Türkiye Kamu Sen Adana İl Temsilcisi Ayhan Arabacı yaptığı açıkmada 15 Ocak’ta İnönü Parkında bordro yakma eylemi yapacaklarını söyledi.
Arabacı “Biz memurların haklarının gasp edilmesi noktasında bu mücadeleyi verirken memuru masada unutup cüzi miktarlarla sözde toplu sözleşme imzaladığını sanan sendikanın da herhalde biz bordo yakma eylemi yaparken onlarında kına yakma eylemi yapması gerekir diye düşünüyoruz” dedi.
2014 yılı için net 123 TL’ye imza atanların 2015 yılında yüzde 3+3 gibi rakamların altına imza attığını hatırlatan Arabacı; “2014 ve 2015 yılı için malum yetkili sendikanın yaptığı toplu sözleşme ile tüm memurlarımız mağduriyet yaşamaktadır. Biz ifade ediyoruz ki bu memurlar için bir kayıptır. Burada enflasyon farkı maddesi dahi mücadelesi verilmemiş unutulmuştur. Bu memurun resmen masada satılmasından başka bir anlama gelmez. Tüm memurlar açıklanan enflasyon rakamları karşısında ezilmektedir. Elbette biz memurların yaşadığı sıkıntıları gündeme getirirken bu ülkede işsizleri bu ülkede asgari ücretle çalışarak geçinmeye çalışan insanlarını, bu ülkenin emeklilerini görmezden gelemeyiz. Emekliler 2015 yılı ile birlikte çok gülünç bir rakam 24 lira gibi bir zam verilmiştir emeklilere. Bununla ilgili olarak 6 Aralık’ta Kamu-Sen’e bağlı tüm şubeler Ankara’da ek zam talebi ile eylem yaptık. Biz memurların haklarının gasp edilmesi noktasında bu mücadeleyi verirken memuru masada unutup cüzi miktarlarla sözde toplu sözleşme imzaladığını sanan sendikanın da herhalde biz bordo yakma eylemi yaparken onlarında kına yakma eylemi yapması gerekir diye düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
KIYIM HAD SAFHALARA ULAŞTI
Türk Eğitim Sen Adana 1 Nolu Şube Başkanı Selahattin Dolgun ise yaptığı açıklamada; “Eğitim kolunda bugüne kadar Cumhuriyet döneminde yaşanmamış bir siyasallaşma yaşadık. Siyasallaşmada kıyım hiç bir had safha tanımadı. Kıyım o kadar had safhalara ulaştı ki hiç bir şeyi görmediler” dedi. Yıllardır eğitimde ve diğer kurumlarda yaşanan siyasallaşmanın eğitimin en alt kademelerine kadar indiğini vurgulayarak; “Okul Müdürlüğü ve Müdür Yardımcılığı görevlendirmeleri 2014’de çıkan bir yasa ile sona erdirildi. Sona erdirilen yasadan sonra hiçbir değerlendirmenin yapılmadığı tutum ve davranışla karşı karşıya kaldık. Okul Müdürlüğü ve Müdür yardımcılığına kadar inan siyasallaşmanın kabul edilir bir tarafı yoktur. Okul Müdürlüğü’nde yapılan haksızlıkları, adaletsizlikleri zaman zaman gündeme getirdik. Geçtiğimiz hafta da Milli Eğitim’de Müdür Yardımcılığı atamaları yapıldı. Yapılan atamalardaki adaletsizlikler ve haksızlıklar Müdür görevlendirmelerindeki yapılan adaletsizliği adeta bize arattı. Kendi atadıkları Müdürlere bile dikte yapma noktasına geldiler. Birilerinin aracılığı ile giderek kendilerini istedikleri okula Müdür Yardımcısı yaptırdılar. Yönetmelik çok açık. Okul Müdürü ve Milli Eğitim Müdürü’nün teklifi ve Valinin onayı ile oldu. Biz eğitimde yapılan adaletsizleri zaman zaman Vali Alim Barut’a ifade ettik. Ama ne gariptir ki Vali Mustafa Büyükbu adaletsizlikler nedir hangi haksızlıklar hangi hukuksuzluklar yaşanıyor gibi hiç bir açıklama ve girişimde bulunmadı. Milli Eğitim yapılan uygulamalarda tam bir irade teslimiyeti yaşanmaktadır. O makamlarda oturan insan iradelerini teslim etmişler hak hukuk tanımayan ve Milli Eğitim Bakanlığının çıkardığı yönetmeliği tanımayan zatlar tarafından Milli Eğitim yönetilmektedir” şeklinde konuştu.











