• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 23 Ağustos 2016
  • 18:56
  köf1
Edimin ifasına fesat!

Çukurova Üniversitesi Rektörü Mustafa Kibar imzasıyla gazetemize gönderilen tekzip(!) mahiyetindeki açıklamaları okudunuz.
İnceleme Komisyonu üyelerinin hazırladığı inceleme raporunu açıklamasına dayanak yapan Rektör Kibar'a göre ortada ne bir yanlışlık var ne de bir suç. Herşey kanun, yasa ve yönetmeliklere uygun olarak yapılmış!
Üstelik Çukurova Üniversitesi'nin inşaat işleriyle ilgili Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı ile bu brimi yöneten bürokratlar da sütten çıkmış ak kaşık.
Ortada ne müteahhitlere fazladan ödenen milyarlar, ne de eksik ve ayıplı imalat yapılan ve süresinde bitmedi diye fesh edilmesi gereken bir iş varmış!
Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Mahmut Ergin ile Şube Müdürü Suat Sarı'da kendilerine teslim edilen görevleri layıkıyla yapan saygın bürokratlarmış!
Rektör Mustafa Kibar'ın kusursuz ve mükemmel bir idareci olduğunu ancak böyle mış'lı miş'li anlatabilirim.
Kibar Rektör'e ve onun belirlediği inceleme komisyonuna baktığım zaman Çukurova Üniversitesi'nin nasıl bir zihniyete teslim edildiğini çok daha iyi anladım.
Evet günlerdir Rektör'ün yazdıklarımı hedef alan suçlayıcı açıklamalarını umarım okumuşsunuzdur.
Şimdi o açıklamalara yanıt verme zamanı.
Rektör Kibar, İnceleme Komisyonu'nun prof ünvanlı değerli üyeleri, kusursuz bürokratlar Mahmut Ergin ve Suat Sarı ile diğer sorumlular yazdıklarımı iyi okusunlar.
Onlara kamu kurumlarının nasıl yönetileceğini, ihalelerin nasıl ve hangi kanun, yönetmelik ve şartnamelere yugun olarak yapılacağını, işlerin nasıl kontrol edileceğini tek tek anlatacağım.
Umarım bu yazdıklarım onlara ileride daha büyük hata yapmamaları için iyi bir ders olur.
Rektör Kibar'ın yaptığı açıklamalar üç konuyu kapsıyor:
1- Çukurova Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi İkmal İnşaat İşi'ndeki 213 milyarlık fazla ödeme
2- Çukurova Üniversitesi Ana Isı Merkezi Galerilerinde bulunan Altyapı Buhar ve Kalorifer Hatları yenilenmesi, İzolasyon ve Temizlik Yapılması işinde eksik, ayıplı ve hiç yapmadığı işlere rağmen müteahhit firmayı koruyup-kollama çabaları
3- 53 ihaleden 23'ünü aynı üç firmanın kazanması.

Belgeleriyle kaleme aldığım bu üç konunun incelenmesi için Rektör Mustafa Kibar bir komisyon oluşturuyor.
Adı da; İNCELEME KOMİSYONU…
Prof. Dr. Beşir Şahin'in başkanlığını yaptığı,  Prof. Dr. Emel Oral ile Prof. Dr. İlyas Eker'in üye olarak görev aldığı inceleme komisyonu sözde iddiaları titiz bir şekilde inceliyor, raporunu hazırlıyor ve şahsım ile Adana Haber Gazetesi'ni suçlu ilan ediyor.
Neye göre?
Mahmut Ergin ve Suat Sarı'nın yazılı beyanlarına göre.
Peki inceleme böyle mi yapılır?
Müteahhit, diğer sorumlular ve olayları kamuoyuna aktaran bizlerin ifadesi alınmadan, bilgisine başvurulmadan körler sağırlar birbiri ağırlar misali böyle bir inceleme rezaleti olur mu?
Baştan sona hatalarla dolu bir inceleme raporundan söz ediyorum size.
Kanun, yasa, yönetmelik ve şartnamelerin neyi ifade ettiğini anlamadan iki bürokratı aklamak ve üniversiteyi yeniden itibar sahibi yapma çabasını gerçekten yadırgadığımı söylemek istiyorum.
İnceleme komisyonları her kesimin ve olayla ilgili bilgisi olduğunu düşündüğü her kişinin görüşlerini almak zorundadır.
Zaten son yazımda ifade ettiğim gibi YÖK ve Cumhuriyet Savcıları'nın sadece haberlere konu olan kişileri ve olayları değil kendi arkadaşlarını aklamak için hazırlanan inceleme raporunda imzası olan isimleri de soruşturması gerekiyor.
Çünkü burada gerçekten organize bir yapılanmadan söz ediyorum.
Bu ülkede yaşayan her insan nasıl kanunlara uymak zorunda ise her kurum da devletin kanun, yasa ve yönetmeliklerine göre yönetilmek zorundadır.
Çukurova Üniversitesi ne Kibar Rektör'ün, ne ihale işlerinde adlarını sıkça andığımız Mahmut Ergin, Suat Sarı vi diğer bürokratların diledikleri gibi at koşturacakları babalarının çiftliği değildir.
Yapılan her iş atılan her adım kanunlara uygun olmak zorundadır.
Bu kısa hatırlatmadan sonra gelelim Çukurova Üniversitesi'nde gerçekleşen ihaleleri, ve o ihalelerdeki yanlışları tek tek anlatmaya.
Birinci sıradan başlayalım; Hasan Akan firmasının üstlendiği Çukurova Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi İkmal İnşaat İşi'ndeki 213 milyarlık fazla ödemeden.
Bu fazla ödeme Sayıştay Denetçileri'nin raporlarıyla ortaya çıkartılmış.
Yine aynı Sayıştay Raporu'nda SORUMLU olarak iki isim öncelikle yazılmış. Biri Mahmut Ergin diğeri Suat Sarı. Bu iki ismin hemen altında da diğer sorumlular sıralanmış.
Sayıştay Denetçileri'nin hazırladığı raporda; Ç.Ü. Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığınca yürütülen ihale konusu işlemlerde şartnameye uygun olmayan işlerin, uygun yapılmayan işlerin yapılmış gibi gösterilmesi suretiyle müteahhitlere haksız ödeme yapıldığı, Üniversitenin Kültür ve Kongre Merkezi İkmal İnşaat İşi‘ne ilişkin olarak, iş artışı tutarlarının hatalı hesaplandığı, yerinde yapılan incelemede proje ve teknik şartnameye uygun olmayan imalatlar olduğunu açıkça yazmaktadır.
Denetim raporunda suya ve yangına dayanıklı alçıpan asma tavan yapılması gereken yerlere kaya yünü asma tavan yapıldığının tespit edilmiş olduğu bildirilmesine rağmen hakedişlerde suya ve yangına dayanıklı alçıpan asmatavan yapıldığı belirtilerek yine granit olması gereken yerlere müteahhit tarafından karo döşenmesine karşılık hakedişlerde granit yazılarak karşılığının ödendiği bu şekilde kamunun 213 milyar 500 milyon TL zarara uğratıldığı açıkça yazmaktadır.
Buna rağmen bütün bu olan bitenlerde sorumluluğu olmayan iki isim varmış; biri Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Mahmut Ergin diğeri de Şube Müdürü Suat Sarı.
Bu zarar olayı Sayıştay tarafından bu iki isim daha göreve başlamadan önce tespit edilmiş rapor tebliğ tarihinde görevde oldukları için adları yazılmış!
ÇÜ Rektörü'ne göre; Sayıştay Denetçilerinin tespit yaptığı tarih 22 Şubat 2012,
Mahmut Ergin'in Daire Başkanı olarak atandığı tarih: 07 Ağustos 2012
Suat Sarı'nın göreve atandığı tarih ise: 06 Ağustos 2012
Peki bu atamalardan sonra Ç.Ü. Kültür ve Kongre Merkezi İkmal İnşaat İşi'yle ilgili her hangi bir ödeme yapılmış mı?
Geçici kabülü hangi bürokratlar yapmış, kimler imzalamış?
Mahmut Ergin'in Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı görevine atanmasından sonra işi üstlenen firmaya her hangi bir hakediş ödemesi yapılmış mı?
Tüm bunların ötesinde kamu adına iş yaptırılırken ve sanki iş şartnameye ve sözleşmeye uygunmuş gibi parası ödenirken SEHVEN HATA olabilir mi? Hangi kamu görevlisinin SEHVEN HATA yapma hakkı vardır?
Merak etmeyin bu soruların yanıtını Çukurova Üniversitesi yönetiminden beklemiyorum.
Zaten onların bu sorulara yanıt vermesi mümkün değil!
Sorduklarımı kanun maddeleri ve ÇÜ belgeleriyle yine ben yanıtlayacağım.
Mahmut Ergin Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı görevine 07 Ağustos 2012 tarihinde atandı. Peki Ç.Ü. Kültür ve Kongre Merkezi İkmal İnşaat İşiyle ilgili geçici kabül tarihi 06 Mart 2013 tarihi olduğuna göre bu geçici kabüllerin altında hangi bürokratların imzası var? Gelelim Sayıştay Denetçileri'nin incelemeleri sohnucu ortaya çıkan 213 milyarlık fazla ödeme meselesine.
Mahmut Ergin bu fazla ödemelerle hiç bir ilgisinin olmadığını söylüyor. Peki eksik ve ayıplı iş yapan firmaya Mahmut Ergin döneminde hiç ödeme yapılmadı mı? 28 Eylül 2012 tarih ve 17597 sayılı ödeme emrini kim imzaladı? Sadece bu tarihteki değil 23 Kasım 2012 tarih ve 21683 sayılı ödeme emri ile 14 Aralık 2102 tarih 23372 sayılı ödeme emri ve 21 Aralık 2012 tarih ve 25104 sayılı ödeme emirlerinde Mahmut Ergin'in imzası ve onayı var mı yok mu?
Rektör Mustafa Kibar'ın açıklamasına dayanak yaptığı İNCELEME KOMİSYONU RAPORU ve sorumluların beyanlarında sürekli Yapı İşleri Genel Şartnamesi'ne atıfta bulunuyorlar. Peki ÇÜ yetkilileri Yapı İşleri Genel Şartnamesini okumuşlar mı?
Kendi beyanlarında SEHVEN HESAP HATASI yaptığınızı söylüyorsunuz. Madem Sayıştay Denetçileri siz göreve başlamadan 6 ay önce bu denetimi yapmış hata ve kusurları tespit ederek müteahhite haketmediği paranın fazladan ödendiğini tespit etmiş. Peki bu hataya rağmen neden kendi yetkili olduğunuz dönemlerde düzenlenen ve onayladığınız hakedişlerden bu parayı kesmediniz de KESİN HESABI BEKLEDİNİZ?
Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Mahmut Ergin döneminde peşpeşe ödenen ve yukarıda tarih ve sayı nolarını verdiğim ödeme emirlerinden fazla ödemeyi kesmeniz gerekmiyor muydu?
Aklama komisyonu üyelerine soruyorum;  Ç.Ü. Kültür ve Kongre Merkezi İkmal İnşaat İşi'nde Sayıştay ciddi kusurlar, eksikler ve ayıplı işler tespit etmiş. Bu TCK'ya göre EDİMİN İFASINA FESAT KARIŞTIRMA SUÇUNU oluştururken ne zamandan beri bu tür işler SEHVEN YAPILAN YANLIŞLIĞA GİRDİ?
Öyle ya; Müteahhit granit döşemesi gereken yerlere karo döşüyor ve ÇÜ bürokratları müteahhit firmaya granit parasını ödüyor.
Suya ve yangına dayanıklı alçıpan asma tavan yapılması gerekirken kaya yünü asma tavan yapılıp parayı alçıpan asma tavan olarak ödüyorsunuz ve buna da sehven hata savunması yapıyorsunuz.
Bakın sayın profesörler ve Kibar Rektör bu en basit şekilde EDİMİN İFASINA FESAT KARIŞTIRMAK değil midir?
Granit ile karoyu ayırt edemeyenler bu rezaleti neyin karşılığında yada kimin talimatıyla yapmış ve onaylamışlardır?
Çukurova Üniversitesi maalesef işte böyle bir zihniyet tarafından yönetilmektedir.
Kaldı ki Daire Başkanı Mahmut Ergin bizleri ağır dille itham ettiği suçlamaları içerisinde kendisini savunurken 213 milyar liralık fazla ödemeyi kesin hesap döneminde yüklenici firmadan kestiğini söylüyor ama kesin hesap öncesi kendi döneminde ödenen dört kez ödenen hakedişlerden yani paralardan hiç söz etmiyor.
Düşünsenize bu işi üstlenen müteahhit firmanın kesin teminat tutarı Sayıştay Raporu'nda belirlenen fazla ödemeden az olsa ve ekonomik kriz yaşayarak iflas etmiş olsaydı bu zararı kim karşılayacaktı?
Müteahhit firma tarafından yapımı taahhüt edilen işin şartname ve sözleşmelere uygun olarak yapılmaması suç değil mi? Granit döşemesi gereken yere karo döşeyen müteahhit firma hakkında her hangi bir yasal işlem yapılmış mıdır?
İşlerin usulüne uygun yapılmadığı anda asıl o zaman kamu zararı oluşmuyor mu?
Çukurova Üniversitesi Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı bürokratları müteahhitlere yapmadıkları işin parasını 6 ay yada bir yıl önceden ödemeyi alışkanlık haline mi getirmiştir?
Ayıplı ve eksik işleri yapılmış gibi gösterip müteahhite para ödenmesinin yolunu açan bürokratlar kimlerdir? Onlar hakkında ne gibi bir yasal işlem yapılmış ve soruşturma başlatılmıştır?
Mahmut Ergin ve Suat Sarı isimli ÇÜ bürokratlarının kendilerini sütten çıkmış ak kaşık olarak görmesini ve hiç sıkılmadan gazetemizde yer alan ve şahsım tarafından kaleme alınan yazıları yalanlama yoluna girmelerini şaşkınlıkla izlemekteyim.
Asıl hayret ettiğim Çukurova Üniversitesi Rektörü Mustafa Kibar ve onun talimatıyla olayları incelemek üzere oluşturulan komisyonda yer alan profesör ünvanlı şahıslar!
Bir iddiayı yada olayı incelerken kol kırılır yen içinde kalır mantığıyla kendi arkadaşlarınızı koruma gayretinizi ibretle izlemekteyim.
Çukurova Üniversitesi bir kamu kurumudur.
Kibar Rektör ve ekibinin çiftliği değil ve olamaz da.
Hatalar kendi raporlarınıza da yansımış.
Neymiş efendim!
Sehven hata yapılmış!
Kamu kurumlarında suç, yanlış yada hata için SEHVEN diye bir savunma şekli olamaz.
Yanlışlar ortada!
Kendi raporlarınızda açık açık yazıyor.
Granit yerine karo döşenmesini nasıl sehven diye açıklıyorsunuz, bu nasıl bir cesaret.
Edimin ifasına fesat karıştıranları tespit edip yargıya intikal görevini yapmayanlar ve bunu kendi bünyesinde örtbas etmeye çalışanlar da aynı suça ortak olmuş sayılmaz mı?
Peki bu ayıplı işi yapan müteahhit firma hakkında her hangi bir yasal işleminiz oldu mu Rektör Bey? diye sormak sanırım hakkımız diye düşünüyorum.
Karoyu granit diye bir kamu kurumuna yutturmaya çalışanlara ceza yerine ödül üstüne ödül veren Çukurova Üniversitesi'ndeki yönetim zihniyeti başta YÖK olmak üzere Cumhuriyet Savcıları tarafından vakit kaybetmeden soruşturulmalı.




 


468x60 Reklam
Yorumlar (1)
    Google