Özellikle bir bebeğin Dünya’ya gelişi ile ilk tanıştığı besinin süt olduğunu söyleyen Dyt. Gizem Akgül, “Bebeğin doğumundan sonraki ilk 6 ay ihtiyacı olan tek besin anne sütüdür. Ayrıca çok besleyici olan süt, içerisindeki besin öğelerinin dengesi ile bireylerin daha uzun süre tok kalmasını sağlar. İçerdiği kalsiyum ile kemik yapısına katkı sağlarken kalsiyumun metabolizmayı hızlandırıcı etkisi de kilo kontrolünün sağlanmasında bireylere yardımcı olur” dedi. Yetişkin bireylerin günlük kalsiyum ihtiyacının yaklaşık 1000 mg olduğunu söyleyen Dyt. Akgül, “Kişi, günlük kalsiyum ihtiyacını 2-3 porsiyon (200 ml-600 ml) süt ve süt ürünü tüketimiyle rahatça sağlayabilir. Vücudun kalsiyum ihtiyacı, gebelik, emzirme, çocukluk ve menopoz dönemlerinde değişkenlik göstermektedir. Yeterli ve dengeli yağ kaybının sağlanması için de kişiye özgü bir diyet programında mutlaka süt ve süt ürünlerine yer vermek gerekir” dedi. Sokakta satılan açık sütler tehlikeli olabilir Sütte çok çeşitli mikroorganizmalar bulunduğunu söyleyen Dyt. Gizem Akgül, bunların bir bölümünün insan sağlına olumlu katkı sağlarken bir kısmının ise ölümlere bile neden olabileceğini belirtti. Ülkemizde satılan sokak sütlerinin sağım teknolojisine yeterli uygunluğunun olmaması, kayıt dışı üretim olması, sağım sonrası yeterli hijyenik şartların sağlanamaması gibi nedenlerle tüketiminin önerilmediğini söyleyen Dyt. Gizem Akgül, fabrikalarda yapılan pastorizasyon ve UHT işlemleri sayesinde sütün içerisindeki mikroorganizmalardan arındırılarak besin öğesi kayıplarının daha aza indirgendiğini ve daha steril koşullarda bireylere sunulabildiğini anlattı. Isıl işlem görmemiş ürünlerin bireylerde hastalık riski oluşturması üzerine pek çok bilimsel araştırma yapıldığını da sözlerine ekleyen Dyt. Gizem Akgül, “Bireylerin beslenmelerinde hastalık yapan bakterilerden korunmaları için ısıl işlem görmüş süt ve süt ürünlerinin tercihi en sağlıklı seçim olacaktır” dedi.











