Herşeyin başı sağlık diye boşuna söylememişler.
Hastane, doktor, iğne, serum derken uzunca bir süre sizlerden ayrı kaldım.
Şükürler olsun yeniden bilgisayarın başındayım.
Masamın üstü bu şehri kirletenlerin yolsuzluk belgeleriyle doldu.
18. bölümünden sonra yazamadığım Çukurova Üniversitesi ile ilgili yolsuzluk dosyamıza yeni belgelerde gelmiş bu arada.
Türkiye'nin bir zamanlar en saygın üniversitelerinden biri olarak gösterilen Çukurova Üniversitesi'ndeki skandalların ardı arkası kesilecek gibi değil anlayacağınız.
Belgelere baktıkça ben utanıyorum da, acaba ben yazdıkça o kurumu yöneten ve bu pisliğe bulaşanların yüzleri hiç kızarmıyor mu? diye de kendi kendime soruyorum.
Neyse Rektör Mustafa Kibar'da bizim hastalığımıza denk gelen o uzun süre içerisinde umarım soruşturmalarını tamamlamış, sorumlular hakkında idari ve yasal işlemleri yaptırmıştır!
Tabi Çukurova Üniversitesi'nden söz ederken geçen hafta, Adana Büyükşehir Belediyesi özellikle yine imar işleriyle gündeme oturdu. İmar denince 7'den 70'e herkes bilir ki; imar=rant!
Biz de rantçılara işgalcilere "yatırımcı" kostümü giydiren Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü ve Meclis Üyelerine hayırlı işler dileyerek bir başka konuya geçelim.
Türkiye neredeyse bir haftadır AK Parti Adana Milletvekili ve TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Prof. Dr Necdet Ünüvar'ın oğlu ile ilgili haber ve yorumlarla meşgul.
Ünüvar'ın 25 yaşındaki oğlu Alaattin Ünüvar mezun olduktan bir yıl sonra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nda Müşavir olarak işe girmiş.
Gördünüz mü skandalı!
Vay anasını dedirtecek cinsten(!)
Ne alem bir toplum olduk, yüzlerce önemli konu gündemdeyken biz binde biri bile doldurmayacak bir olayı abarttıkça abartıyoruz.
Yahu kardeşim özellikle 1980 sonrası sıradan hal olan bir konu skandal diye gündeme getiriliyorsa gerçekten şaşırmış olmalıyız.
Bugüne kadar görev yapan binlerce milletvekilinin aile bireylerinden siz hiç işsiz kalan, boşta gezen gördünüz mü?
Hele 12 yıllık AK Parti iktidarında, bırakın iktidar mensubu olanları, TBMM çatısı içerisinde milletvekili olarak yer alıp da oğlu, kardeşi boşta gezen milletvekili kaldı mı diye sormamız gerekirken Necdet Ünüvar'a yönelik linç girişimini anlamakta güçlük çekiyorum.
Necdet Ünüvar AK Parti'nin iktidara geldiği 2002 yılından milletvekili seçildiği 2007 yılına kadar Sağlık Bakanlığı Müsteşarı olarak görev yaptı.
Çocuklarının ya da kardeşlerinin kısaca aile bireylerinin hiç birinin adı Sağlık Bakanlığı'nın ihalelerinde, ilaç patentlerinde ya da yolsuzluklarında anılmadı.
Çocuklarını Sağlık Bakanlığı ile sürekli işi olan dev holdinglerde de işe başlatmamış.
Ya da çocuklarına bir medikal firması kurdurup trilyonlarca liranın döndüğü sağlık sektöründe kısa yoldan köşe dönmeleri için formülde bulmamış.
Necdet Ünüvar çocuklarını iktidarları döneminde devlet kurumlarında işe başlatmış.
Hepsi bu.
Sanki böyle bir olaya tüm Türkiye yeni tanık oluyormuş gibi bir gündem yaratıldı.
Bu sıradan bir olayı gündeme taşıyanlar bırakın Ankara'yı dönün Adana'ya bakın;
Bakan kardeşlerinin nerelere atandığını görün.
Milletvekili eşlerinin hangi kurumlarda görev yaptığını inceleyin.
İşe gitmeden, çalışmadan devletten maaş alanları sorgulayın.
Hele bir de belediyeleri inceleyin.
Geçmişten günümüze kimlerin çocukları, yeğenleri, kardeşleri genel ve yerel iktidar güçlerini kullanarak nasıl bir günde üst düzey devlet memuru yapıldı, bunları getirin gündeme.
Bugün belediyeleri aile şirketine dönüştürenleri görmeden, onları sorgulamadan AK Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar'a yönelik bu linç kampanyasını izlerken hayrete düşüyorum.
Bu partinin adını ve en tepedeki makamların gücünü kullanarak gencecik avukatların kısacık sürede zenginler arasına katıldığını görmeyenler Necdet Hoca'nın oğlu Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na nasıl müşavir atanır diye hesap soruyorlar.
Bu olayın böyle gündeme getirilmesi elbette tesadüfü değil.
Zamanlama gerçekten manidar!
AK Parti içerisinde 3 dönem kuralıyla TBMM çatısı altında son aylarını geçirenler Necdet Ünüvar'ın yıpratılması hususunda sanırım düğmeye basmışlar.
Necdet Ünüvar'ın hırsızlığı, arsızlığı ve yolsuzluğu yok.
Arasalarda bulamazlar.
Üstelik Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hedefinde olan parelel yapıyla da her hangi bir bağını bulmanız mümkün değil Necdet Hoca'nın.
Bayramlar da diğer milletvekilleri gibi cemaatin davetlisi olarak ne Afrika ülkelerine gitmiştir nede Pensilvanya'ya.
Kesin olan bir gerçek varsa o da 2015 seçimlerinde 3 dönem kuralıyla birlikte AK Parti Adana'da Necdet Ünüvar dışında vitrinini baştan sona değiştirecek.
İşte bu gerekçe, Ünüvar'a yönelik son günlerdeki linç ve karalama kampanyasının en önemli nedeni.
Oğulun ve kardeşlerin çok çok etkin olduğu belediye gerçekleri tüm çıplaklığıyla gözümüzün önünde dururken Necdet Ünüvar'a yapılan bu haksızlığı içime sindiremedim.
Aslında bu yazıyı başkalarının kaleme alması lazımdı.
Mesela iktidar mensuplarına yalakalığı meziyet gören ya da Necdet Hoca sayesinde makam, köşe ve koltuğunu koruyan yandaş medya kalemlerinin.
Onlar bu aralar sus-pus!
Belli ki abilerinden korkuyorlar ve topa giremiyorlar.
Benim Necdet Ünüvar'la bir kaç telefon görüşmem dışında ne çay içmişliğim var, ne de özel hastane sahiplerinin işlerini takip etmekten dolayı gelişen bir muhabbetim.
Gazeteci olunca duramıyor ve haksızlıklar karşısında susamıyorum.
Böyle bir yazıyı kaleme almamda ki tek neden bu sanırım.
AK Parti, CHP ve MHP mensubu milletvekillerinin acaba boşta gezen, yıllarca eğitim görüp de mezun olduktan sonra hala iş bulamayan çocukları, kardeşleri varsa lütfen bana hatırlatın.
İşsizlik elbette çok büyük bir sorun.
Adana gibi bir şehirde yaşayanlar bu sorunu daha derinden hisseder. Çünkü bu şehir işsizlikte Türkiye rekorunu elinde bulunduruyor.
Ülkemizde işe girerken yeterli olmayan tek şey; bilgi, deneyim ve başarı.
Hele kamu kurumunda ya da belediyelerde işe girecekseniz bunların hiç bir önemi yok.
Çünkü bu kurumlar bilgi birikimi sahibi insanları değil referanası güçlü isimleri işe alırlar.
Acı da olsa durum bundan ibarettir.
Böyle bir Türkiye'de 5 yıl müsteşarlık 8 yıldır da iktidar partisinden milletvekili olan Necdet Ünüvar'ın oğlunu işe aldırmasının haber değeri olabilir mi?
Bence bu sıradan olay şaibesiz, dürüst bir ismin yıpratılmasına yönelik kurgulanan aşağılık bir oyunun sahnelenmesidir.
Bakan çocuklarının evlerinde milyonlar sakladığı bir dönemde ismi lekelenmemiş dürüst bir milletvekilini, oğlunu bir kamu kurumunda işe aldırdı diye eleştirmek ve hedef tahtasına oturtmak traji komik bir durum diye düşünüyorum.
Keşke iktidarın her milletvekili Necdet Ünüvar gibi dürüst kalmayı başarsa da çocuklarını kamuda işe aldırsa.
İnanın bu ülke ve bu millet bundan kazançlı çıkar.
Sadece milletvekilleri değil keşke gözü doymayan yerel yöneticeler de böyle davransa.
Çünkü böylesi daha namuslu……..











