• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 23 Ağustos 2016
  • 17:12
  Adana Haber
ÇÜ'deki rezalete YARGI freni Adana 1. İdare Mahkemesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Dilek Özcengiz'in şikayetini haklı buldu ve Çukurova Üniversitesi Rektörü Mustafa Kibar'ın hukuka aykırı ve kanunları hiçe sayarak yaptığı atamayı durdurdu

Çukurova Üniversitesi Rektörü Mustafa Kibar hiç vakit kaybetmeden görevinden istifa etmeli.

Neden mi?
Çünkü doğruları söylemiyor.
Yalanlarla gerçekleri örtbas etme çabası bir yere kadar.
Öyle bir an gelir ki dün kendinizi kurtarmak için sığındığınız kanun maddeleri bir kaç gün sonra zavallı duruma düşürür sizi.
Kibar Rektör'ün durumu tam da böyle bir şey!
Mustafa Kibar'ın Rektörlük yaptığı Çukurova Üniversitesi'ne yönelik belgeleriyle onlarca yolsuzluk, şaibe, suistimal, görevi kötüye kullanma, edimin ifasına fesat karıştırma en önemlisi de ultra vip torpil skandallarını yazdım.
Hangi haberi yazsam hemen bir yanıt geliyor Rektör Kibar'dan.
Kibar Rektör'ün tekzip başlıklı yanıtları gerçeklerden uzak, hakaret içiren cümlelerle dolu.
Yine de hepsini yayınlıyorum.
Açıklamalar ne bir bilim insanına yakışıyor ne de Çukurova Üniversitesi Rektörlük makamına.
Son açıklamasını pazar günü yayınladım.
Hem Rektör Mustafa Kibar açıklama göndermiş hem de eşi Filiz Kibar.
Rektör Kibar torpille kadro atama skandalına kanun maddeleriyle süslü bir açıklama göndermiş.
Kibar'a göre kadro atamaları oy kaygısı, eş-dost hatırı ile asla yapılmıyormuş!
Sizce doğru mu söylüyor Kibar?
Bence asla doğruları söyleyemiyor!
Çünkü o kadro atamalarının nasıl yapıldığını ve yazdıklarımızın ne denli doğru olduğunu yine en iyi kendisi biliyor.
Rektör Kibar'ın pazar günü gazetemizde yayınlanan tekzip niteliğindeki açıklamasının aşağıdaki bölümünü dikkatle okumanızı istiyorum: "Üniversitelerde  öğretim üyeliğine atama, ihtiyaçlar doğrultusunda kadro ilanıyla başlayıp, rektör  tarafından atama ile sonuçlanan, farklı birim, kişi ve kurulların  katıldığı bir süreç sonucu  gerçekleşen işlem olup, kadro ilan etmek rektörlüklerin yetkisinde olmakla birlikte, yukarıda da belirtildiği üzere, Rektörlükçe kadro ihtiyacının belirlenmesinde , Rektörün  tek başına yetkisi bulunmayıp,  akademik teşkilat içinde yer alan bölüm/ anabilim dalı başkanından başlamak üzere, yetkili  kurulların, hizmet gerekleri çerçevesinde taleplerinin  görüş ve önerilerinin esas alınması yasal zorunluluktur.
Üniversiteler  kadro ilanı için de fakülte dekanlıkları / enstitü/ yüksekokul müdürlükleri aracılığıyla  anabilim dalları / bölümlerin ihtiyaçlarını belirleyerek üniversite yönetim kurulunun uygun görüşü ve takiben Yüksek Öğretim  Kurulu Başkanlığı'nın izni ile  kadro ilanı yapmakta olup, Rektörlüğümüz de haber konusu ilanda  yer alan kadrolarla ilgili  olarak , üniversitemize  bağlı fakülte dekanlıkları / yüksekokul/ enstitü müdürlükleri aracılığıyla bölüm/ anabilim  dalı başkanlıklarından yazılı görüş ve önerilerini almış, yasal prosedür tamamlanarak ilan edilen kadrolara atama , 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunda öngörülen prosedür, fakültelerde ve fakültelere bağlı  kuruluşlarda dekan rektörlüğe bağlı  enstitü ve yüksekokullarda müdürler tarafından yürütülmüştür. Dolayısıyla, dekan veya ilgili  müdürün, yasa ile öngörülen prosedürün tamamlanmasını müteakip ( Jüri belirlenmesi )  kendi yönetim kurullarının görüşünü de aldıktan sonra  önerileri doğrultusunda Rektör tarafından yapılan atamaların, oy kaygısı, eş-dost hatırı vs. dikkate alınmak suretiyle yapılması söz konusu olmayıp, aksi yöndeki iddialar, gazeteniz yazarı /yazarları tarafından , 2547  sayılı kanun ve ilgili yönetmelik hükümleri dikkate alındığında haksız ve dayanaktan yoksundur…"
Kendi kendini yalanlayan tekzip eden kaç insan gördünüz yaşamınızda.
Yani "Üniversitelerde  öğretim üyeliğine atama, ihtiyaçlar doğrultusunda kadro ilanıyla başlayıp, rektör  tarafından atama ile sonuçlanan, farklı birim, kişi ve kurulların katıldığı bir süreç sonucu  gerçekleşen  işlem olup, kadro ilan etmek rektörlüklerin yetkisinde olmakla birlikte, yukarıda da belirtildiği üzere, Rektörlükçe kadro ihtiyacının belirlenmesinde, Rektörün tek başına yetkisi bulunmayıp,  akademik teşkilat içinde yer alan bölüm/ anabilim dalı başkanından başlamak üzere, yetkili  kurulların, hizmet gerekleri çerçevesinde taleplerinin  görüş ve önerilerinin esas alınması yasal zorunluluktur" denilmekte.

Peki Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Dilek Özcengiz'in isyanına ne diyeceksin Kibar Rektör?
Hani kadro atamalarında rektörün tek başına yetkisi yoktu.
Bölüm başkanları, anabilim dalı başkanları ve dekanlar yetkiliydi.
İşler senin anlattığın kadar masum olsa Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Dilek Özcengiz "Rektörlüğün 05.09.2014 tarihli oluru ve Doçent Salih ÇETİNER Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanlığına Doçent olarak atanmıştır. Ekte sunulan olur yazısında görüleceği üzere ataması yapılan Doçent Dr. Salih ÇETİNER mikrobiyoloji uzmanı olmayıp, kendisi biyoloğdur. Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanlığının belirlediği ihtiyacına aykırı olarak Rektörlük kadro ilanında bulunmuş, bu yolla Mikrobiyoloji Anabilim Dalı  Başkanlığı kadrosuna branşı mikrobiyoloji olmayan bir akademisyenin ataması yapılmış, ataması yapılan akademisyenin branşı mikrobiyoloji olmadığından kendisinin başka bir birimde görevlendirilmesi yapılmıştır. Netice de Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanlığının ihtiyacı karşılanmamış fakat hukuka aykırı olarak, ihtiyaçla alakası olmayan birinin doçent olarak ataması sağlanmıştır." diyerek neden Rektör Mustafa Kibar'ın kanuna aykırı yaptığı bu atama işleminin iptali için mahkemeye başvuruda bulunmuştur?
Sahi Mustafa Kibar sen nasıl bir Rektörsün?
Her yeri tel tel dökülen, nereye elini atsan elinde kalan bir üniversite yarattın Sayın Kibar farkında mısın?
Keşke her icraatında gelecek seçimleri değil gelecek nesilleri düşünebilseydin.
Özellikle yardımcı doçent, araştırma görevlisi ve öğretim görevlisi için açılan kadroları eşine, dostuna değil hakkı olanlara adil bir şekilde dağıtabilseydin.
Bunları hiç birini yapamadın.
Sonuçta Çukurova Üniversitesi tarihinde hiç görülmemiş bir rezalete imza atarak kanuna aykırı uygulamalarından ötürü Dekan'ı tarafından Yargı'ya şikayet edilen bir Rektörlük yarattın.
O şikayet sonucu Adana 1. İdare Mahkemesi senin kadro atamasındaki uygulamalarını kanuna aykırı buldu.
Mahkeme'nin ders niteliğindeki ibretlik kararını noktasına virgülüne dokunmadan aynen yayınlıyoruz.
T.C
ADANA
1. İDARİ MAHKEMESİ

ESAS NO    : 2014/2304

YÜRÜTMENİN DURDURULMASINI İSTEYEN (DAVACI) : DİLEK ÖZCENGİZ
VEKİLİ                                            : AV. İSMAİL BOYRAZ
                                            Cemalpaşa Mah. Bahar Cad. N: 6 K.2 Seyhan/ADANA


KARŞI TARAF (DAVALI)                ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
VEKİLİ                            AV. ULGAR ÖZGÜR KÖKKIZ
                                Çukurova Üniversitesi Hukuk Müşavirliği Sarıçam/ADANA


İSTEMİN ÖZETİ                :Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı olan davacının Tıbbı Mikrobiyoloji Anabilim Dalının ihtiyacı nedeniyle ilan edilen doçentlik kadrosuna temel immünoloji doçenti olmak ibaresine yer verilerek yapılan atamanın ihtiyaca aykırı biçimde yapıldığından bahisle iptali ve yürütmenin durdurulması istenmektedir.


SAVUNMA ÖZETİ            : Bilimse değerlendirme jürisinin yapmış olduğu değerlendirme sonucunda ilan edilen doçentlik kadrosuna atanan Doç. Dr. Salih ÇETİNER'in ilanda aranan şartları taşıdığı ve hakkında olumlu görüş belirttiklerinden yapılan atama işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Adana 1. İdare Mahkemesi'nce işin gereği görüşüldü:
    Dava Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi  Dekanı olan davacının, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalının ihtiyacı nedeniyle ilan edilen doçentlik kadrosuna temel immünoloji doçenti olmak ibaresine yer verilerek yapılan atamanın ihtiyaca aykırı  biçimde yapıldığından bahisle iptali istemiyle açılmıştır.
    2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun Doçentliğe atama başlıklı 25'inci maddesinde Bir üniversite biriminde açık bulunan doçentlik kadrosu rektörlükçe isteklilerin başvurması için ilan edilir. Müracaat eden adayların durumlarını incelemek üzere rektör tarafından varsa biri ilgili birim yöneticisi en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör tespit edilir. Bu profesörler, adaylar hakkında ayrı ayrı mütaalalarını rektöre bildirirler. Rektör bu mütaalalara dayanarak, üniversite yönetim kurulunun görüşünü de aldıktan sonra atamayı yapar.
    b)Doçentliğe atamada aşağıdaki şartlar aranır:
(1) Doçentlik ünvanını almış olmak,
(2) (Mülga:12/8/1986-KHK 260/7 md.)
c) (Ek : 18/6/2008-5772/5 md.) Üniversiteler, doçentlik kadrosuna atama için Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak  bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler hükmüne yer verilmiş;
    28.01.1982 günlü 17588 sayılı Resmi Gazete' de yayımlanarak yürürlüğe giren Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği'nin 2 nci maddesinde ise ilgili yasa ve yönetmelik hükümleriyle öngörülen koşulların yanısıra doçentliğe atama ile yardımcı doçentliğe ve profesörlüğe yükseltme ve atamalarda ilan edilen bir kadroya başvurabilmek için yükseköğretim kurumları tarafından belirlenen ve Yükseköğretim Kurulu tarafından uygun bulunan asgari kriterleri sağlamanın zorunlu olduğu ifade edilmiştir. 14. Maddesinde, bir üniversite de veya yüksek teknoloji enstitüsünde açık doçentlik kadroları en yüksek tirajlı beş gazeteden birinde Türkiye ölçüsünde ve Resmi Gazete' de rektörlükçe ilan edileceği; Bu araylara en az onbeş gün başvurma süresi tanınacağı ve son başvurma tarihinin belirtileceği; Adayların özgeçmişlerini, bilimsel çalışma ve yayınlarını kapsayan bir dosyayı dört nüsha olarak ilanda belirtilen süre içerisinde ilgili rektörlüğe teslim edeceği hükmüne;15. Maddesinde "Doçentliğe atanabilmek için 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 2880 sayılı Kanun'la değişik 24. maddesi uyarınca Üniversitelerarası Kurulca açılacak doçentlik sınavında başarı göstererek doçentlik ünvanını almış bulunmak" gerektiği; aynı yönetmeliğin 16. Maddesinde ise "Rektör ilan edilen doçentlik kadrosuna başvuran adayların durumlarının incelenmesi için onbeş gün içinde varsa biri ilgili birim yöneticisi olmak üzere adayın başvurduğu bilim alanından yoksa en yakın bilim alanından en az biri o üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü dışından olmak kaydıyla üç profesör tespit eder. Aday veya adayların özgeçmişlerini bilimsel çalışma ve yayınlarını kapsayan dosyaları bu profesörlere yollayarak kişisel raporlarını bir ay içinde göndermelerini ister. Bu profesörler aday veya adaylar hakkında ayrı ayrı tercih ve görüşlerini rektöre bildirirler. Rektör bu görüşlere dayanarak üniversite vaya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun gerekçeli görüşünü de aldıktan sonra atama kararını verir. Doçentilk sınavında başarılı olarak doçentlik ünvanını alan yabancı uyruklu öğretim elemanlarının sözleşme ile doçentliğe görevlendirilmelerinde de bu hüküm uygulanır. ancak ilan şartı aranmaz" hükmüne yer verilmiştir.
 Dava dosyasının incelenmesinden; Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı  Başkanlığı  Akademik Kurul Personel İşleri Müdürlüğünün 28.01.2014 günlü 1202 sayılı yazısı üzerine Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Akademik Kurulunun 20.03.2014 tarihli toplantısında anabilim dalının bir adet yardımcı doçent kadrosuna ihtiyacı olduğunun dekanlığa bildirilmesine karar verildiği, bu ihtiyacın dekanlık tarafından Rektörlüğe bildirildiği, Rektörlük tarafından 04.07.2014  tarihinde doçentlik kadrosu için gazete ilanı verildiği söz konusu ilanda temel immünoloji doçenti olmak şartının getirildiği,yapılan yapılan başvuruların değerlendirilmesini için oluşturulan 3 kişilik jüri üyesinin Doç. Dr. Salih ÇETİNER'in asgari şartları taşıdığından bahisle olumlu görüş verdikleri daha sonra 05.09.2014 tarihinde adı geçenin Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji  Anabilim Dalı Başkanlğına doçent olarak atandığı, ancak çok kısa bir süre sonra 09.09.2014 tarihinde doçent kadrosuna atanmadan önce uzun yıllar çalıştığı Merkez laboratuvarında görevlendirildiği, bunun üzerine Tıp Fakültesi dekanı tarafından ihtiyacı karşılamayan atama yapıldığı iddiasıyla bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
    Olayda jüri üyelerinden Prof Dr. Fatih KÖKSAL' ın hazırladığı raporda adayın kendi temel alanına ilişkin olarak asgari koşulları yerine getirdiği adayın eğitiminin hiçbir döneminde tıbbi mikrobiyoloji alanının ilgilendiren eğitim, öğretim ve akademik faaliyete katılmamış olup bütün kazanımları sadece metedolojik olarak anabilim dalı içerisindeki Tıbbi İmmünoloji bilim dalı ile ilişkilendirilebilir düzeyde olduğu eğitim aşamaları akademik çalışmarı dikkate alınarak Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Tıbbi İmmünoloji bilim dalında görevlendirilmek üzere atamasının uygun olduğunun belirtildiği diğer jüri üyelelerinden davacının akademik çalışmalarının yeterliliğinden bahsettikleri, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Merkez Laboratuvarı İmmünoloji birim sorumlululuğunu başarıyla yürüttüğüne vurgu yaptıkları anlaşılmaktadır.
    Yukarıda metni yazılı mevzuata göre üniversitelerin doçentlik kadrosuna atama için münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak ve bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilme yetkileri bulunmaktadır. Ancak bu yetkinin belirtilen akademik standartlarının yükseltilmesi akademik yükselie yoğunluk kazandırılması akademik faaliyetlerin ulusal ve uluslararası düzeyde artırılması ve bu faaliyetlerin bilim ve  sanat alanlarında rekabet ortamında yarışabilecek özgün niteliklere sahip olması, toplumun ve insanlığın hizmetine yönelmesi, bilim ve sanat yayınlarının nitelik ve nicelik olarak özgün bir şekilde geliştirilerek üniversitenin eğitim ve öğretim hizmetine katkıda bulunulması ve eğitimin çağdaş standartlarda uygulanmasının sağlanmasının yanı sıra, ilgili akademik birimin ihtiyaçlarının karşılanması amaçlarına matuf olarak kullanılması gerektiği kuşkusuzdur.
    Bir anabilim dalında akademik kadro ihtiyacını en  iyi tespit edecek kurullar Anabilim Dalı Kurullarıdır. Zaten üniversiteler kadro ilanı için fakülte dekanlıkları aracılığıyla anabilim dallardından ihtiyaç belirtilmesini talep ederek buna göre kadro ilanı yapmaktadır. Olayda ise, Üniversite Rektörlüğü'nün ancak teklif edilen kadro ilanı için, ihtiyaca cevap vermeyen ve daha önce Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Merkez Laboratuvarı İmmünoloji birim sorumluluğunu yürüten kişeye özel olduğu anlaşılan bir kadro ilanı yaptığı görülmektedir. Zira anılan doçentin kadroya atanmasından sadece 4 gün sonra zaten görev yaptığı Merkez Laboratuvarında görevlendirilmesinden de bu durum anlaşılmaktadır.
    Öte yandan, akademik kadroda yapılacak atamalarda; akademik keyfiyet ve yeterliliğin yükseltilmesi ve sağlanabilmesi bakımından, zaruretten veya ihtiyaçtan kaynaklanmayan sebep ve saiklerle başvuru sayısının azalmasına yol açacak şartların öngörülmesinin, akademik standartlarının yükseltilmesi, akademik yükselişe yoğunluk kazandırılması, akademik faaliyetlerin ulusal ve uluslararası düzeyde artırılması ve bu faaliyetlerin bilim ve sanat alanlarında rekabet ortamında yarışabilecek özgün niteliklere sahip olması, toplumun ve insanlığın hizmetine yönelmesi, bilim ve sanat yayınlarının nitelik ve nicelik olarak özgün bir şekilde geliştirilerek üniversitenin eğitim ve öğretim hizmetine katkıda bulunulması ve eğitimin çağdaş standartlarda uygulanmasının sağlanmasının yanı sıra ilgili akademik birimin ihtiyaçlarının karşılanması amaçlarıyla bağdaşmayacağı açıktır.
    Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında ve netice olarak, Anabilim Dalı Akademik Kurulu teklifinde belirtilen ve Anabilim Dalı için amaçlanan durum gerçekleşmediğinden tesis edilen işlemde maksat unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gibi hizmetin gereklerine ve kamu yararına da uygunluk görülmemiştir.
    Diğer taraftan ihtiyaç bulunan Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı için, dava konusu işlem nedeniyle amaçlanan durum gerçekleşmediğinden telafisi imkansız zararlar doğabileceği de açıktır.
    Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 Sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına, kararın  tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde Adana Bölge İdari Mahkemesi'ne itiraz yolu açık olmak üzere 16/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


468x60 Reklam
Yorumlar (1)
    Google