"Ömer Çelik'li 13 kayıp yıl" başlıklı yazımıza olumlu, olumsuz tepkiler geldi. Katılan okurlar içeriğin eksiğinin olduğunu fazlasının olmadığını söylüyorlar.
Katılmayanlar ya okumamışlar ya inanmadan itiraz ediyorlar. Ağırlıklı olarak Adana'daki kötü gidişin sorumluluğunun bir kişiye yıkılamayacağı söylüyorlar.
Biz yazıya "Kişileri değil zihniyeti sorgulamamız lazım' diye başlamıştık.
13 yıldır Türkiye'yi tek parti yönetiyorsa ve aynı 13 yılda bu partinin Adana'daki patronu bir tek kişi ise yapılanlar ve yapıl(a)mayanların muhasebesini kimden soracağız?
Kulaktan dolma bilgilerle konuşanlar bir kez daha okusunlar.
27 Ekim 2015 tarihli yazı şöyle:
"13 yıldır ülkemizde tek parti iktidarı vardır.
Adana'nın geriye gidişi bu süreçte hızlanmıştır.
Bir dönem belediyelerin ve yerel meclislerin çoğunluğunun da iktidar partisinde olduğunu düşününce, 13 yılın faturasını AKP'ye çıkarmak haksızlık olmayacaktır.
Peki Ak Parti Adana'ya nasıl baktı?
Ömer Çelik'in gözünden baktı.
Bütün Adana'yı Ömer Çelik'e feda etti.
2002 seçimlerinde Ak Parti Adana Listesinin başında Adana'da akrabaları dışında neredeyse kimsenin tanımadığı bir isim olan Ömer Çelik yer alıyordu. Aynı mahallede büyümemiz, aynı kuşaktan olmamız ve hatta neredeyse meslektaş olmamıza rağmen ben bile tanımıyordum. İlk kez Abdullah Torun'a Fuzuli Caddesi'nde açtırdığı seçim bürosunda karşılaşmıştık.
Böyle bir ismi partinin Adana'da ağırlığı ve tabanı olan isimlerin hatta kurucuları önünde liste başı yapmak, "Adana'nın patronu" payesi vermekti.
Nitekim öyle de oldu.
Çelik, dönemin başbakanı ve genel başkanının yakınındaki isim olarak kentteki Ak partili siyasetçilerin elini kolunu bağlıyordu. Ne yaparlarsa yapsınlar, iş dönüp dolaşıp Ömer Çelik'e gidiyordu. Çelik'in Adana ile bağı yoktu. Buna ihtiyacı da yoktu. Ankara eliyle siyasette parlatıldıkça, talimatları zaten Ankara'nın talimatları şeklinde algılanıyordu.
Taban, üye, delege, yönetimle kim uğraşacaktı.
Bunlar marabaların işiydi.
Ömer Çelik'in artık Adana'da zenginler ve sonradan görmelerden oluşan dar bir arkadaş çevresi vardı.
Sokak, sokak gezen marabalar da sonunda onun onayından geçmek zorunda değil miydi?
2. Dönemde (2007 seçimleri) liste başı olan Dengir Mir Mehmet Fırat dışında kalan tüm milletvekillerine verilen rol sadece figüranlıktı.
Birkaç akrabalarını işe yerleştirmek, birkaç atama yaptırmak, maaşlarını alıp oturmakla yetindiler.
7 Haziran seçimlerinde 3 dönem kuralı nedeniyle listeye giremeyen Çelik koalisyon kurul(ama)mamasındaki başarısının karşılığını yeniden liste başına oturarak aldı.
Bütün Ak Parti örgütü yeniden Ömer Çelik'in gözüne girmek için uğraşıyor.
Ak Parti seçmeni yapmadıkları yap(a)mayacağının garantisi olan bir ismi liste başından meclise göndermek, diğerlerini de etrafında figüran yapmak için oy verecek.
Ak Partili siyasetçilere de seçmenlere de hayırlı uğurlu olsun!
Herkes layık olduğu şekilde yönetilir."
Elbette itirazlar olabilir.
Bizim bilmediğimizi bildiğini iddia edenlerin değerlendirmelerine de bu köşe açıktır.
Ellerini vicdanlarına koyup söylesinler.
Ömer Çelik 13 yılda Adana'ya ne vermiştir; Şehrin hangi derdine derman olmuştur?











