Boşuna;
“Sabrın sonu selamettir” dememişler...
Atasözlerimiz;
Yüzlerce yılın deneyimleriyle yoğrularak günümüze gelmektedir...
Her cümle;
Adeta birer “roman” gibidir...
Okuyanlar hatırlar;
Pazartesi günkü köşe yazıma “Futbolculara inanç, taraftara sabır gerekli” başlığını atmıştım...
Elazığspor’la oynayacağımız Play-Off maçının rövanşında;
Futbolcuların “inançlı”...
Taraftarların “sabırlı”...
Olması halinde Konya’daki “final biletini” cebimize koyacağımızı kaleme almıştım...
Ve;
Mavi-Lacivertliler sahada “ter” döktü...
Tribünler takımlarını yalnız bırakmadı...
Adana Demirspor son dakika golüyle adını “finale” yazdırdı...
***
Şimdi;
Sıra Konya’da Alanya ile oynayacağımız maçta...
Ben;
Bu karşılaşmada “rakipten” değil...
Maçın “hakeminden” korkuyorum...
Çünkü;
Alanyaspor Kulüp Başkanı Hasan Çavuşoğlu, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun ağabeyi...
Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu Başkanı Kuddusi Müftüoğlu Alanyalı...
Rakibin Alanyaspor olunca!..
Hadi gel de endişe duyma!..
***
Yanlış anlaşılmasın;
Mevlüt Çavuşoğlu ile Kuddusi Müftüoğlu hakemi arayıp “Alanyaspor’u koru ve kolla” demez...
Zaten;
Buna gerek de yok...
Zira;
Atanan isim;
Doğal olarak...
“İstikbalini” düşünerek etkilenebilir...
Kendini baskı altında hissedebilir...
Ters kararlar verebilir...
***
Bu nedenle diyorum ki;
Mevlüt Çavuşoğlu ile Kuddusi Müftüoğlu...
Kamuoyuna açıklama yapmalı...
Final maçının hakemini “tarafsız yönetim” sergilemeye davet etmeli...
Aksi durumda;
Hakemin çalacağı her yanlış düdük...
Finale “gölge” düşürecek...
Belki de;
Futbol “katledilecek”...
Böylece;
Hem kendileri...
Hem de Alanyaspor “zan altında” kalacak...











