Türkiye iç ve dış sorunları ile boğuşuyor. Tarihinde büyük sıkıntılar yaşamasına rağmen 6-7 Eylül olaylarından sonra ilk defa yağma manzaraları ile karşılaştı. Toplumdaki gelir adaletsizliği ve büyük işsizlik sosyal olayların bir anda büyümesine ve kontrolden çıkmasına neden oluyor. Ülkede bu yaşananlara rağmen rant kervanı ise son sürat yoluna devam ediyor.
Kamuoyunun gündemine ses kayıtları ile giren İstanbul Etiler Polis Meslek Yüksek Okulu arazisisinin de böyle bir rant operasyonuna kurban edilmek istendiği ileri sürülmüştü. Türkiye'nin her yerinde olaylar sürüyor ve karşılıklı gruplar birbirinin üzerine ateş açıyorken, bakanlar kurulu kararı ile Etiler Polis Meslek Yüksek Okulu kapatıldı. Yani daha sonra AVM ve rezidans yapılabilmesinin ilk adımı resmi olarak atılmış oldu. Kamuoyunda, "Türkiye yansa AKP rant politikalarından vazgeçmez" yorumları yapıldı.
Peki rant sadece AKP'nin işi mi?
Yoksa ülkenin her kurumunun genlerine mi işlemiş durumda.
Adana'daki bir örnekten yola çıkarak takdiri sizlere bırakalım.
MHP'den Adana Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Hüseyin Sözlü, partisinin dışında birçok kesimin desteğini almıştı. Adana Haber Gazetesi de şehirdeki rant kavgasına son vereceği umuduyla yayınlarıyla Sözlü'ye destek olmuştu.
Sözlü seçildiği ilk günlerde bazı rant dosyalarına mecliste izin vermeyerek bu doğrultuda yönetim sergileyeceğinin sinyallerini vermişti.
Bu dosyalardan biri de Seyhan Nehri kenarında yeşil alan iken kanunsuz şekilde Adalı Ailesi'ne ait Sheraton Oteli'ne peşkeş çekilen 15 dönümlük çocuk parkı ve yeşil alanlardı.
Mahkeme de Sözlü'den önceki dönemi kapsayan bu işlemi iptal etti. Belediye'nin itirazları da reddedildi.
Yargı kararıyla Sheraton'un yeşil alan işgali tescillendi.
Mahkeme kararının uygulanması ve yeşil alan işgaline son verilmesi gerek.
Ne olduysa Hüseyin Sözlü ağız değiştirmeye, kendisinden öncekiler gibi "Yatırımcının önünü açmak" söylemini gündeme getirmeye başladı.
Adalı'nın işgaline kılıf aranmaya çalışıldığı duyumunu alan Rıfat Söylemez sosyal medyadan çeşitli mesajlar paylaştı.
Söylemez'in, "Terör can yakıyor ama rantçılar boş durmuyor. Adana Büyükşehir Belediyesi Adalı Ailesi'nin kanunsuz yeşil alan işgaline kılıf arıyor. AYIP" şeklindeki mesajına Sözlü yanıt verdi:
"Rantçılık ya da Büyükşehir Belediyesi'nin rantçılara alet olacağı kimsenin aklından geçmesin"
Bu cevap sevindirirken peşinden gelenler düşündürdü.
Sözlü daha sonra şöyle dedi:
"Ayıp olan şehri kalkınma yarışında öne geçirmek yerine az sayıdaki yatırımcıyı kaçırtacak uslubu benimsemektir."
Biz şöyle yorumladık bunu:
"Sheraton'un halka ait yeşil alanı kanunsuz şekilde gasp etmesi, Büyükşehir ve Yüreğir Belediyesi'nin kanunun emrine rağmen buna ses çıkarmaması ayıp değil, işgali gündeme getirmek ayıp. İşgal gündeme getirilirse, yatırımcı kaçarmış"
Anlayacağınız, rant söz konusu olunca kimi Reza'nın önüne yatıyor, kimi Etiler Polis Okulu arazisini peşkeş çekmeye hazırlanıyor, kimi de Adalı'ya kalkan oluyor.
Sayın Sözlü'ye bir önerimiz var. Bilinçli bir şekilde Merkez Park'ın Yüreğir yakası mezbeleliğe dönüştürülüyor.
Merkez Park'ın Seyhan yakası ise çok daha temiz, bakımlı ve gösterişli. Yatırımcılara verin Merkez Parkı, Otel, AVM, iş merkezi yapsınlar.
Buraya talip binlerce yatırımcı çıkar.
Adalı yatırımcı da buraya gelenler yatırımcı değil mi?
Ardından Atatürk Parkı'na AVM yaptırın. Altı da otopark olsun.
Sonra da İnönü Parkı'na.
Madem yatırımcı diye her işgalcinin önüne yatacağız.
İşte size birkaç öneri.
Hatta daha da güzeli Beyazevler'deki Çamlık arazisi. Biliyorsunuz orası yatırımcılar(!) için daha da iştah kabartıcı bir yer. Bir kısmına cami yapın, karşı çıkanları "Dinsiz" diye suçlar susturursunuz, gerisini satın gitsin. Belediye para, Adana yatırım(!) kazansın.
Arada bir fark varsa söyleyin biz de bilelim.
Yoksa, kanunun emrini ve görevinizi yerine getirin.
Twitter'da söylediğiniz gibi;
"Şeriatın kestiği parmak acımaz"
Kanun baklava çalan çocuğa başka, Adalı ve size başka mı?











