa Kemal Atatürk sayesinde 1934 yılında başarılı bir sonuç verdi” dedi. Kadınların siyasette, bürokraside, sivil toplum örgütü temsilciliğinde yeteri oranda temsil edilmediğini, istenen noktada olmadığını kaydeden Av. Çinkılıç, Türkiye’nin ilk kadın milletvekillerinin 1935 yılında CHP çatısı altında TBMM’ye girdiğini de hatırlattı. Aradan geçen onlarca yıla rağmen kadınların kazanımlarının daha iyi seviyeye gelmesi gerekirken günümüzde gelinen sürecin iç acıcı olmadığını ifade eden Av. Çinkılıç, 550 milletvekilinden sadece 78’inin kadın olmasından duyduğu üzüntüyü belirtti. Av. Çinkılıç, hükümette sadece 1 kadın bakanın yer almasının da iktidarın kadına olan negatif yaklaşımından kaynaklandığını dile getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kadını ötekileştiren söylemlerini de eleştiren Av. Çinkılıç, kadın-erkek eşitliğine inanmayan toplumların geri saymaya mahkum olacağını ifade etti. Kadınların anayasa ve yasalarla zorunlu kılınan özel önlemlerle desteklenip güçlendirilmediği sürece eşitliğin sağlanamayacağını dile getiren Av. Çinkılıç, “Cumhuriyet Halk Partisi olarak eğitim, sağlık, istihdam, siyaset ve toplumda kadınların erkeklerle eşit, özgür ve dayanışma içinde yaşayabilecekleri bir Türkiye yaratmak ve cumhuriyetle kazanılmış haklarının korunarak yaşatılması ve daha ileri noktalara taşınabilmesi için mücadele ediyoruz. Kadınların seçimle ve atamayla gelinen tüm karar ve yönetim organları da dahil olmak üzere hayatın her alanında eşit temsil eşit katılımının sağlanması için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Kadın erkek eşitliğini demokrasinin ve tüm toplumun güçlenmesi için olmazsa olmaz koşullardan biri olarak görüyoruz. Bugün 5 Aralık, kadına seçme ve seçilme hakkı verilmesinin yıl dönümü. Artık seçmek yetmiyor. Seçilmek ve yönetmek istiyoruz” diye konuştu.











