Irgat, “Ne zaman ki 301 işçinin ölümüne rastladı toplumumuzun dikkatini çekebildik, iş güvenliği ve iş sağlığı mevzuatlarını konuşmaya başladık” dedi.
Türk-İş Konfederasyonu’nun her yıl düzenlediği iş sağlığı ve güvenliği eğitim seminerinin ilki Adana’da gerçekleştirildi. Büyük Sürmeli Oteli’nde başlayan eğitim seminerine Teksif Sendikası Genel Başkanı ve Türk-İş Genel Eğitim Sekreteri Nazmi Irgat, Türk-İş 4. Bölge Temsilcisi Edip Gülnar, Türk-İş’e bağlı tüm sendika başkanları ve sendika üyeleri katıldı.
Eğitim seminerinin açılış konuşmasını yapan Türk-İş 4. Bölge Temsilcisi Edip Gülnar, her gün 3-4 işçinin iş kazalarında hayatını kaybettiğini hatırlatarak “Burada başta hükümet olmak üzere işveren büyük görevler düşmektedir. Sendika olarak her zaman işçimizin sağlıklı ve güvenli bir ortamda çalışması için mücadele ettik ve etmeye de devam ediyoruz” dedi.
Teksif Sendikası Genel Başkanı ve Türk-İş Genel Eğitim Sekreteri Nazmi Irgat ise, genel bir değerlendirmelerde bulundu. İşçi sağlı ve güvenliğinin işveren tarafından maliyet olarak görüldüğünü belirten Nazmi Irgat sözlerini şöyle sürdürdü:
“Günümüzde sendikalar yok edilmek istiyor, eskiden büyüklerimiz anlatırdı ‘şöyle yaptık, böyle aldık’ insanın hoşuna gidiyor tabii ama geldiğimiz nokta artık çok farklı. Özelleştirme adı altında nice değerler gitti, içi yananlardan biri de benim koskoca Sümerbank’lar gitti. 34 fabrikada, 34 bin çalışanın ekmeğine kan doğradılar. Özelleştirmeleri ranta dönük uyguladı bu hükümet. Sanayi bitti bu ülkede ekonomiye katkısı yüzde 29 ikin şimdi yüzde 18, tarım ve sanayi kenti olarak anılan Adana’da işsizlikte birinci sırada. Bir yere gidiyoruz ama gittiğimiz yeri de iyi bilmemiz lazım. Sosyal devlet yok bu dünyada, bu dünyada emek yok, insan yok, bakıyorsunuz tüm kanunlarında gelmiş geçmiş tüm hükümetlere baktığınızda sermayeyi destekleyen kanunlar çıkartılmış. Bu ülkede sadakati sömürülüyor insanların kömürle, sosyal yardımla. Ama biz sosyal devleti böyle anlamıyoruz, sosyal devlet insanına iş bulan devlettir. Tüm fedakarlığın işçilerden beklendiği bir dönem yaşıyoruz.”
Konuşmasında iktidarın dönem, dönem gündeme getirdiği kıdem tazminatına da değinen Türk-İş Genel Eğitim Sekreteri Nazmi Irgat, “Kıdem tazminatı bizim ve işçimizin vazgeçilmezidir. Bu konu bizim kırmızı çizgimizdir. Kamuoyuna farklı, farklı demeçler vererek insanlar aldatılmamalı. Geleceğimiz ve çocuklarımızı düşünerek hareket etmeliyiz. Demokrasi olan ülkede örgütlü toplum olur. Sendikalı oranına baktığımızda yüzde 10’larda sendikalı var. 13 milyon içinde 1 milyon 200 bin sendikalı var. Yüzde 70 toplu iş sözleşmeden yararlanabiliyor, utanılacak halimize duyarsız kalıyoruz. Örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılsın, kaldırılmıyor lanet olsun. Her örgütlendiğimiz iş yerinde insanların ekmeğine kan doğranıyor. Devlet neden taşeron kullanır, ihtiyacın varsa al kadroya, sömürecek çünkü, yandaşlarına da sermaye sağlayacak. 2003 yılından bu yana taşeron eksilmedi aksine arttı. Bunun yanı sıra işçi haklarının gasp edilmesi için satı aralarında yasalar çıkartılmak isteniyor, o nedenle gündemi çok iyi takip etmeliyiz” diye konuştu.
Konuşmaların ardından Türk-İş Konfederasyonu Eğitimcisi Celal Tozan, İş sağlığı ve genel sağlık sigortası uygulamaları, sosyal güvenlik uygulamalarında son gelişmeler hakkında sunum yaptı. Daha sonra Dr. Orhan Efsun Civan, Türkiye’de iş sağlı ve güvenliği, haklar ve ödevler konusunda sunum yaparken, Dr. Özkan Kaan Karadağ ise, İş kazaları ve meslek hastalıkları konularında sunum yaptı.
Eğitim semineri bugün de devam edecek.











