“Organize suç örgütünün talimatıyla haber yaptığı” iddiasıyla Ankara 13. Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Sabah Gazetesi Bölge Temsilcisi Ersin Ramoğlu’nu biz anlatıyoruz, siz okuyorsunuz.
8 yıl önce de, Vatan Gazetesi yazarı usta gazeteci Mustafa Mutlu anlatıyordu. Henüz organize işlerden yargılanmıyordu Ramoğlu ancak, bugünden farklı bir çizgide de değildi.
Okuyun, hafızanız tazelensin…
“Bu olay, Türk basını için bir yüz karasıdır.”
03-11-2006
Adana’daki ibretlik medya savaşı!
MUSTAFA MUTLU/VATAN
Geçen yıl 22 Aralık’ta “Belediye Başkanları Kimin Parasıyla Yağcılık Yapıyor?” başlıklı bir yazı yazmıştım.
Olayı belki unutmuşsunuzdur:
Sabah Gazetesi bir süre önce Sabah Ankara isimli bir ek vermeye başlamıştı. Yayın Yönetmenliğine de gazetenin eski Adana Bölge Temsilcisi Ersin Ramoğlu getirilmişti.
Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu’daki bazı belediyelerimizin başkanları, kendileriyle hiçbir ilişkisi olmayan bu ilaveye ilan yağdırmaya başlamış, Ersin Ramoğlu’na övgüler düzmüştü.
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Aytaç Durak, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Macit Özcan, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey, Yüreğir Belediye Başkanı Ömer Topçu, Gaziantep Şehit Kamil Belediye Başkanı Metin Özaslan, Ceyhan Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü ve diğerleri!
Hepsi sadece Ramoğlu’yla kişisel ilişkilerini güçlü tutmak için yüz binlerce YTL’yi belediye kasasından bayılmışlardı!
Hiçbir Allah’ın kulu da bunun hesabını onlardan sormamıştı.
***
Aradan 11 aya yakın bir süre geçti.
Sabah Gazetesi, Ersin Ramoğlu’nu tekrar eski işinde görevlendirdi. Ne olduysa ondan sonra oldu!
Adana’da yayınlanan bazı yerel gazeteler, ulusal bir gazetenin temsilcisini, isim vermeden “Adana’daki bir belediye başkanına ilan vermesi için şantaj yapmakla” suçladı. Ramoğlu da bu suçlamayı üzerine alınarak mahkemeye başvurdu ve “yayın yasağı” kararı aldırdı.
Bunun üzerine 13 yerel gazete dün Ramoğlu’nu protesto etmek için “Gazeteci sansür (!) istedi” ortak manşetiyle çıktı.
***
Bu sütunlarda hep birilerinden hesap soruyoruz ya; şimdi biraz da iğneyi kendimize batıralım:
Bu olay, Türk basını için “bir yüz karası”dır.
Ama ben asıl bu “yerel” hesaplaşmada taraf olan “ulusal” Sabah Gazetesi’nin alacağı tavrı merak ediyorum.
Bakalım olayı görmezden mi gelecekler, yoksa bölge temsilcileri Ramoğlu’na, “O şantajcı gazeteciye yönelik yayınları neden önledin? Bu iddialarla senin bir ilgin olabilir”mi diyecekler?
Kısacası; Adana’daki medya kavgasını daha yakından izlemeliyiz...
Çünkü bu iş daha şimdiden il sınırlarını çoktan aştı; devletin kasasına kadar uzandı!











