Adana istenen sıçramayı yakalaması için son 20 yılın en büyük fırsatı ile karşı karşıya.
Adana Demirspor Süper Lig'in kapısında.
Bu sadece bir takımın bir üst klasmana çıkması değildir.
Adana'nın psikolojik sıçrama yaşamasının ilk adımıdır.
Süper Lig'de bir takımının olması kentin süekli gündemde kalmasıdır.
Klasik, "Kebapçısı kazanır, taksicisi kazanır, dolmuşçusu kazanır" muhabbetinden söz etmiyorum.
Bunlar da önemlidir ancak medyada, televizyonlarda, yorumlarda konuşulmasının getirisi çok daha fazladır.
Kentin bütünleşmesinin ön adımıdır.
Asgari müştereklerde bir araya gelmektir.
Doğru yönetim ve stratejilerin her alanda sorgulanması demektir.
Spor kamuoyundan, siyasetçilere, üreticiden tüketiciye herkesin bi araya gelmesi lazım.
Rakiplerimizin kimler olduğunu biliyoruz.
Neler yapabileceğini çok daha iyi biliyoruz.
Neler yaptıklarını görüyoruz.
Kimlerin bu değirmene su taşıdığının farkındayız.
Kimseden ayrıcalık beklemiyoruz.
Hak etmediğimizi istemiyoruz.
Başkalarının hakkını yeme yanlısı değiliz.
Sadece ADALET istiyoruz.
Bunu sağlamak için herkesin seferber olması lazım.
"Bugün değilse ne zaman?" sorusunu hepimizin sorması birbirine hatırlatması lazım.
Ankara'daki Osmanlı maçında tüm şehrin kenetlenmesi gerek.
O stadyumu teslim almak zoundayız.
Hakkımız olmayanı elde etmek için değil.
Kim hak etmişse hakkının teslim edilmesi için.
Kumpasları da, federasyonu da, hakemleri de, rakipleri de yenmek zorundayız.
Ancak "BİZ" olursak başarabiliriz.
İnanırsak yaparız.
"Bir" olursak başarırız.
Şimdi yapmalıyız.
Ya şimdi yapacağız, ya kepenkleri kapatacağız.











