'5187 sayılı Basın Kanununun 14. ve 18. Maddeleri ile Basın Meslek İlkelerinin 16. maddesi karşısında, haberin yayınlanmış olduğu aynı sayfada aynı puntolarla yayınlanması ve internet sitenizden de kaldırılması konusunda gereğini rica ederim…'
Yukarıdaki satırlar Çukurova Üniversitesi Rektörü Mustafa Kibar'ın gazetemize gönderdiği açıklamanın son bölümünde yer alıyordu.
Kibar Rektör keşke Basın Kanunu ve Basın Meslek İlkelerinin ilgili maddelerini öğrenene kadar 4734 Sayılı İhale Kanunu ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ile Yapım İşleri Genel Şartnamesi'ni öğrenmiş olsaydı bugün Çukurova Üniversitesi bunca rezaletin, yanlışın ve skandalın merkez üssü konumuna gelmezdi.
Bu bahsettiğim kanun maddeleri kamu imkanlarının nasıl kullanılacağını, işlerin nasıl ve hangi şartlarda yaptırılacağını, kamu imkanlarının özellikle de tüyü bitmemiş yetim hakkının nasıl korunacağı açık açık yazıyor.
Eğer Rektör Mustafa Kibar bu kanunlardan haberdar olsaydı inceleme komisyonu tarafından hazırlanan ve kendisine sunulan raporun "inceleme yapılmadan!" verildiğini anlamış olurdu.
Çünkü sorumlularının adeta aklanmasına yönelik incelemesi yapılan Çukurova Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi İkmal İnşaat İşi ile Çukurova Üniversitesi Ana Isı Merkezi Galerilerinde Bulunan Altyap Buhar ve Kalorifer Hatları Yenilenmesi, İzolasyon ve Temizlik Yapılması İşinde yukarıda bahsettiğim kanun maddeleri ve şartnamenin hiçe sayıldığını çok açık görebilirdi.
Oysa kamu kurumları mevcut kanunlara riayet etmek zorundadır.
Çukurova Üniversitesi de bu kanunların dışında hareket edemez.
Dün 213 milyarlık fazla ödeme yapıldığı Sayıştay Denetçileri tarafından tespit edilen Ç.Ü. Kongre ve Kültür Merkezi İkmal İnşaat İşindeki yanlışları anlatmıştım.
Hani o meşhur İnceleme Komisyonu üyeleri tarafından göz ardı edilen yanlışları.
Bugün ise Çukurova Üniversitesi yetkili bürokratları özellikle de Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Mahmut Ergin ile Şube Müdürü Suat Sarı'nın Gündoğdu İnşaat firmasını KORUMAK adına 4734 sayılı İhale Kanunu'nu, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ve Yapı İşleri Genel Şartnamesi'ni nasıl hiçe saydıklarını tek tek anlatacağım.
Kanun ve şartname maddeleri yapılması gerekenleri açık açık yazmış olmasına rağmen Çukurova Üniversitesi idaresi ve bürokratları bunları uygulamamak için gerçekten çok ciddi ve başarılı bir mücadele örneği sergilemişler!
Nasıl mı?
Gündoğdu İnşaat firmasının 17 Eylül 2013 tarihinde imzaladığı sözleşmeyle yapımını üstlendiği "Ç.Ü. Ana Isı Merkezi Galerilerinde Bulunan Altyap Buhar ve Kalorifer Hatları Yenilenmesi, İzolasyon ve Temizlik Yapılması İşi"
Sözleşme gereği işin bitiş tarihi 3 Ocak 2014…
Bitiş tarihi geldiğinde Gündoğdu İnşaat firması sözleşmede belirtilen işleri yaptığını bir dilekçeyle ÇÜ idaresine bildiriyor ve biran önce geçici kabülün yapılarak kesin hakedişinin ödenmesini istiyor.
Oysa ortada bırakın biten ve teslim edilen bir işin olmasını, sözleşmeye uygun yapılan bir iş dahi yok!
Çünkü müteahhit firma sözleşmede belirtilen hususlara göre değil kafasına göre bir şeyler yapıp "buyrun, işinizi bitirdim teslim alın, paramı da ödeyin" diyor.
Kamu kaynaklarının özenle korunmasını savunan bir yurttaş buradaki gelişmeleri duyuyor ve Rektör Mustafa Kibar'ı ziyaret ederek bu işle ilgili skandalı anlatıyor.
Rektör Kibar şaşkınlıkla dinliyor ve talimat vererek hemen ertesi gün bir inceleme komisyonu oluşturuyor.
Bu Komisyon işlerin eksik, ayıplı ve sözleşmede belirtilen bir çok işin ise hiç yapılmadığını tespit ediyor.
Bunu ben değil ÇÜ'nün resmi evrakları söylüyor.
13 Ocak 2014 tarihinde bu işle ilgili ihbar geliyor, 14 Ocak 2014 tarihinde İnceleme Komisyonu oluşturuluyor ve komisyon hemen yerinde çalışmaya başlıyor.
Tabi tüm bu rezalet ÇÜ'nün Balcalı Kampüsü içerisinde yaşanıyor.
Herkesin ve her yetkilinin gözleri önünde!
Kurulan Komisyon çalışmasını tamamlayarak özetle işin uygulama projelerine, teknik şartname ve eklerine göre yapılmadığını ifade eden raporunu 22 Ocak 2014 tarihinde yetkili birimlere sunuyor.
Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Mahmut Ergin kendisine ulaşan rapordan bir gün sonra 23 Ocak 2014 tarih ve 193 sayılı ilk ihtar yazısını Gündoğdu İnşaat firmasına gönderiyor.
İlk ihtar diyorum çünkü bunun ardından ÇÜ firmaya üç ihtar yazısı daha yazmak zorunda kalıyor.
İkinci ihtar yazısı 31 Ocak 2014 tarih ve 280 sayılı yazıyla gönderiliyor.
333 sayılı üçüncü ihtar yazısının gönderildiği tarih ise 10 Şubat 2014.
Daire Başkanı Mahmut Ergin 18 Şubat 2014 tarihinde 403 sayılı resmi yazıyla dördüncü ve son ihtarı göndermek zorunda kalıyor.
Gündoğdu İnşaat firması bu ihtar yazılarına pek oralı olmuyor.
21 Şubat 2014 tarih ve 190 sayılı tutanak tutuluyor.
Mart ayının ilk haftası geldiğinde 3 Mart 2014 tarihinde Gündoğdu İnşaat firması ÇÜ idaresine bir dilekçe veriyor.
Dilekçede ne yazdığının hiç bir önemi yok.
Çünkü kanun ve şartnameler idarenin yükleniciye hangi yaptırımları uygulaması gerektiğini açık açık yazmış!
Hani dondurucu kış mevsimine yetişmesi düşünülen iklimlendirme sistemindeki bakım ve yenileme çalışmaları kış mevsiminin üzerinden koca bir yaz geçip gittikten sonra 2 Eylül 2014 tarihinde geçici kabulü yapılıyor.
Düşünsenize müteahhit firmanın işi teslim etmesi gereken tarihten tam 9 ay sonra!
Tüm bu olaylarının tek sorumlusu ÇÜ Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Mahmut Ergin ile üstün başarılar sergileyen personeli!
Çukurova Üniversitesi Rektörü Mustafa Kibar şimdi beni iyi dinle;
Bak sana ve ekibine uygulamadığınız kanunları hatırlatacağım.
Kanun maddeleri hangi şartlarda hangi maddeleri uygulayacağınızı açık açık yazmış olmasına rağmen bunları yüklenici Gündoğdu İnşaat firmasına neden uygulamadığınızı da yazının sonunda açıklayacağım.
Burada sakın ola ki iyi niyetten söz etmeyin!
Çünkü burada EDİMİN İFASINA FESAT KARIŞTIRMA suçunu örtbas etme çabası vardır.
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 236. Maddesinde yer alan Edimin İfasına Fesat Karıştırma suçununun hangi şartlarda ve nasıl oluştuğunu lütfen dikkatlice okuyun;
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu MADDE 236
Edimin ifasına fesat karıştırma
(1) Kamu kurum veya kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bunların iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler ya da kooperatiflere karşı taahhüt altına girilen edimin ifasına fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Aşağıdaki fiillerin hileli olarak yapılması hâlinde, edimin ifasına fesat karıştırılmış sayılır:
a) İhale kararında veya sözleşmede evsafı belirtilen maldan başka bir malın teslim veya kabul edilmesi.
b) İhale kararında veya sözleşmede belirtilen miktardan eksik malın teslim veya kabul edilmesi.
c) Edimin ihale kararında veya sözleşmede belirtilen sürede ifa edilmemesine rağmen, süresinde ifa edilmiş gibi kabul edilmesi.
d) Yapım ihalelerinde eserin veya kullanılan malzemenin şartname veya sözleşmesinde belirlenen şartlara, miktar veya niteliklere uygun olmamasına rağmen kabul edilmesi.
e) Hizmet niteliğindeki edimin, ihale kararında veya sözleşmede belirtilen şartlara göre verilmemesine veya eksik verilmesine rağmen verilmiş gibi kabul edilmesi.
(3) Edimin ifasına fesat karıştırma dolayısıyla menfaat temin eden görevli kişiler, ayrıca bu nedenle ilgili suç hükmüne göre cezalandırılırlar.
Bu maddede tanımlanan, edimin ifasına fesat karıştırma suçu, sadece kamu kurum veya kuruluşlarına karşı girişilen taahhütlerin yerine getirilmesiyle sınırlı tutulmamıştır. Kamu kurum veya kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bunların iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler ya da kooperatiflere karşı taahhüt altına girilen edimin maddenin ikinci fıkrasında sayılan hileli davranışlar ile yerine getirilmemiş veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak gerçekleştirilmiş olması da edimin ifasına fesat karıştırma olarak değerlendirilmiştir.
Maddenin ikinci fıkrasında;
1. İhale kararında veya sözleşmede evsafı belirtilen maldan başka bir malın teslim veya kabul edilmesi,
2. İhale kararında veya sözleşmede belirtilen miktardan eksik malın teslim veya kabul edilmesi,
3. Edimin ihale kararında veya sözleşmede belirtilen sürede ifa edilmemesine rağmen, süresinde ifa edilmiş gibi kabul edilmesi,
4. Yapım ihalelerinde eserin veya kullanılan malzemenin şartname veya sözleşmesinde belirlenen şartlara, miktar veya niteliklere uygun olmamasına rağmen kabul edilmesi,
5. Hizmet niteliğindeki edimin, ihale kararında veya sözleşmede belirtilen şartlara göre verilmemesine veya eksik verilmesine rağmen verilmiş gibi kabul edilmesi.
Şeklinde, sayılan edimin ifasına fesat karıştırma niteliğindeki hareketlerin ortak özelliği hileli davranışlar ile yapılmış olmasıdır. Herkesin faili olabileceği ve beş bent içerisinde sayılan bu seçimlik hareketlerden herhangi birinin veya birkaçının hileli davranışlarla yani kasten yapılmış olması halinde edimin ifasına fesat karıştırma suçu geçekleşmiş olur.
Edimin ifasına fesat karıştırma suçunun oluşabilmesi için, herhangi bir zararın meydana gelmiş olması gerekmediği gibi kamu görevlilerinin ve sair kişilerin bir menfaat temin etmiş olmaları da gerekli değildir. Aksi takdirde, yani edimin ifasına fesat karıştırma dolayısıyla menfaat temin edilmiş olması hâlinde, menfaat temin eden görevli kişiler ayrıca bu nedenle ilgili suç hükmüne göre cezalandırılırlar.
Bu kanun maddesinde kanun koyucunun ne demek istediğini umarım Sayın Rektör ve ekibi anlamışlardır.
Şimdi Sayın Rektör Kibar'a soruyorum, Gündoğdu İnşaat firmasının yapımını üstlendiği Çukurova Üniversitesi Ana Isı Merkezi Galerilerinde Bulunan Altyap Buhar ve Kalorifer Hatları Yenilenmesi, İzolasyon ve Temizlik Yapılması İşinde EDİMİN İFASINA FESAT KARIŞTIRMA SUÇUNUN oluşmadığını söyleyebilir misiniz?
Çukurova Üniversitesi Rektörü Mustafa Kibar başta olmak üzere yetkili ve ilgili bürokratlarının pek itibar etmediklerini gözlemlediğim YAPIM İŞLERİ GENEL ŞARTNAMESİ'ni de hatırlatmak zorundayım.
Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin Madde 39/2 maddesinde; "Anahtar teslimi götürü bedel esasına göre yapılan işlerin bedelleri, ihale dokümanında öngörülen ilerleme yüzdeleri üzerinden sözleşmesinde ve eklerinde yazılı esaslara göre ödenir." denilmekte.
Peki şimdi Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Mahmut Ergin'e soruyorum; Gündoğdu İnşaat firmasının yüklenici olduğu Çukurova Üniversitesi Ana Isı Merkezi Galerilerinde Bulunan Altyap Buhar ve Kalorifer Hatları Yenilenmesi, İzolasyon ve Temizlik Yapılması İşinde eksik, ayıplı ve hiç yapılmayan işler tespit edilene kadar ihale bedelinin yüzde kaçını hakediş tanzim ederek ödediniz? Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin yukarıda bahsettiğim ilgili maddesine riayet ettiniz mi?
Sözleşme tarihi: 17 Eylül 2013
Yer teslim tarihi: 20 Eylül 2013
İşin teslim tarihi: 03 Ocak 2014
13 Ocak 2014 gün ve 46 sayılı ihbar üzerine komisyon kurularak inceleme yapıldığını Rektör'ün gönderdiği açıklamadan anlıyoruz.
Yani iş bitim süresinden 10 gün sonra.
İnceleme Komisyonu işlerin hatalı, eksik ve ayıplı olduğunu bir çok iş kaleminin ise hiç yapılmadığını tespit etmiş.
Müteahhit buna rağmen tüm işleri yaptığını söylüyor ve parasının ödenmesini istiyor.
İş programında belirtilenin dışında yapılan işlerin Kontrol Mühendisinin bilgisi ve talimatı doğrultusunda yaptığını söylüyor.
Peki buradan Mahmut Ergin'e soruyorum; İş programındaki değişiklik hangi usül ve esaslara göre yapılır? Bu değişiklikler yazı-belge ve idarenin onayı ile olmaz mı?
Yüklenici olarak üstlendiği işlerini eksik,ayıplı ve hatalı yapan müteahhit firma ile Çukurova Üniversitesi arasında imzalanan sözleşmenin fesh edilmesi kanun maddelerinin gereğini yapmanız gerekmiyor mu?











