Adana 13 Ocak sabahı (FETÖ/PDY) Fettullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na yönelik operasyon haberiyle uyandı. Bir dönem önce Belediye Başkan Vekili olan Zihni Aldırmaz ve Ticaret Borsası Başkanı Muammer Çalışkan da gözaltına alınan isimler arasındaydı.
Yurtdışına çıkış yasaklarının ardından ilk gözaltı operasyonu kamuoyunda işaret fişeği olarak algılandı. Dalgalardan söz edilmeye başlandı. İlk dalganın ardından asıl tsunaminin geleceği, FETÖ'nün Çukurova ayağının tamamen etkisiz hale getirileceği konuşuldu.
Küresel Emperyalizm ile paralel olarak Adana'ya yönelen FETÖ/PDY örgütü bölgenin stratejik önemini kavrayarak kentte atağa kalkmış eğitim, sanayi, ticaret alanında etkinliğini arttırma mücadelesine girmişti. Yapının propaganda amacıyla medya alanındaki atağı da görünür hale gelmişti.
Fettullah Gülen'in "Esnek olun, sivrilmeden can damarları içinde dolanın!"; "bütün güç merkezlerine ulaşıncaya kadar hiç kimse varlığınızı fark etmeden sistemin ana damarlarında ilerleyin!" Şeklindeki beyanları doğrultusunda yeterince güç elde ettiklerini düşünerek pervasız ve açık hareket etmeye başlamışlardı.
Emniyet, adliye, eğitim, medya, sanayi odası, ticaret odası, ticaret borsası, yerel yönetimlerdeki cemaatçiler sıradan insanlar tarafından bile bilinir tanınır hale gelmişti. Bütün bu kesimlerde etkin hale gelirken iktidar partisini kullanmış ancak çekirdek yapılarını korumuşlardı.
Kamuoyu yapılan atamaların, tayinlerin, iş dünyasında sağlanan kolaylıkların iktidarın nimetleri olduğunu düşünüyordu. İktidar partisini amaçlarına ulaşmak için bir basamak olarak görmüş yeterince güç biriktirdikten sonra tüm Türkiye'de olduğu gibi Adana'da da mutlak hakimiyetlerini ilan etmişlerdi.
Adana'daki soruşturma kapsamında hazırlanan savcılık iddianamesinde tanık ve gizli tanıklar ifadeleri sadece Adana Büyükşehir Belediyesi'nde hedefe ulaşmak için yapılan hazırlıkları, izlenen stratejiyi özetlerken aslında cemaatin nasıl bir organizasyon olduğunu da mikro ölçekte örnekliyor.
Adana Haber'in tecrübeli gazetecileri iddianameyi incelerken birşey fark etti. Kamuoyunun ilgi gösterdiği önemli davalarda genellikle iddianamelerde kamuoyunca bilinenlerden daha fazla bilgiye ulaşılırdı. Söz konusu davada ise iddialar "Devede kulak" hissi uyandırdı.
Kuşkusuz iddianameler eldeki deliller, tanıklar ve veriler ışığında hazırlanır. Birçok ismin kamuoyunda cemaat mensubu olarak bilinmesine rağmen iddianamede yer almaması da doğaldır. Suçun şahsiliği ve delillerin esas olması yadsınamaz ancak iddianemede de belirtildiği gibi tehlikeli bir oluşum ile ile karşı karşıya isek adaletin tecellisi için herkesin üzerine düşeni yapması şarttır.
Adana Haber FETÖ/PDY dosyasını bu amaçla yayımlıyor. Kuşkusuz bu dosyanın da sayısız eksiği vardır, olacaktır. 70'li yıllardan bugüne belli bir strateji doğrultusunda uluslararası üst akıl çevrelerince verilen taktikler ve yöntemler doğrultusunda örgütlenen bir yapının bir çırpıda deşifre edilebileceğini söylemek hayalcilik olur.
Çorbada bir miktar tuzumuz olursa ülkemiz ve insanlarımız açısından mutlu olacağız. Binbir zorlukla Cumhuriyeti yoktan bugünlere getiren atalarımıza borçlu, ülkeyi emanet edeceğimiz çocuklarımıza karşı sorumluyuz. Kimsenin kendi ikbali uğruna bu tehlikeli yapıya dönük davayı sulandırmasına, küllendirmesine, amacından saptırmasına müsaade edemeyiz.
BAŞLIYORUZ...
FETÖ/PDY NEDİR?
EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ RAPORUNA GÖRE:
ÖRGÜTÜN ŞİFRELERİ
KURULUŞU, AMACI, STRATEJİSİ, ÖRGÜTLENME MODELİ VE ŞEMASI
YARIN ADANA HABER'DE











