HUKUKSUZLUK GÜÇLENDİ
Merkez Parti Genel Başkanı Abdurrahim Karslı, partisinin milletvekili adaylarını tanıtım toplantısına katılmak için geldiği Adana’da gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karslı, insanların gözünü boyamak için "Güçlü Türkiye" iddialarını orta atıldığını söyledi. Karslı; "Maddi -manevi her şeyi tükettik. Güçlü Türkiye, neyin güçlüsü. Hukuksuzluk yapanlar gerçekten güçlendi, usulsüzlük yapanlar gerçekten güçlendi. Gerçekten usulsüzlük yapanlar kendileriyle birlikte çevrelerini de güçlendirdi” dedi.
DİLLERİ AYRIŞTIRICI
Siyasette yaşanan düzeysizliğe dikkat çeken Abdurrahim Karslı, “İnsanların birbirlerine hitaplarını görüyorsunuz. Hırsızlığı, usulsüzlüğü, adaletsizliği, ahlaksızlığı konuşuyoduk. Şimdi artık onlar yetmedi çok af buyurun namussuzlukları konuşmaya başladık" dedi. Mevcut siyasete son verilmesini isteyen Karslı; "Mevcut siyasette ne var. Kin ve nifak var, hukuksuzluk var, şahsi menfaatleri ön plana çıkarmak var. Yalan ve iftira var, dedikodu var. Bu siyasette birleştirici unsur yok. Hep ayrıştırıcı dil” diye konuştu.
PROBLEM SİSTEMDE DEĞİL
Hükümetin Cumhuriyetten kurtulmak istediğini ileri süren Karslı, “Bir de başkanlık sistemi gelirse, Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Şeyhülislam'ı da Abdullah Öcalan olur. Şu an fiilen olduğu gibi” iddiasında bulundu. Karslı, bu seçimde başkanlık seçiminin tartışıldığını belirterek, iktidarın parlamenter sistemi bir kenara koymak istediğine dikkat çekti. Karslı; “Problem sistemde değil, insanlarda. Bunlar Cumhuriyetten kurtulmak istiyorlar. Açık yüreklilikle söylüyorum ben de bunlardan kurtulmak istiyorum” dedi.
Hukuksuzluk yapanlar
hırsızlık yapanlar güçlendi
Merkez Parti Genel Başkanı Abdurrahim Karslı, “Her şeyi tükettik, maddi de her şeyi tükettik manevi de her şeyi tükettik. Ve bir iddia ortaya attık insanların gözünü boyamak için Güçlü Türkiye, neyin güçlüsü. Hukuksuzluk yapanlar gerçekten güçlendi, usulsüzlük yapanlar gerçekten güçlendi, hırsızlık, adaletsizlik. Gerçekten usulsüzlük yapanlar kendileriyle birlikte çevrelerini de güçlendirdi. Güçlü Türkiye sadece resimden ve isimden ibaret kaldı. ” dedi.
Karslı, partisinin milletvekili adaylarını tanıtım toplantısına katılmak için geldiği Adana’da gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karslı buradaki konuşmasında, Türkiye'de siyasetin bittiğini, ahlakının bile kalmadığını söyledi. Herkesin şu anda yaşanan siyasi atmosferi gördüğünü kaydeden Karslı, “İnsanların birbirlerine karşı hitaplarını görüyorsunuz. İnsanların birbirine karşı söylediklerini görüyorsunuz. Neyi konuştuk, birçok zamandan beri hırsızlığı, usulsüzlüğü, adaletsizliği, ahlaksızlığı konuştuk. Şimdi artık onlar yetmedi çok af buyurun namussuzlukları konuşmaya başladık. Bu mevcut siyasete külliyen paydos demezsek Türkiye sıkıntılardan kurtulamaz. Çünkü mevcut siyasette ne var. Şahsi menfaatler var, kin ve nifak var, hukuksuzluk var, şahsi menfaatleri ön plana çıkarmak var. Yalan var iftira var, dedikodu var. Bu siyasetle bir yere gidilmez. Çünkü bu siyasetin birleştirici unsurları yok. Hep ayrıştırıcı unsurlar.” diye konuştu.
"Borç yiyen cebinden yer" sözünü hatırlatan Karslı, Türkiye'de tüketim ekonomisinin iflas ettiğini ifade ederek, bunu bırakıp üretmeye başlanılması gerektiğine dikkat çekti. Karslı, şöyle devam etti: “Neyi üretmemiz lazım. Tarladaki üretmesi lazım, kırsaldaki üretmesi lazım, çiftçi üretmesi lazım, hayvancılıkla uğraşanlar üretmesi lazım, madenlerimizin değerlendirilmesi lazım. Ekonomimizin doğru-dürüst idare edilmesi lazım. Her şeyi tükettik, maddi de her şeyi tükettik manevi de her şeyi tükettik. Ve bir iddia ortaya attık insanların gözünü boyamak için Güçlü Türkiye, neyin güçlüsü. Hukuksuzluk yapanlar gerçekten güçlendi, usulsüzlük yapanlar gerçekten güçlendi, hırsızlık, adaletsizlik. Gerçekten usulsüzlük yapanlar kendileriyle birlikte çevrelerini de güçlendirdi. Ve dış politika düşmanlarımız çok güçlendiler. Terör örgütlerinden tutun da Türkiye'nin gerçekten sıkıntıları olan komşu memleketleri usulsüzlükler noktasında hep mertebe kazandılar. Güçlü Türkiye dedikleri sadece resimden ve isimden ibaret kaldı.”
Türkiye'yi geliştirecek, işsize iş bulacak sanayinin milli ekonomi içindeki büyüklüğünün bu hükümet zamanında yüzde 50 düştüğünü anlatan Karslı, şunları söyledi: “Ürettiğimizin değeri 1 liraysa ithal ettiğimiz ürünün değeri 4 lira. Nereye kadar gidecek bu. Devamlı cari açık büyüyor. Yatırım yapan herkes öz sermaye ile değil borçla yatırım yapıyor. Ferdi borçluluk arttı, tacirin borcu arttı. İç ve dış borç arttı bunun bir yere kadar gitmesi mümkün değil. Çarpık düzen gittikçe büyüyor. Ama Türkiye'de bir slogan var Güçlü Türkiye nerde güçlü Türkiye. Fert başına milli gelir 10 bin dolar diyor. Biz aldığımızda 2 bin dolardı diyor. Yalan. Madem fert başına 10 dolar milli gelir varsa. 20 milyona yakın insanımız niye sosyal yardımla yaşıyor. Niye devlet devamlı bunlara para veriyor. İşsizlik haddi aştı. Kağıtlarda olduğu gibi yüzde 10 değil gerçek işsizlik yüzde 20'yi geçti.”
Merkez Parti Genel Başkanı Abdurrahim Karslı, hükümetin cumhuriyetten kurtulmak istediğini ileri sürerek, “Bir de başkanlık sistemi olsa olacağı şu. Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Şeyhülislam'ı da Abdullah Öcalan olur. Şu an fiilen olduğu gibi” dedi.
Karslı, bu seçimde başkanlık seçiminin tartışıldığını belirterek, iktidarın parlamenter sistemi bir kenara koymak istediğine dikkat çekti. Karslı, şunları kaydetti: “Her şey bitmiş her şey güzel. Başkanlık da gelirse bundan daha güzel olacağız. Elbise de tam üzerimize uyacak. Bizim memleketimiz de cennet olacak. Böyle bir şey yok. Problem sistemde değil problem insanlarda. Bizi idare eden insanlarda, kafalarda. Bu kafalar değişmedikçe bizim sıkıntımız bitmez. Biz parlamenter sistemi bu insanlarla götüremiyoruz. Bir de başkanlık sistemi olsa olacağı şu. Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Şeyhülislam'ı da Abdullah Öcalan olur. Şu an fiilen olduğu gibi. Bu seçim çok önemli. Ne diyor bu seçimde iktidarda olan insanlar kutsal görev diyorlar. Neyin kutsal görevi 400 milletvekilini bulurlarsa sistemi değiştirip rahat edeceklermiş, parlamenter sistemden kurtulmak bunlara göre kutsal görev. Bu seçim bizim için de kutsal görev. Bunlar cumhuriyetten kurtulmak istiyorlar ben gayet açık yüreğimi söylüyorum; Ben de bunlardan kurtulmak istiyorum.”











