Daha önce de dile getirdim ama sanırım pek anlaşılmamış.
Paralel yapıya dönük operasyonlarla ilgili soru işaretlerine dikkat çekmiştim.
Daha önceki davalarda olduğu gibi burada da gerçeği aramalıyız.
Hukuk sonuna kadar işletilmeli, somut delillerle yürünmeli.
Kamu vicdanının rahatlaması için mecburuz da buna.
Zihni Aldırmaz'ın da 4 tutuklu sanıktan biri olduğu son paralel yapı operasyonu şehir açısından büyük önem taşıyor.
Şehrin önünde tarihi bir fırsat duruyor.
Sadece bazı isimleri cezalandırmak adına operasyonunun sulandırılması şehirde onarımı mümkün olmayan yaralar açar. Birçok aydınlatılması gereken noktayı da ilelebet karanlığa mahkum eder.
Somut gidelim...
Kanuni Ünveristesi'nin arazisinin konut alanına sahte evraklarla çevrildiği söyleniyor.
İfadelerine başvurulan dönemin meclis üyelerinin hemen hepsinin "Bizim haberimiz yok" dedikleri belirtiliyor.
Adana Haber'in ulaştığı yeni belgeler, Meclis üyelerinin imar komisyonunda konuyu görüştükleri, mecliste de karar aldıklarını ortaya koyuyor. Haber sütünlarında "Hepsi oradaymış" başlıklı yeni haberi göreceksiniz.
Mahkeme, bir bilirkişinin hazırladığı rapor ile bu davanın altından kalkamaz.
Bir olay üzerinden yürünerek şehirdeki (paralel yapıya veya başkasına avantaj sağlayan) imar talanları aydınlığa kavuşturulamaz.
Bilirkişi veya uzmanların incelediği belediye evraklarına güvenilmez.
Tüm evraklar titiz bir incelemeden geçtikten sonra arazideki uygulamalarıyla karşılaştırılmak zorunda.
Hiç kolay iş değil.
Asıl dikkat edilmesi gereken ise.
Hazır "Paralel" deyince herkesin tüyleri diken diken oluyorken, bunu fırsata çevirmek isteyenlerin sulandırma çabaları.
Mesela, paralel yapının düşmanı(!) bir gazetenin temsilcisi yapılan operasyonda kendisini mahkemenin yerine koyarak, Zihni Aldırmaz'ı en masum ilan ediyor. "Suçlular dışarda Zihni içerde" başlığı ile operasyonu kamuoyunda itibarsızlaştırıyor. Dışardaki suçlular kim? Beyefendi kimi uygun görürse o...
Bazı isimleri açıkça yazarken bütün Adana'nın bildiği isimleri ise bilerek saklıyor.
Soruşturma, operasyonu kazanca dönüştürmek isteyenlerin tehdidi altında...
Bir kesim de "Nasılsa operasyon yürüyor... Bir de Hüseyin Sözlü'yü katalım bunun içine. Hem hükümet de memnun olur" kafasıyla durmadan manipülasyon yapıyor. Kimin olduğu bilinen sahte hesaplarla mevzuyu dağıtarak asıl failleri kalabalıkta kaybetmeye çalışıyor.
Soruşturma, manipülasyon simsarlarının tehdidi altında.
Paralel denince Adana'da ilk akla gelen çok ünlü isimlerin çok ünlü bir Adanalı siyasetçi ile yakınlıklarını sağır sultan bile biliyor. Bu arkadaşın paralel ile siyaseten mücadelede somut bir çabası, sözü ve beyanatı da olmadığına göre...
Soruşturma hala geçerli siyasetin de tehdidi altında...
Savcılık ve bir avuç polis bütün bu ahval ve şerait içinde delil toplamaya çalışıyor. İşleri çok ama çok zor.
Siz Adana Haber'i izlemeye devam edin.
Geçmişte olduğu gibi bugün de gerçeği, sadece gerçeği bulacaksınız.











