Çetin, “Suruç, Ankara, İstanbul ve yine devletin kalbi Ankara’da Meclis’e sadece 500 m mesafede bomba atılabiliyorsa, ‘istihbarat nerede, devlet nerede, Türkiye nereye gidiyor’ diye sorup ‘Bu böyle gidemez’ diye haykırmak hakkımızdır” dedi.
Bomba yüklü araçlarla Ankara’da Genelkurmay, Hava ve Deniz Kuvvetleri komutanlıklarının bulunduğu ve TBMM’ye çok yakın bir bölgede gerçekleştirilen saldırı tüm Türkiye’de büyük bir tepkiyle karşılanırken Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin’den de sert bir açıklama geldi. Doğu Akdeniz Belediyeler Birliği Başkanı da olan Çetin, “Suruç saldırısı bağıra bağıra geldi ‘olamaz’ dedik. Sonra Ankara’da 100’ü aşkın insanımız katledildi, ‘Bu nasıl güvenlik?’ diye sorduk. Ardından turistlere İstanbul’da alçakça bir saldırı yapıldı, ‘sabrın sonuna geldik’ dedik ama görülüyor ki devletin kalbine bir saldırı daha. Bu, Türkiye’nin kaldırabileceği ve kabul edebileceği bir durum değildir” dedi.
DABB ve Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin, 10 Ekim’de Ankara Garı önünde 103 kişinin ölümüne yol açan canlı bomba saldırısından 4 ay sonra yine Ankara’da askeri servis araçlarını hedef alan saldırının “Türkiye nereye gidiyor?” sorusunu yüksek sesle sorduran bir boyutu olduğuna dikkat çekti. Çetin, “Suruç, Ankara, İstanbul ve yine devletin kalbi Ankara’da Meclis’e sadece 500 m mesafede bomba atılabiliyor, 28 insanımız ölüyor, 61 kişi yaralanıyor, ülkenin üzerine karabulutlar çöküyorsa, ‘istihbarat nerede, devlet nerede, Türkiye nereye gidiyor’ diye sormak, ‘Bu böyle gidemez’ diye haykırmak hakkımızdır” dedi. Çetin şöyle devam etti:
“İnsanlıktan azıcık nasiplenmiş herkes, kimden, kimlerden gelmiş olursa olsun bu alçakça saldırıya tepki gösterecektir. Bu, insan olmanın ilk koşuludur. Katiller ve arkasındaki güçlerin bir an önce bulunmasını devletinden istemek Türkiye’de yaşayan herkesin en doğal hakkıdır. Katillerin en kısa sürede yakalanıp en ağır biçimde cezalandırılmasını istemek de öyle. Ama unutmamamız gereken çok önemli bir husus daha var ki, o da yönetenlerin sorumluluğudur. Bu saldırı Ankara’nın göbeğinde, olmuşsa, bunu öngöremeyen, önleyemeyenler ne olacak? Elbette hepimiz devletimizin yanındayız ve devletimize yardımcı olmalıyız. Ancak görevi güvenliği sağlamak olanlar da kusurları oranında bu millete hesap vermelidir.”











