• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 23 Ağustos 2016
  • 15:15
  Adana Haber
KAHRAMANIM Kumpaslarla 10 yıldır hayatı karartılan Murat Eren'e kızı Büşra'dan mektup var

10 yıl önce babası alçak bir kumpasın ilk kurbanı olarak seçildiğinde Büşra Eren ilköğretim öğrencisiydi. Kumpas davaları bir, bir devrilip Atatürk'ün askerleri bu kavgadan da açık alınla çıkarken sadece Yüzbaşı Murat Eren kaldı içerde. Bütün kurallar altüst edilmişti o tertipte. Deliller sahteydi, uydurulmuştu. Kumpas davalarının iğrençliği bütün çıplaklığıyla ortaya saçıldığı halde Yüzbaşı Murat Eren hala tutsak.

Baba hasretini kendisiyle birlikte büyüttü Büşra Eren. Umudunu, merhametini, direncini ve bilincini de... Yaşatılanları da yaşatılmayanları da satırlara döktü, babasına, kahramanına yazdı. Aslında hepimize yazıyor bu satırları. Görmeyen gözleri, duymayan kulakları, kararmış vicdanları anlatıyor hece, hece. Bilmeyenler öğrensin, görmeyenler görsün, duymayanlar duysun artık bu sessiz çığlığı.


    Kahramanım,
  Doğduğumdan beri yolunu gözleyen, elinde fotoğrafıyla gece uykuya dalan, doğum günlerimde, ilk dişimde, ilk hastalığımda, ilk konuşmaya başladığımda, ilk okul müsameremde, ilklerle dolu aklında ne varsa hepsinde seni bekleyip göremeyince hüzünle büyüyen bir kız çocuğu oldum.
 Görünmez kanatların altında bana ve kardeşime ‘’Vatan demek aile demek’’ kavramını aşılayıp aklım buna erdiğinden beri seninle hep gurur duydum.
   Küçücük bir kızın büyük aşkı oldun kahramanım çünkü sensiz geçirdiğim her an ben biraz küçük kaldım, bir yanım hiç büyüyemedi. Ben geceleri uyurken masal oku diye, kucağına oturup ‘’kızım’’ diyerek sevebil diye bir yanım hiç büyümedi. Sensiz olsam da her zaman yanımda olduğunu, beni koruduğunu ve beni sevdiğini hep hissettim. Kahraman olmak, baba olmak sana hep çok yakıştı. Beraber sinemaya gidemesek de, oturup yemek yiyemesek de, mutlu veya hüzünlü birçok anı yaşayamasak da bizim paylaştıklarımız paylaşamadığımız anılardan hep daha güçlü ve özel oldu. Birçok yaşanmamışlıklara özenip üzülsem de benim savaşım bu diye yaşamayı öğrendim. Onurlu savaşmayı öğrendim. Yaşadığım süre boyunca bir şeyin hırsızı olacaksam bu tecrübe olmalı sözünü sen bana söylemiştin ve insanların tecrübelerine bakıp, gözlemleyip ders çıkarmayı aynı hatalara düşmeden daha emin adımlarla yoluma devam etmemi öğrettin. Benim, kardeşimin ve hatta annemin yanında olamasan da bize o kadar çok şey öğrettin ki. Bugün başımız dik hayata karşı daha güçlüysek, ne olursa olsun her şeyden çok ailenin, huzurun, mutluluğun ve şerefin daha değerli olduğunu bilerek yaşıyor ve savaşıyorsak senin öğrettiklerin sayesinde. Bu yüzden bizim, senin ve bizim yanımızda olan o sıcacık kalpli insanların çığlıkları sessiz olduğu kadar onurlu.
  Ben hala hayatımda ilkleri yaşamaya devam ediyorum fakat sen bu sefer farklı sebeplerden dolayı yanımda yoksun ve ben buna sebep olan insanlara kızsam bile onları kendi içimde affediyorum çünkü biliyorum ki bu benim ayrıcalığım ve tüm bu olanların aksine ilahi adalet hala var. Yaşanan her acı bir tecrübedir. Yaşadığım her acı tecrübe sonucu bugün daha güçlü, daha çok farkında, daha onurlu ve daha bana birçok şey katmış olan adaletini sorguladığım her insana teşekkürü borç bilirim. Benden alınan her şeyin yerini daha güçlü şeylerle doldurdum çünkü. İşin siyasi kısmıyla, kazanan kaybeden rekabetiyle ve hatta adaletiyle son derece her şeyin farkında olsam da ilgilenmiyorum, sorgulamıyorum. Benim sorguladığım tek şey babasız kalmam, kahramanımın çektiği acı, üzüntü ve hüzün bunu yaşamamızın adaleti. Hakkımızı savunup tabii ki başım dik savaşıyorum elbette yanımızda olan tüm yüce gönüllü insanla beraber. Fakat bu konunun adaletini arayıp sorguladığını varsaydığımız, susarak ve görmezden gelerek ilgilenen de bir çok insan var. Ve benim o insanlara sormak istediğim tek şey her şeyin cezası ve adaletinden önce küçücük çocukları babasız bırakmanın ve telafi etmek için harcanan zamanların adaleti nedir?
   Yaşanmamışlıklarımızı telafi edeceğimiz günler çok yakın babam. Kimse özür dileriz deyip çalınan yıllarımızı bize geri veremese de bütün bu yaşanan acılardan sonra ki hayatımızda her şeyin farkında seninle baba-kız ve en iyi iki dost olarak paylaşacağımız, yaşayacağımız çok anımız olacak. Birlikte kutlayacağımız doğum günleri, yemekler, mezuniyetler, düğünler… Her saniyemizin değerini bilerek yaşayacağımız günlerimiz çok çok yakında. Umudunu asla kaybetme babacığım sakın üzülme. Bu savaşı başımız dik, onurlu bitireceğiz. Seni çok seviyorum kahramanım…
                                                                                Kızın Büşra EREN

 


köf7
Yorumlar (2)
  • İlhan
    30 Haziran 2016 Perşembe 18:25
    Allah Diyorum Başka Bir şey Diyemiyorum
Google