• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 23 Ağustos 2016
  • 19:02
  köf1
Parti içi iktidar kavgası

Seçimlerin ardından muhalefet partilerindeki tartışmalar sürüyor.

MHP'de varlıklarını Bahçeli'ye borçlu olanlar dışında neredeyse bütün tabanda bir değişim isteği ve beklentisi var. Hatta bu beklenti MHP'ye oy vermemiş seçmende de var. Değişim gerçekleşirse MHP'ye oy verip vermeyecekleri bilinmiyor ama sürecin iyi yönetilmesi seçmen tabanının genişlemesine yol açabilir.
HDP'de süreci Kandil ve İmralı'nın belirleyeceği ise kesin gibi.
HDP'nin Türkiyelileşme projesine kitlesel olmasa da imaj açısından katkıda bulunan bileşenlerin Demirtaş ve Yüksekdağ ile birlikte Kandil ve İmralı'ya fazla direnme şansları bulunmuyor. Bileşenlerin oluşturduğu sol ve sosyalist kesim yol ayrımının ardından ajandalarına "Başarılamamış bir sol birlik deneyimi" daha ekleyecek gibi görünüyorlar. Bu başarısızlığın ardından bir süre diğerlerinin "Kitle kuyrukçuluğu yapmanın sonucunu gördünüz" eleştirilerine göğüs germek zorunda kalacaklar.
Ana muhalefet CHP'deki değişim beklentilerinin toplumda daha fazla heyecan yaratması beklenirken tartışmaların profesyonel kadrolar arasına sıkışması ülkedeki siyasi durumu gayet güzel anlatıyor.
Sokakta daha bir tek sade yurttaştan "CHP'de şu olsa iyi olur" diye bir yorum duymadım.
Oysa televizyonlar potansiyel genel başkan adaylarını ekranlara çıkarıyor gazeteler MHP ve HDP'dekinden daha çok kongre kulislerini dile getiriyor.
Ana muhalefetteki tartışmaların medyada bu kadar yer almasına rağmen toplumda bir heyecan yaratmamasının sebebi ne?
Son derece açık aslında.
Toplum, CHP üst yönetiminden de, taşra teşkilatlarından da, milletvekillerinden de, belediye başkanlarından da, delegelerinden de çok ileride.
Başta CHP olmak üzere tüm muhalefet partileri hak ettiklerinden çok fazla oy alıyorlar.
Seçmen iktidar olamayacağı kesin olarak bilinen bu partilere sırf AKP karşıtlığından dolayı hak ettiğinden çok fazla oy veriyor.
Uzunca bir süredir kurucu parti olma özelliğini kaybetmiş, bir avuç azınlığın garantili yerlerden genel başkan, MYK üyesi, PM üyesi, milletvekili, belediye başkanı seçilmesinin garantisi haline gelmiş CHP'deki zihinsel blokların yıkılması mümkün değil.
En yukarıdan en alt kademelere kadar tüm kadrolar parti içinde iktidarı ele geçirmeye odaklanmış durumda.
Bulunduğu alanda iktidar olmak için mevcuttakilerin karşısına geçmekten başka çareleri yok.
Ortaya çıkan adayların tümü hesaplarını bu dengeler üzerine yapıyorlar.
Dolayısıyla aynı dengeler içerisinde tavizler verip tavizler alıyorlar.
Sistemin değişmesi için kimsenin bir programı da yok vaadi de yok.
Profesyonel kadrolar, "Ali gidecek Veli gelecek CHP şaha kalkacak" diyor.
Vatandaş, "Bana ne Ali'nin yerine Veli'nin gelmesinden" diyor uzaktan seyrediyor.
Bu bakış açısının dışına çıkmamakla birlikte adaylıklar son derece ciddiyetsiz ve inandırıcılıktan uzak.
Önüne gelen , "Geçiyorduk uğradık bir aday olalım dedik" havasında.
Bu ciddiyetsizlik toplum tarafından gözleniyor.
Parti içinde ikbal bekleyenler dışında da kimsede heyecan yaratmıyor.
Türkiye'nin tüm birikimi sözde sahip çıkanlar eliyle gün, gün tüketiliyor.

 


Adana
Yorumlar (1)
    Google