• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 23 Ağustos 2016
  • 18:12
  Adana Haber
Torpilin kralı ÇÜ'de

Nihayet bilgisayarın başındayım.

Parmaklarım, bir zamanlar Türkiye'nin en saygın bilim yuvaları arasında yer alan Çukurova Üniversitesi ile ilgili yarım kalan dosyamızı tamamlamak için dokunuyor klavyenin tuşlarına.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, AK Parti iktidarının "vip torpil" listelerini açıklıyor.
Milyonlarca işsizin olduğu ülkemizde, bakan akrabaları, milletvekili çocukları ve AK Parti'nin etkili isimlerine yakın olan insanların sınavsız ve sorunsuz nasıl kamu personeli olduğunu tek tek, isim isim açıkladı CHP'li Koç.
Peki bu sadece AK Parti iktidarına özgü bir uygulama mı?
Geçmişte hiç yaşanmadı mı sanki?
"Torpil" kelimesinin sözlük anlamında neyi ifade ettiğinin ya da neyi yazdığının hiç bir önemi yok.
"Torpil" sözcüğü adaletsizliğin baş gösterdiği bir Türkiye gerçeğidir.
Evine ekmek götürmek isteyen insanların, işsizlik illetinden kurtulabilmeleri için acı da olsa mutlak bir torpile ihtiyacı vardır.
Torpille işe adam alma konusunda AK Parti hükümetini eleştiren CHP ve MHP de kazandığı belediyelerde farklı bir yöntem uygulamıyor.
İşsizlikten feryat figan eden çaresizlere değil "torpili" olanlara iş imkanı sağlıyor.
Siyasetin fıtratında var bu!
Bugün çöpçü ya da güvenlikçi olarak bile iş bulmak istiyorsanız illa ki bir torpiliniz olacak.
Bilim insanlarının dahi torpille ünvan aldığı bir ülkede hala iktidar mensuplarını, yakınlarına iş buldular diye suçlamak Recep İvedik filmlerinde sanatsal sahneler aramaya, bulamayınca da eleştirmeye benziyor!
CHP'li Haluk Koç AK Parti iktidarını torpille iş konusunda suçlarken acaba hiç üniversitelerde kadroların nasıl dağıtıldığını merak etti mi?
Biliyoruz ki üniversiteler geleceğimizdir.
Geleceğimizi torpille akademik kadro sahibi olanlar belirliyor ve gençlerimizi onlar yetiştiriyorsa biz hala neyi tartışıyoruz!
Çukurova Üniversitesi'nin kadroları nasıl dağıtılıyor hiç sorguladınız mı?
Ya da başka bir soru; Çukurova Üniversitesi'nde "profesör" ünvanı almış ve rektörlük makamına yakın kaç bilim insanın çocuğu, damadı, gelini ya da hanımı veya kocası işsiz?
Onların kaçının çocuğu kamuda işe girebilmek için  KPSS sınavlarında ter dökmüş, sınav sonuçlarını büyük bir heyecan ve umutla beklemiş?
Bana göre hiç biri!
Demokrasi, olmazsa olmazımız değil mi?
Seçimle belirleriz bizleri yönetecek insanları, idarecileri.
İrademizi yansıtırız sandığa.
Cumhurbaşkanı, Milletvekili, belediye başkanları, muhtarlar hep bizlerin tercihiyle belirlenir.
Halk iradesi deniyor buna!
Halkın verdiği oyu beğenmeyen hatta bunu makarna ve kömüre bağlayanlarda var.
Yani halk makarna, kömür gibi rüşvet kalemleriyle iradesini sandığa yansıtıyor diye suçlanır.
Hatta dağdaki çobanla kendi oyunun eşit olmayacağını savunanlar bile çıkmıştır bu memlekette.
Yani okur yazar, aydın ve entellektüel olanların oy verirken daha ahlaklı olabileceği gafletine düşenlerin var olduğu bir memlekette yaşıyoruz!
Eğer bu savsata yani; aydın-entellüktüel meselesi gerçek olsa profesör ve bilim insanlarının görev yaptığı üniversitelerdeki rektörlük seçimleri "ahlaklı demokrasi" adına önemli bir gösterge olurdu(!)
Evet bir de üniversitelerimiz var, üniversitelerdeki rektörlük seçimleri.
Burada milletin değil profesör ve bilim insanlarının iradesi yansıyor sandığa.
Peki millet makarna ve kömüre göre oyunun rengini şekillendirirken üniversitelerde geleceğimizi emanet ettiğimiz bilim insanları neye göre oy kullanıyor?
Kadrolar…
İstisnalar elbette vardır ama gerçek olan şudur ki; eşlerine, çocuklarına, gelin ve damatlarına kapabilecekleri akademik kadrolarla oylarını takas ediyorlar.
Nasıl mı?
Tıpkı Çukurova Üniversitesi'nde olduğu gibi.
Torpilin kralı işte bu bilim yuvasında, Çukurova Üniversitesi'nde var.
AK Parti hükümetini "vip torpil" konusunda suçlayanlar Mustafa Kibar'ın Rektörlük makamında oturduğu Çukurova Üniversitesi'ne baksınlar.
Çünkü burada ULTRA VİP TORPİL gerçeğini ve ahlaksızlığını görecekler.
Kadrolar ilandan çok önce belirleniyor.
Rektör Mustafa Kibar ve çok yakın çalışma arkadaşları bir araya geliyor, öncelikle bir sonraki seçimlerde kendisine oy verebilecek isimlerin yakınları tek tek yazılıyor.
Akademik kadrolar dağıtılırken, oy ve yeniden seçim kazanmak uğruna, bilgi ve birikime değil sadece referanslara bakılıyor.
Genel de profesör çocukları ve yakınları tercih ediliyor.
Özellikle Yardımcı Doçent, Öğretim Görevlisi ve Araştırma Görevlisi atamalarında ne kadro ilanlarının önemi var, ne de bilgi, birikim ve emeğin.
Geçerli olan tek gerçek Rektör Mustafa Kibar'ın ULTRA VİP TORPİL listesinde yer alabilmek.
Geresi teferruat ve aldatmaca!
CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç'un birbiri ardına açıkladığı VİP TORPİL listelerinin inanın Çukurova Üniversitesi Rektörü Mustafa Kibar'ın ULTRA VİP TORPİL uygulamasının yanında esamesi bile okunmaz.
Rektör Kibar'ın yaptığı gerçekten bilim ve insanlık adına utanç verici bir torpil uygulamasıdır.
Siz hiç hayatınızda "evimde daha huzurlu olayım" diye eşine akademik kadro veren bir üniversite Rektörü gördünüz mü?
Ya da profesör dostlarının bir sonraki seçimde oylarını alabilmek için yakınlarına akademik kadroları dağıtan bir Rektör…
Kadro ilanları gazete ve üniversitelerin resmi web sayfalarından duyurulur, aranan şartlara uyan insanların başvuru yapması istenir.
Siz hiç daha ilana çıkmadan peşinen kadroları dağıtıp, kadroların karşısına atanacak isimleri tek tek yazdıktan sonra da ilanla bilim insanlarını aldatan bir Rektör ve yönetim zihniyeti ile karşılaştınız mı? Gerçekten merak ediyorsanız, uzaklara değil Çukurova Üniversitesi'ne bakmanız yeterli olur.
Şimdi buradan Çukurova Üniversitesi'nin torpilde ULTRA VİP dönemini başlatan Rektörü Mustafa Kibar'a soruyorum; 2013 Temmuz'unda ilanla aradığınızı duyurduğunuz 70 kişilik akademik kadroyu nasıl belirlediniz?
Akademik kadrolar dağıtılırken nelere dikkat ettiniz? Kadrolar için yapılan başvurularda kariyer, bilgi ve deneyim gerçekten kararlarınızda etkili oldu mu?
Sınavları nasıl yaptınız?
Jürilerde hangi isimler görev aldı?
Yardımcı Doçent, Öğretim Görevlisi ve Araştırma Görevlileri başvuru tarihinden önce mi yoksa sonra mı belli oldu?
Çukurova Üniversitesi'nin resmi web sayfası ve gazete ilanında kadro ile ilgili başvuruların 29 Temmuz 2013 tarihinde başlayacağını ve 12 Ağustos 2013 tarihinde sona ereceği belirtilmiş.
Peki Rektör Mustafa Kibar ve ekibi 29 Temmuz 2013 yani kadro başvuru tarihinden önce bu kadroların hangi isimlere verileceğini belirledi mi?
Eğer Rektör Mustafa Kibar ve ekibi bu isimleri ilandan çok önce belirlediyse bu kanun ve vicdan karşısında bir suç ve ahlaksızlık mıdır?
Bu soruların yanıtını yarın belgeleriyle okuyacaksınız.
Unutmadan söyleyeyim, Çukurova Üniversitesi Rektörü Mustafa Kibar'ın en büyük kadro kıyağı da eşi Filiz Kibar'a olmuş!
Bir daha ki seçimlerde "bir oy bir oydur" desene Rektör(!)

 


468x60 Reklam
Yorumlar (1)
    Google