Ziyarette MARDAV Başkanı Osman Göktekin, Başkan Yardımcısı Mehmet Yalçın, Vakıf Saymanı Metin Kanık, MARDAV kurucularından İlkhaber, İlkses ve Güney Hakimiyet gazetelerinin Yönetim Kurulu Başkanı ve işadamı Halil Arslan, Çukurova Müftü Vekili ve Gazetemiz Köşe Yazarı Dr. M. Zeki Uyanık, Seyhan halk Eğitim merkezi Müdürü Hüseyin Dalak ve müdür yardımcısı Metin Özel, As Platformu Başkanı Ali Aygün, Midyat Gölbaşlılar Derneği Başkanı Ömer Tunç Mardinli mahalle muhtarları ve çok sayıda vakıf üyesi hazır bulundu.
Hoş sohbetler eşliğinde gerçekleşen ziyarette Vakıf Başkanı Osman Göktekin, Orhan Miroğlu’na vakıfları ve çalışmaları hakkında bilgiler verdi. 1500’e yakın öğrenciye burs verdiklerini hatırlatan Göktekin,”Mardinliler olarak burada tamamen Mardin örneğini sergiliyoruz. Siyasetten uzak duruyoruz. Buna çok dikkat ediyoruz. Hemşehrilerimize eşit seviyede yardımcı oluyoruz” dedi.
Ak Parti Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu ise, Adana’ya gelme nedeninin Gelinkayalı bir hemşehrilerinin kızlarının düğün merasimi için olduğunu aktardı. Geçen hafta darbe girişimi nedeniyle düğünün ertelenmek zorunda kaldığını vurgulayan Miroğlu, “Bu hafta kısmet oldu. Düğün sonrası demokrasi nöbeti tutuğumuz alana gelin ve damatla birlikte geldik. Orada birçok Mardinli arkadaşımı kardeşimi dostumu gördüm. Bundan büyük bir gurur duydum. Onur duydum gerçekten. Yanımızda Adana milletvekilleri ve bakan arkadaşımızda bulunuyordu. Onlarda aramızdaki bu samimiyeti çok güzel karşıladılar. Allah daha üstün başarılar nasip etsin inşallah.” dedi.
Adana’nın çok göç alan bir il olduğunu da belirten Miroğlu, “Bu göçünde büyük bir kısmı Mardin’den gelen kardeşlerimizdir. Ben hatırlıyorum ve bunu sık sık söylüyorum. Bizim Mardin de ki beldelerin nüfus kalabalığı geliyor aklıma belediye başkanı olabilmek için en az 2 bin, 2 bin 500 oy almaları gerekiyordu. Şimdi ise 600-700’e düşmüş. Büyük bir göç var çünkü. İnsanlar eğitim, sağlık, geleceğe ilişkin bütün planlarını yapsınlar. Tabi ki Adana’da bizim şehrimiz Mardin’de bizim şehrimiz ben gittiğim her şehirde oralı oluyorum. Şuan Adanalıyım. Mardin’in o demokrafik çeşitliliğini çoğulculuğunu korumaya yönelik ciddi işler yapmamız gerekli. Bu gün neden hemşerilerimiz büyük beldelerimizde işlerini kurmasınlar, geleceklerini orada aramasılar. Çok zengin bir şehir aslında medeniyetler açısından. Çok büyük bir mirasın üzerinde yaşamaktayız. 29’a yakın Midyat’ta taş ocağı var dünyanın her yanına gönderiyorlar. “ diye konuştu.
Mardin adı altında faaliyet yürüten dernek ve vakıfların tek çatı altında toplanarak daha da güç kazanabileceğine dikkat çeken Miroğlu, “Mardin adına illerimizde çok sayıda dernekler var. Türkiye’nin dört bir yanında. Mümkün olursa bütün bu dernekleri tekbir çatı altında toplamak ve büyük bir güç oluşturmak ve bu büyük gücü hakikaten üniversiteye giden çocuklarımıza, durumu iyi olmayan insanlarımıza yardımcı olmak için kullanabiliriz. Bağımsız tek tek bu kurumlarımızı koruyalım. Ama ortak bir iradeye kavuşması için birleşmesi gerekli.” ifadelerini kullandı.
Kurumların siyasetten uzak durmasının çok önemli olduğunu söyleyen Miroğlu, “Şu son darbe girişiminde, kalkışmasında bile bunun ne kadar önemli olduğunu gördük. Dini motiflerle süslenmiş, sözüm ona dini hizmet için, Türklüğü dünyaya tanıtmak için, İslamiyet’i dünyaya tanıtmak için kurulmuş bir grubun geldiği sona bakmalıyız. Nedir bu. Kendi meclisini bombalamayı göze almak, emniyet müdürlüklerini basmak, 250 vatandaşımızın hayatına kast etmek. Tankları sokağa sürmek. Milli İstihbarat teşkilatını kuşatmak. Her tarafı yakıp yıkmak şuan merkezinde tırnak içerisinde söylüyorum. Dini bir cemaatin olduğu bir yapı. Dolayısıyla kurumların siyaset dışı kalmaları ama siyaseti doğru yönde etkileyecek çalışmaları örnek çalışmalar yapmaları hakikaten son derece önemlidir. Çünkü vakıflar siyaset yapmak için kurulmazlar. Sivil toplum örgütleri siyaset yapmak için kurulmazlar ama Türkiye’nin siyaset kültüründe maalesef böyle bir problem var. Yani 3-5 kafadar bir araya gelir işte falan partinin ilçe örgütünü nasıl ele geçiririm şeklinde hesap yapar kitap yapar. şeklinde konuştu.
Son bir hafta içerisinde insanların hayatları boyunca şahit olmadığı görüntülere şahit olduklarını savunan Miroğlu, “Türkiye bu son darbe girişimiyle beraber sivil toplumun farklı ama siyaset alanında farklı olduğu bir süreçten geçiyor. Hepimiz için hayırlı olsun. Son bir hafta içerisinde belki hayatımız boyunca şahit olamadığımız şeylere şahit olduk. Bu tanıklığımızın bir bölümü de kaybettiğimiz şehitlerimizin hatırına bırakılan notlardı. Dün hakikaten meydandaki varlığınız bana büyük bir güç verdi. Bu güçle buradan ayrılacağım. Hemşehrilerimin demokrasiyi milli iradeyi korumak için Adana’daki o meydanda olmaları, onları görmem beni çok mutlu etti. Onlarla birçok ortak hatıramız var. Babalarını, dedelerini tanıdığımız kişiler var. Onları gördüm bu güç bu zenginlikle Adana’dan ayrılacağım. İnşallah bundan sonraki buluşmalarımız derli toplu olsun. Bir vesileyle bir araya gelmiş olmayalım. Bir araya gelip meseleleri konuşalım.” dedi.
Siyasetin amacı sivil toplum kuruluşlarını geciktirmemek, onların çalışmalarını kolaylaştıran işlere imza atmak olduğunu vurgulayan Miroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü, “Bu bakımdan benim en büyük hayalim Mardin’in Birlerşmiş Milletler Unesco’nun dünya mirası şehri olmasıdır. Hayalimden geçen bir şey daha var. Midyat’ında il olmasını çok istiyorum. Çünkü Midyat bunu hak ediyor. Bu fikir büyükşehir düşsün diye değil. Bu çok uzun bir hikaye ve eğer bu darbe süreci olmasaydı hükümet nezdindede belki bu hafta gündemimize alacaktık. Tabiî ki sonuç için bir şey söyleyemem. Midyat çok önemli bir yerde duruyor. Midyat’ın çok kültürlü etnik yapısının korunması için Midyat’ın il olması çok zaruri bir şey. Darbe sürecini atlattığımızda inşallah bu tekrar gündemimize alacağız.”
Adana’nın kentsel dönüşüm meselesinin kendilerini ilgilendiren önemli konulardan olduğunu vurgulayan Miroğlu, “Adana’nın kentsel dönüşümü bizi çok ilgilendiriyor. Mardin’den gelen arkadaşlarımızın ikamet ettiği yerler var. Burada kentsel dönüşüme uğraması gereken mahallelerde halkımızın, yurttaşlarımızın güney ve güney doğudan gelen yurttaşlarımızın yaşadığı zorlukları biliyorum. Zaman zaman burada yaşayan arkadaşlarımdan, dostlarımdan raporlarda alıyorum ama o kadar hızlı bir siyasi süreçten geçtik ki, son bir yıl içinde 2 seçim yaşadık. Bir terör örgütü yine silahlı işlere döndü. Ardından bu darbe süreci. Maalesef bunları oturup adam akıllı oturup konuşma fırsatımız olmadı. Kentsel dönüşümün burada en sağlıklı şekilde yapılması için arkadaşlarımızın faydasına olacak.Bu çalışmayı bütün gücümüzle desteklememiz lazım. Şehirlerde bir şehirlilik kültürü ve bilinci gelişmesi lazım. Bu herkesin faydasına olur. Şiddet üreten bu kent varoşları o zaman kentsel dönüşüme uğrasaydı belki bu kadar şeyler olmayacaktı. Ama geç kalınmış sayılmayız. “ diye konuştu.
Konuşmaların ardından hatıra fotoğrafları çektirildi. Mardinliler Miroğlu’nun ziyaretinden memnun olduklarını ifade etti.











