• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 23 Ağustos 2016
  • 16:50
  köf1
Şiddet meşrulaştırılıyor Cumhuriyet Kadınları Derneği Seyhan Şube Başkanı Nazlı Akbulut, dünyanın bir çok ülkesinde ve Türkiye'de kadınların değişik biçimde şiddete uğradığını söyledi.

Cumhuriyet Kadınları Derneği Seyhan Şube Başkanı Nazlı Akbulut, 25 Kasım kadına yönelik şiddete karşı mücadele ve dayanışma gününe özel bir açıklama yaptı. Akbulut, “Dünyanın bir çok ülkesinde ve Türkiye'de biz kadınlar değişik biçimlerde şiddete uğruyoruz” dedi.

ÜLKE YÖNETİMİNE TALİBİZ
Kadınların, eğitimden yoksun bırakılarak eve mahkum edildiği kadın erkek eşitliğinin olmadığını ve fıtrata ters düştüğünü beyan eden zihniyetler tarafından yönetilmekte olduğunu belirten Akbulut, “Kadına sosyal yaşamda hayat hakkı tanımayan, zaten var olan annelik gibi yüce duyguya atıf yapılarak, kadını sadece üremeden sorumlu tutan bir yönetimle karşı karşıyayız. Biz kadınlar her yerde ve politikada da söz sahibi olmak istiyor, ülkeyi de yönetmeye talibiz diyoruz. Mühendisiz, doktoruz, işçiyiz, yöneticiyiz, bunun yanında anayız. Kimse bize ne yapmamız gerektiğini söyleyemez. Biz kadınlarda diğer diğer bireylerin olduğu gibi bağımsız ve özgürüz” diye konuştu.

SAVAŞ TOPRAĞI OLDU
Kadına yönelik şiddetin bildik hüzünlü öykülerinin, geleneksel ön kabullerin, toplumun ve devletin duyarsızlığı ile büyüdüğünü kaydeden Akbulut, “Şiddet sadece bedenlere zarar vermiyor. Kadınların öz saygısını, ihlale direnme ve hak arama arzusunu zayıflatıyor veya yok ediyor. Bugün dünya üzerinde yaşayan kadınların yarısı eşlerinden şiddet görüyor. Savaşlar, işgaller, ağır ekonomik bunalımlar ve yoksulluk biz kadınları şiddetin içine daha fazla itiyor. Antik çağdan beri kadının bedeni her savaşın üzerinde cereyan ettiği savaş toprağı olmuştur. Biz kadınlar hem savaş dönemlerinde anlamsızca öldürülüyoruz hem eşlerimiz, çocuklarımız katlediliyor” açıklamasında bulundu.

ABD ASKERİ İSTEMİYORUZ
'Kadınlar olarak ABD'nin dünyanın dört bir tarafını kana bulamasına, Türkiye'nin bu kirli oyunun bir parçası haline getirilmesine karşı olduğumuzu ilan ediyoruz' diyen Akbulut, “Bizler eşlerimizin, çocuklarımızın ABD askeri olmasını istemiyoruz. Bugüne kadar İran, Irak, Suriye ve dünyanın birçok yerinde işgaller ve ambargolar nedeniyle yüz binlerce kadının ve çocuğun katledilmesinin, şiddet görmesinin, aç bırakılmasının durdurulmasını istiyoruz. Atatürk'ün dediği gibi, 'Savaş hayati olmadıkça cinayettir'” ifadelerine yer verdi.

SUÇLU MAĞDUR İLAN EDİLİYOR
Namus, töre cinayetleri, koca-baba dayaklarının ve işkencelerinin medyada magazinleştirilerek sunulduğundan da yakınan Akbulut, “Şiddete uğrayan kadınların ne yaptığı, ne söylediği ya da nasıl giyindiği sorgulanıyor. Fiziksel, sözel ve cinsel şiddete uğrayan kadınların bunu hak edip etmediği tartışılıyor. Kurbanlar suçlanıyor, suçlular mağdur ilan ediliyor. Şiddet dinsel-geleneksel ön yargılarla cinsiyet ayrımcı politikalarla ve yasalar eliyle meşrulaştırılıyor” şeklinde konuştu.

CİNSEL ŞİDDETE SON!
Tüm bu sorunların önüne geçmek adına yapılması gerekenleri sıralayan Akbulut, konuşmalarını şöyle sürdürdü: “Bu gibi olumsuzlukların önüne geçmek için biz kadınlar, devletçe kadınlara yönelik her türlü şiddeti kınıyoruz. Kadınların ekonomik özgürlüğü için, çalışmasının önündeki engeller kaldırılmalıdır. Sosyal güvenlik, parasız eğitim ve parasız sağlık haklarından yararlanması sağlanmalıdır. Medyanın kadın ve çocuklara yönelik şiddeti teşvik edici yayınlar üzerinde denetim mekanizmasını kurmalı, bunları malzeme olarak kullanmaktan vazgeçmelidir. Evde, sokakta, iş yerinde gözaltında, ceza evinde yaşanan kadına yönelik şiddetin sorumluları yargılanmalı ve caydırıcı yasal tedbirler alınmalıdır. Emeğimiz için, geleceğimiz için, bedenlerimizin sahibi olmak için, cinsel, ulusal ve sınıfsal sömürüye hayır. Evde, iş yerinde sokakta cinsel şiddete son.”


köf7
Yorumlar (1)
    Google