Ergenekon ve Balyoz davaları gibi ordunun ve bürokrasinin seçkin elemanlarını çeşitli oyunlarla kamuoyunda itibarsızlaştırıp tasfiye etme planlarının bir parçası olduğu iddia edilen İzmir Askeri Casusluk davasının seyri de diğer kumpas davalarından farklı olmadı. O gün, ne ile suçlandığını bilmeyen, üretilmiş sahte delillerle yargısız infaza uğrayan mağdurlar bugün tarih önünde hem aklandılar hem iftiraya ve kumpasa uğradıklarını kanıtladılar. Davalar birer birer düşerken bu büyük tasfiye operasyonunu tezgahlayanlara yöneldi adalet. Cezaevlerinde ölenler, intihar edenler, yavusa dağılanlar, aile bireyleri bulundukları ortamlardan dışlananlar büyük çileler çektiler. İlk günden itibaren başını öne eğmeyen, "Adalet" diye haykıran insanlar tarihin cilvesine bakın ki kendilerine bu zülmü yapanlar için de "Adalet" diyorlar. "Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner" sözü milyonların gözü önünde hayata geçiyor adeta. Adana Haber sözde hukuk görüntüsü altında Türkiye'ye kurulan büyük tuzağa karşı sürekli "Adalet ve Hukuk" çağrısı yaptı. Mazlumun ve haklının yanında yer aldı. Adaletin bir gün herkese lazım olacağı bir kez daha görüldü.











