• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 23 Ağustos 2016
  • 18:49
  köf1
Perşembenin gelişi

Hırsızlık çürümedir.
Kamu malına el uzatmak ihanete savrulmanın ilk adımıdır.
Hırsızın, uğursuzun, fesatçının, dolandırıcının en çok korktuğu şey kamu düzenidir.
Kamu düzeninin sarsılmasını en çok bunlar isterler.
Yaptıklarının yanlarına kar kalması için hukukun, düzenin, otoritenin olmaması gerekir.
Bugün etrafınızda en dindar, en milliyetçi, en sosyal demokrat söylemlere sarılıp da hırsızlığa, yolsuzluğa bulaşanlar varsa bilin ki, onlar sahtekardır.
Özellikle 17-25 Aralık Operasyonlarından sonra bu kesimlerde inanılmaz bir rehavet ve özgüven gözleniyor.
"Kurt dumanlı havayı sever" misali, memleketin mallarının bir an önce yağmalanması gerektiğine inanmış gibiler.
Devlet mi çöktü?
İstilaya mı uğradık?
7 ceddinizi zengin etme telaşınız neden?
Ne bu acele?
Bu ülke batarsa paralarınız, milyon dolarlık villalarınız, lüks sitelerdeki barınaklarınız sizi korur mu?
Devletin normalleşmesi, hukukun işlemesi durumunda da işiniz zor.
Peki ne olacak?
Ben söyleyeyim; ihanete savrulacaksınız.
Hainler hep defolulardan çıkar.
Nereye kadar savrulacağınızı da söyleyeyim;
Ne kadar çok çalmışsanız o kadar çok savrulacaksınız.
Gidişat böyle.
Başka bir açıklaması yok.
Birileri devletin tüm erkini elinde bulundurmasına güveniyor. Bu yüzden pervasız.
Ya diğerleri?
Onlar neye güveniyor?
Özellikle Büyükşehir'in çevresindeki işbitirici tayfanın rahatlığı çok manidar.
İbretle izliyoruz.
Yaptıklarının normal olmadığını kendileri de biliyorlar.
Bile, bile yapıyorlar.
Demek ki bir bildikleri var, bizim bilmediğimiz.
Bir güvenceleri olmalı.
Peki bu güvenceyi (garantiyi) kim ne karşılığı verdi?
Ya da gerçekten verdi mi?
Yarın olacaklardan sonra, "Nasıl böyle oldu?" sorusuna hazırlıklı olun istiyorum.
Şaşırmayın, "Perşembenin gelişi Çarşambadan bellidir" demişler.
Çarşambayı çoktan geçtiler.
Perşembe artık yarından da yakın.


köf7
Yorumlar (1)
    Google