Türkiye'nin dört bir yanında FETÖ ile ilgili operasyonlar yapılırken Adana sessizliğini korumaya devam ediyor.
Öncelikle FETÖ ile ilgili bu konuyu ısrarla gündeme getirmemizin nedeni yaşadığımız şehirde yıllardır at koşturan PARALEL YAPIYA karşı devlet kurumlarının anlayamadığımız sessizliği, suskunluğudur.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD ziyareti ardından yaptığı açıklamada, Brooking Enstitüsü önünde yaşanan olaylar hakkında, "Brooking Enstitüsü'nda bir konferans verdik. Orada PKK terör örgütü temsilcileriyle, YPG'nin temsilcileriyle, ASALA'yı, paralel devlet yapılanması temsilcilerinin hepsinin içiçe, yan yana olduğunu gördük. Tabi bu bir ispattı. Paralel devlet yapılanması gönül vermiş olan saf, temiz kardeşlerime sesleniyorum. Kimlerle beraber olduğunuzun farkında olun" demişti.
Paralel yapının yani FETÖ'nün PKK ve ASALA ile yanyana olduğu tespiti Cumhurbaşkanı Erdoğan'a aittir.
Peki ABD'de bu birliktelik tespit edilirken Adana'da ki durum neydi?
Paralel yapının güçlü isimleri Adana'da kimlerle birlikte hareket ediyordu?
Gerçekten enterasan bir durum var Adana'da.
Paralel yapıya finans desteği sağlayan işadamları ile devlet kademelerindeki etkili ve yetkili FETÖ sevdalısı bürokratlar AK Parti'nin çok önemli ve etkili isimleri tarafından adeta koruma altına alınmış durumda.
Paralele yapıya destek vermiş hiç kimseye dokunulamıyor bu şehirde.
Ne işadamlarına ne bürokratlara.
Oysa hem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hem de Ahmet Davutoğlu Başbakanlığında ki Hükümetin kesin ve kararlı bir duruşu varken maalesef Adana'da ki yetkili AK Partililer ve devlet kademesinin etkili makamları Ankara'nın bu kararlılığını pek umursamıyor.
Çünkü bürokrasi ayağında FETÖ hala etkisini ve gücünü sürdürüyor.
Vergi denetçileri paralel yapının finansını sağlayan işadamlarına dokunmuyor.
Okullar ise Milli Eğitim'deki Teftiş Kurulu tarafından koruma altında.
SGK'da, Maliye ve Milli Eğitim benzeri üç maymunu oynuyor!
AK Partili önemli isimlere yanıtını aradığımız soruları iki gün sonra tek tek soracağız.
Ama önce Ankara'nın özellikle Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın Adana'yı topyekün mercek altına alması gerektiğini söylemeliyiz.
Bu şehirdeki bürokratlarla bu şehrin FETÖ'den arınması asla mümkün değil.
Şimdi bazı makamlar "elimizde bilgi belge yok" diyerek bu mücadeleden sıyırmanın kolay yolunu bulmuş.
Oysa herşey ellerinde.
Adana'da paralel yapının abileri, mütevelli heyetinin misyonu, himmeti yani haraç toplama yöntemleri hepsi mahkemelerde kabul edilen iddianameler içerisindeki ifadelerde ve polis fezlekelerinde yer almış durumda.
Kanuni Üniversitesi arazisiyle ilgili Adana Büyükşehir Belediyesi'nin hazırladığı imar düzenlemesinde sahtekarlık yapıldığı yönündeki operasyonu hepiniz hatırlıyorsunuz.
Tutuklananlar var, ifadesine başvurulup serbest bırakılanlar ve halen yakalanamayan firari sanıklar.
Adana Cumhuriyet Savcısı konuyla ilgili iddianamesini hazırladı mahkemeye sundu.
Fetullah Gülen'in 1 numaralı sanık olduğu iddianame Adana 2.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
İlk duruşma 2 Mayıs 2016 tarihinde.
Ben davanın bu boyutuyla değil iddianamede yer alan ifadelerle ilgileniyorum.
Özelliklede Mustafa İnan'ın ifadesi.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Terör-Teknik ve Organize Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından Adana Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunulan soruşturma numarası: 2015/31564, 2016/5727 esas, 2016/550 iddianeme nolu dosya içerisinde Samanyolu İnşaat şirketinin sahibi Mustafa İnan'ın ifadesi dikkat çekiyor.
Mustafa İnan ifadesinde Adana'daki PARALEL YAPI'yı isim isim anlatmış.
Kendisi bu yapının gerçek yüzünü 2010 yılında gördüğünü ve cemaatten ayrıldığını söylemiş.
Mustafa İnan FETÖ'nün Adana'da bir numaralı ismi olarak Muammer Çalışkan'ı söylüyor.
Kemal Elibal'ın FETÖ'nün Adana'daki 2.adamı, Süvari'nin sahibi Ahmet Coşkun'un 3 numara, Yağmur Akkülah'ın 4 numara, Halil Kadı'nın paralel yapının 5.adamı Tahir Acaroğlu'nun ise 6. adamı olduğu yönündeki beyanı iddianamede yer almış.
6 Ocak 2016 günü alınan ifadesinde Mustafa İNAN şunları söylüyor:
"…1989 veya1990 yılında bir ramazan ayı içerisinde inşaatlarda taşeron olarak çalıştığım dönemde ismini Hüseyin olarak hatırladığım, Kayseri’li olarak bildiğim ve sonraki dönemlerde trafik kazasında hayatını kaybeden şahıs “fakir öğrencilere yardım amaçlı para topladıkları bir toplantı düzenlediklerini ” söyleyerek beni davet etti. O dönemde Adana imam Hatip Lisesinin alt kısmında bulunan bir öğrenci yurduna birlikte gittik. Burada Fethullah GÜLEN’in bir sohbetini bize kasetten dinlettiler. Kasetin bir bölümünde Fetullah GÜLEN “eğer siz bu memleketi hırsızlardan kurtarmak istiyorsanız, fakir öğrencilere sahip çıkın, bunlar okuyup makama geldikleri zaman, memleket hırsızlardan kurtulur. Yoksa başkaları bu öğrencilerin ellerine 3-5 kuruş para ve silah vererek birbirlerini vurdurtur” şeklinde bir telkinde bulunuyordu. Bu cümleden çok fazla etkilendiğim için çok iyi hatırlıyorum. Çünkü 12 Eylül dönemini kastederek de söylediğini sanıyorum. Bu toplantı ve sohbet benim Fethullah GÜLEN cemaatine girmeme vesile oldu. Bu şekilde Fethullah GÜLEN Cemaati içinde yer almaya başladım. İlk olarak bu toplantıda Cemaate himmet-bağışta bulundum. Bu toplantılara sürekli olarak katılmaya başladım. Bu toplantılar ekonomik olarak benim seviyemde bulunan küçük esnafların katılımı ile yanılmıyorsam bir dershane ya da eğitim kurumunda eğitmen olan bir hoca başkanlığında yapılmaktaydı. Bu dönemde de sonraki dönemlerde de büyük bağışlar Ramazan aylarında toplanmaktaydı.
1992 yılında Yücel AKTAŞ isimli bir kişiyle Tasarım İnşaat adı altında bir inşaat firması kurduk ve bu sayede iş dünyasına girdim. Tasarım inşaat firmasını kurmamızla birlikte benim Cemaat toplantılarındaki seviyem daha da yükseldi ve artık kendi seviyemdeki iş adamlarının dahil olduğu toplantılara katılmaya başladım. Bu toplantılar ise bölge sorumlusu yani Adana, Mersin, Hatay, Antep ve Maraş İllerinin Cemaat sorumlusu olan kişiler yönetiyordu. İlk zamanlar toplantılarımızı yöneten bölge sorumlusunun ismini şu anda hatırlamıyorum. Ancak bir dönem sonra bölge sorumlusu olan kişi değişti ve Bölge Sorumluluğuna Hüseyin KARA isimli şahıs getirildi. Toplantılarımızı Bölge Sorumlusu olan Hüseyin KARA yönetmeye başladı. En az 4 yıl süre ile toplantılarımıza Hüseyin KARA başkanlık yaptı. Kendisi iyi bir hatip olması nedeniyle Adana ve diğer İllerde Fethullah GÜLEN Cemaatinin büyümesini, yayılmasını ve etkili olmasını sağlayan kişidir. Yanılmıyorsam 2010 ile 2012 yılları arasında Hüseyin KARA’nın Yurt Dışındaki Cemaat okullarının sorumlusu olduğunu Kenan Evren Bulvarı alt tarafında bulunan Işık dershanesinde verilen bir yemekte kendisinden öğrendim. Geçtiğimiz günlerde de basın haberlerinden Hüseyin KARA’nın yurt dışına kaçan kişilerden biri olduğunu öğrendim. Sonraki sorumluları hatırlamıyorum.
1992 ile 1994 yılları arasında yukarıda bahsettiğim şekilde toplantılar devam etti. Yapılan toplantılar haftalık, aylık, yıllık ve olağanüstü durumlarda yapılan toplantılar olarak sıralayabilirim. Bunları açacak olursam;
Haftalık Toplantılar; Bu toplantılara katılan Cemaat üyelerinden herhangi birinin evinde yapılırdı. Toplantılara okul veya dershanelerden bir eğitimci gelir ve toplantıları yönetirdi. Bu toplantılarda genellikle, katılımcıların kaynaşması ve sohbet hedeflenirdi. Bu toplantılarda Fethullah GÜLEN’in sohbetleri dinlenirdi. Toplantıyı yöneten hoca kendince hazırlanmış olan konuyu okur veya bu konu hakkında sohbete devam ederdi. Yine bu toplantılarda üyelerden arkadaşlarını, tanıdıklarını veya çevresinde bulunanları toplantılar davet etmeleri istenilir, zaman Gazetesine abone sayısının artırılmasına yönelik taleplerde bulunurdu. Cemaatin büyümesini sağlayan da haftalık olarak yapılan bu toplantılardır. Bu toplantılarda para konusu geçmezdi.
Aylık Toplantılar (Olağan Toplantılar): Bu toplantılar 20 gün veya 1 ay içerisinde dershane veya okullarda yapılırdı. Bu toplantılara Bölge sorumluları başkanlık ederdi. Toplantılarda öncelikle Fethullah GÜLEN’in sohbetleri dinletilir sonrasında ise yıllık olarak taahhüt edilen himmet miktarından o ay içerisinde verilmesi gereken meblağ ödenirdi. Yine aylık toplantılarda yapılması planlanan dershane, yurt, okul gibi yerler için bağış talebinde bulunulur ve toplantıya katılanlar tarafından bu talep doğrultusunda taahhüt edilen miktarlar yıllık himmet miktarından düşülmek üzere kayda alınırdı. Aylık toplantılarda taahhüt edilen paraları Zaman Gazetesinden gelen cemaat tarafından belirlenen kişiler kayda alır veya toplardı. Cemaat üyelerinin verdiği veya taahhüt ettiği paralar benim cemaatten kopmaya başladığım 2012 yılına kadar Zaman Gazetesinin görevlilerince toplandı. Yani kasa her zaman Zaman Gazetesiydi.
Yıllık Toplantılar: Her sene Ramazan Ayı içerisinde yapılan çok büyük katılımlı toplantılardır. Bu toplantılara katılım çok fazla olduğu için kontrolün sağlanabilmesi amacıyla katılımcılar belirli ekonomik sevilerindeki planlı gruplara bölünerek farklı günlerde toplantılara davet edilirdi. Yıllık toplantıları da tüm gruplarda Bölge Sorumluları yönetir ve toplanan paralar Zaman gazetesinden gelen muhasebe elemanları ve görevliler tarafından toplanır ve kayda alınırdı. Yıllık Toplantılar da dershane ve okullarda düzenlenirdi. Yıllık olarak yapılan bu toplantılarda o yıl içinde verilecek olan himmetler belirlenirdi. Toplantıya katılan Cemaat üyeleri verecekleri himmetleri taahhüt eder, bu taahhütler açık artırma gibi toplantıyı yöneten bölge sorumlularının tabiri caizse kızıştırması ile üyeler tarafından artırılarak yapılırdı. Bu artırmalarda yıllık olarak ilk başta örneğin 1000 TL taahhüt eden bir üye bölge sorumlusunun yönlendirmesiyle taahhütünü iki katına kadar çıkarmaktaydı.
Olağanüstü Toplantılar: Bu toplantılar yukarıda belirttiğim rutin toplantıların haricinde, acil olarak ortaya çıkan büyük ihtiyaçların giderilmesi (okul, yurt, dershane yapılması veya kiralanması, bunlara ilişkin tadilatlar, burs, kurban bağışları toplanması) amacıyla yapılan toplantılardı. Bu toplantılar da okul veya dershanelerde yapılır ve katılımcıları da olağanüstü toplanmayı gerektiren ihtiyaca göre belirlenirdi. Yani tadilat veya inşaat işi varsa ağırlıklı olarak bu sektörden kişiler davet edilirdi. Bu toplantılarda da amaç doğal olarak para toplanmasıydı.
Ben cemaat içerisinde Adana İl Sorumlularının bulunduğu en üst seviye toplantılara kadar katıldım. Ancak bu toplantılarda benim rolüm para ödemekten ya da cemaat adına hizmet yapmaktan öteye geçmedi. Benim bu seviyeye kadar yükselmemin sebebi ekonomik olarak o dönemde güçlü olmam yanında koşulsuz, şartsız Cemaatin tüm işlerini yapıyor olmamdandı.
Yukarıda belirttiğim şekilde yapılan toplantılara devam ederken 1994 yılında toplantılar içerisinde tanıdığım o dönemde Çırçır Fabrikası, Kumaş ve Giyim Mağazası, Şeker Fabrikası bulunan Muammer ÇALIŞKAN, Mobilya imalatçısı olan Yağmur AKKÜLLAH ve Akdeniz Boya Sanayi Sahibi Mevlüt ERTUĞRUL ile bir sohbetimiz esnasında ortağı olduğum Tasarım İnşaat isimli firmanın işinin bittiği, otaklar olarak ayrılmaya karar verdiğimiz ve firmayı kapatacağımızdan bahsetmem sonrasında, bana “birlikte dördümüz bir inşaat firması kuralım” dediler. Bu teklif üzerine 1994 yılında tasarım inşaat firmasını kapattık ve sonrasında SAMANYOLU İNŞAAT isimli firmayı 4 ortaklı olarak eşik hisseyle kurduk. Samanyolu İnşaat olarak yapsat üzerine faaliyete başladık. Bu süreçte Cemaat adına tadilat gibi ufak çaplı inşaat işleri yaptık ancak resmi olarak herhangi bir inşaat yapmadık. 1999 yılında ortaklardan Yağmur AKKÜLAH ekonomik çıkmaza girince ortaklıktan hissesini alarak ayrılmak istedi ve kendisine kar payı olarak 160.000 Amerikan Doları para verdik ve bu şekilde ortaklıktan ayrıldı. Yaklaşık 2 yıl kadar 3 ortakla Samanyolu inşaat firması olarak faaliyete devam ettik ve 2002 yılında Muammer ÇALIŞKAN ile Mevlut ERTUĞRUL’da ortaklıktan ayrıldılar ve Samanyolu inşaat isimli firma tamamen benim oldu ve tek başıma faaliyetlere devam ettim. Ortaklarımla sorunlu ayrılmadığım için ikili ilişkilerimiz sürekli olarak devam etti.
Samanyolu İnşaat isimli firmayı kurduğumuz ortaklarımızdan Muammer ÇALIŞKAN ile Yağmur AKKÜLAH o dönemde de şimdi de halen Fethullah GÜLEN ile direkt olarak görüşen kişilerdir. Bu görüşmeleri zamanla telefonla, cep telefonuyla ve yüz yüze olarak yaptıklarını çok iyi biliyorum. Hatta Samanyolu İnşaat ortaklığımızın devam ettiği süre içerisinde Mersin İlinde yaşayan ihsan KALKAVAN’ın abisi vefat ettiğinde Fethullah GÜLEN Mersine gelmişti. Mersin İline cenaze için gelldiği günün akşamında Muaamer ÇALIŞKAN’ın Pozantı İlçesinde bulunan Börücek Yaylasındaki evinde kaldı.
Yine 2004 yılında yapılan yerel seçimlerde iktidar partisi milletvekillerince Muaammer ÇALIŞKAN’ın adana Büyükşehir Belediyesine Başkan adayı olarak gösterilmek istendiğini, hatta Ankara’ya götürüldüğünü, bu konu için Başbakanla görüştürüldüğünü, ancak Fetullah GÜLEN’in kendisine Belediye Başkan Adayı olması konusunda izin vermemesi nedeniyle Adana Büyükşehir Belediyesine Başkan adayı olmadığını çok iyi biliyorum.
YAĞMUR AKKÜLAH ile ilgili olarak da; yanılmıyorsam 2010 yılına yakın bir zamanda fabrikasına gittiğim bir gün bürosunda duygusal bir şekildi ağladığını görerek durumunu sorduğumda, “fabrika Müdürüne sorduğunda, Güney Doğu illerinde özellikle de yanılmıyorsam Şırnak ilinde Yağmur Mobilya satışlarının az olduğunu, bunun sebebinin de kendisinin Fethullah GÜLEN Cemaatine yakınlığından kaynaklandığını öğrendiğini ve üzüldüğünü, bu bilgiyi aldıktan yaklaşık 1 saat kadar sonrasında kendisini telefonla aradıklarını ve satışların düşük olduğu Şırnak İlinde yapılan (şu anda tam hatırlamıyorum) yurt, dershane veya okuldan birine Fethullah GÜLEN tarafından kendisinin isminin verildiğini öğrendiğini, bu durumun da kendisini çok duygulandırdığını” söyledi.
Benim Cemaate dahil olduğum 1989-1990 yılından bu zamana Adana’da bulunan en büyük Cemaat mensupları, ya da Adana’ya yön veren, Adana’nın ekonomisine, sosyal yapısına yön veren, Cemaatin Adana’da bu denli büyümesini ve güçlenmesini sağlayan kişiler kısaca Fethullah GÜLEN Cemaatinin TEMEL TAŞI KONUMUNDA OLAN kişiler;
Muammer ÇALIŞKAN: Cemaatin Adana’daki 1 numaralı adamıdır. Kendisi Cemaatin Adana’da yapacağı her türlü faaliyetinde, alacağı kararlarda, Cemaat adına yapılacak yatırımlarda, öğrencilere verilecek burs miktarlarının belirlenmesinde, servis ücretlerinin belirlenmesinde A’dan Z’ye 1. Derecede söz sahibi olan kişidir. Bölge sorumluları dahi Muammer ÇALIŞKAN’ın emrindedir ve onun talimatı ile hareket eder. Kendisinin, ben cemaatten ayrılana kadar yani 2010 yılına kadar Emniyetten de sorumlu olduğunu biliyorum. Fethullah GÜLEN ile direk görüşür ve bu görüşmeler çok samimi bir şekilde yapılır.
Muammer ÇALIŞKAN’ın Adana Ticaret Borsası Başkanı olarak seçilmesi ve bu görevi yürütmesinin nedeni tamamen Cemaatin kurumlar üzerinde daha etkili olmasını sağlamak, Cemaatin temsil seviyesini yüksek tutmak amacıyla alınmış bir görevdir. Bu görev sebebiyle Muammer ÇALIŞKAN Cemmat adına daha etkili ve verimli işler yapabilmiştir. Örneğin toplanan bağışlar, burslar, himmetler bu görev nedeniyle çok daha fazla artmıştır. Çünkü Temsil ettiği Kuruluşun ticari hayat üzerinde tam etki ve yetkiye sahiptir. Muammer ÇALIŞKAN Adana Ticaret Borsası Başkanlığına gelmekle Cemaat adına paranın tam anlamıyla kaynağına oturmuştur.
Kemal ELİBAL: Muammer ÇALIŞKAN’dan sonra gelen Cemaatin Adana İlindeki 2. adamıdır. Kararların alınması, faaliyetlerin yürütülmesinde etkili 2. Kişidir. Kendisinin şu anda Koza İnşaat sahibi olduğunu ve müteahhitlik yaptığını biliyorum. Kendisi Kimse Yok Mu Derneği Başkanıdır.
Ahmet COŞKUN: Kendisi Cemaatin adana ilinde bulunan 3. Numaralı adamıdır. Kamu kurumlarına yerleşecek Cemaate tabi memurların hazırlanması ve gerekli olan prosedürlerin tamamlanması aşamalarından sorumlu olduğunu biliyorum. Halen Suvari giyim isimli firmanın sahibidir. Cemaatin Adana İlindeki tüm belediyeler üzerinde etkili adamıdır. Yine diğer Devlet Daireleri üzerinde de büyük ölçüde etkisinin ve yaptırımının olduğunu biliyorum.
Yağmur AKKÜLAH: Cemaatin Adana İlinde bulunan 4. adamıdır. Kendisi Adana’da Cemaat adına yapılacak faaliyetlerde bulunur ve söz sahibidir. Yüksek oranda bağışta bulunan bir kişidir. (Yıllık 1.000.000TL civarı) Yağmur Mobilyanın sahibidir. Fethullah GÜLEN ile direk görüşür ve bu görüşmeler çok samimi bir şekilde yapılır.
Halil KADI: Cemaatin Adana İlinde bulunan etkili 5. adamıdır. Cemaatin Adana kasasıdır. Şu anda Karteks fabrikası sahibidir.
Tahir ACAROĞLU: Cemaatin Adana İlinde bulunan etkili 6. Adamıdır. Kendisi inşaat Mühendisi ve Müteahhittir. Bir dönem Kimse Yok Mu Derneği yöneticiliği de yapmıştır.
Yukarıda saydığım bu altı isim benim içinde bulunduğum 25 yıl süresince Fethullah GÜLEN cemaatinin Adana’da değişmez yöneticileri ve karar mekanizmalarıdır. Bu isimleri geçen 6 Cemaat yöneticisinin haberi olmadan hiçbir kurum veya kişi karar alamaz, hareket edemez.











