Türkiye'nin en önemli hastanelerinden biridir Balcalı…
Bölgemizin en büyük sağlık kuruluşudur.
Sadece güneyin değil güneydoğu ve doğuda yaşayan insanların da tedavileri yani sağlıkları için umut aradığı bir kapıdır.
O kapıdan içeri girdiğimizde sağlık konuşmalıyız aslında.
İnsan sağlığı adına geliştirilen tedavi yöntemlerini, buluşları başarıyı anlatmalıydık sizlere.
Bu şehrin onuru diye söz etmeliydik Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'nden bu şehrin hatta bu bölgenin onuru diye söz etmeliydik.
İzin vermediler buna.
Çünkü yönetim anlayışları sorunlu!
Balcalı Hastanesi'nin her köşesine rant ve kıyak virüsü salgın gibi yayılmış ve teslim almış!
Elbette insanlık için ömür tüketen, sağlığımız için gecesini gündüzüne katan çok değerli bilim insanlarımız da var o kapının ardında.
Onlara saygı duyuyoruz.
Zaten o değerli profesörler, doçentler, doktorlar günlerdir yazdıklarımızın hiç birini üzerlerine alınmıyorlar. Onlar da biliyor kimi yazdığımızı, neleri anlattığımızı, kimlerin üzerine alınması gerektiğini.
Biz o kapının ardındaki yanlışları, skandal ve şaibeleri anlatıyoruz sizlere.
İhaleler evlere şenlik!
Hayatımda ilk kez tanık olduğum Balcalı Hastanesi ile özel bir şirket arasında "ölümüne kadar sürecek" diyebileceğim trilyonluk sözleşmeler var.
Doğrudan temin yoluyla yapılan adrese teslim ihaleleri mi anlatayım sizlere ya da yaklaşık maliyetin çok çok üzerinde gerçekleşen satın almaları mı? Yoksa tüm bu işlerin organizasyonunu gerçekleştiren Gülbarış Oğuz'dan mı söz edeyim.
Sırasıyla ve belgeleriyle hepsini paylaşacağım sizlerle!
Peki size basit bir soru; Çukurova Üniversitesi'nde akademik kadrolar nasıl ve neye göre dağıtılıyor? Gazetelere verilen ilanlar, açılan sınavlar, yapılan mülakatlar gerçek mi?
Kadroların dağıtılması ibretlik bir rezalet!
Daha önce elle yazılan notlara ulaşmıştım.
Kimin hangi kadroya alınacağının açık açık yazıldığı notlar.
O günlerde Noter'e tasdik ettirmiş ve kadrolar bu isimlere dağıtılacak demiştim.
ÇÜ Rektörü Mustafa Kibar yanıltmadı beni.
Notere tasdik ettirdiğim isimler ve kadrolar aynen geçmiş.
Hiç merak etmeyin hepsini okuyacaksınız!
Yazarken ben utanıyorum da acaba bütün bu rezaletlere imza atanların yüzleri hiç kızarıyor mu?
Yeni bir mektup daha geldi Balcalı'dan.
Hastane işleyişini çok iyi bilen bir kalemden çıkmış.
Madde madde yazmış
1) Hastane yönetimi Prof. Dr. Yeşim TAŞOVA ve ekibi Ağustos 2012 tarihinde göreve başladıklarında ilk iş olarak hastane üyelerini Hipokrat salonunda toplantıya çağrdılar. Bu toplantıda Balcalı Hastanesi Döner Sermaye Bütçesinin çok kötü olduğunu, hastanenin 50 milyon TL tutarında borcu bulunduğunu söylediler.
Bunun söylenildiği dönemde hastanenin merkez laboratuarı eczane, büyük hizmet alımları gibi ihaleleri yapılmış ve ambarlarda yeterince malzeme bulunmaktaydı.
2) Şu anda hastanenin tahmini borcu 150 milyon TL tutarında çünkü kesin rakamları kendileri de bilmiyor. Bu borç firmaların kestiği faturaların saymanlığa intikal edip muhasebe kayıtlarına alındığı haliyle oluşan borçtur. Ambarda bekleyen ve tahakkukta olup saymanlığa intikal etmeyen faturalar ( 20-27 milyon TL) göz önüne alındığında hastanenin genel borcu daha fazladır.
3) Gelirler aktarılamamış, giderler ise Prof. Dr. Alper AKINOĞLU döneminde aylık 9 milyon TL iken mevcut durumda 13 milyon TL'ye yükselmiştir.
4) Firmalara süresinde ödeme yapılmadığından dolayı firmaların artık malzeme vermek istemediği, verilen malzemelerin de fahiş fiyatlarla verildiği belirtilmiştir.
5) Döner sermaye işletme müdürünün görevden alındığını, idari personellere göstermelik görevler verildiğini, asıl yetkiyi kullanması gerekenlerin yerine başkalarına kullandırıldığı belirtmiştir.
6) Hastane bütçesi neden bu hale getirilmiştir.? Yıllar önce neden böyle değildi.
7) Hastane idaresi tarafından kaynaklar verimli kullanılmamıştır. Giderler kısıtlanmamış, gelirler arttırılamamıştır. İhtiyaçlar uygun şartlarla ve zamanında karşılanmamış, kaynaklar verimli kullanılmamıştır. İhalelerde mevzuata uygun işlem yapılmamış yaklaşık, maliyetin üzerinde alımlar yapılmıştır.
8) Hastene yönetiminin kaynakları verimli kullanmadığının, mevzuat uygun iş yapmadığının somut örneklerinden biri de Ç.Ü. Tıp Fakültesi Balcalı Sağlığı ihalesidir. ……………. TL yaklaşık maliyetli bu ihale, komisyon tarafından karara bağlanıyor. Sonra ihale yetkilisince onaylanıyor. Daha sonra ihaleyi yapan firmaya sözleşme yapması ve kesin teminatı yatırması için mektup gönderiliyor. Bütün bu işlemlerden sonra hizmet alımı giderlerinin yüksek olduğu ve ödeme güçlü çekildiğinden bahisle mevzuata aykırı bir şekilde firmaya ihalenin iptal edildiği bildiriliyor. Peki sonra ne oluyor?
9) Resmi belgeler incelendiği zaman hastaneye yönelik mal alımlarının büyük bir bölümünün temel ihale usullerinin dışında 21/f ve 22/d ile alındığı bu konuda bütçeye mal alımı amacıyla konulan ödeneklerin % 10'un aşıldığı bu hususun Sayıştay sorgularına konu olduğu sabittir.
Hastane yönetimi böylece hem kanuna aykırı işlem yapmakta hem de rekabeti engelleyerek kamu kaynağını zarara uğratmaktadır.
(Bu da mektuba ek olarak benim notum: Bazı firmalar gazetemize kadar gelip Balcalı'da ihalelerin adrese teslim edildiğini rekabetin sağlamadığını belirttiler. )
10) Temizlik ihalesi başta olmak üzere bazı hizmet ihaleleri neden temel usullerle değil de pazarlık usülü ile yapılıyor. Süreklilik arzeden bu hizmet ihaleleri neden doğru bir şekilde zamanında yapılmıyor da pazarlıkla alım yapılmak zorunda kalınıyor.
11) ………………………………………………. ihalesinde ihale komisyon üyelerinden birisi taşeron firma elemanıdır. Evraklarda imzası mevcuttur. İhale yetkilisi başhekim nasıl böyle bir ihale komisyonu oluşturur. Mevzuat uygunluk bunun neresindedir. Ayrıca söz konusu taşeron elemanı firmaların getirmiş olduğu numune örneklerini kontrol etmiş, büyük bir bölümüne de uygunsuzluk vermiştir.
12) Başhekim Prof.Dr. Yeşim TAŞOVA, ihale yetkilisi olarak 2013 yılnda …………………………… süresi belli olmayan bir sözleşme imzalamış. ……………………………………………………………………………………….!
13) Kaynakların verimli kullanılması, gelirin arttırılmaması giderin düşürülmesi, ihtiyaçların uygun şartlarla zamanında kullanılmaması rekabet koşulları sağlanarak karşılanmaması nedeniyle kısacası hastanenin doğru yönetilememesi nedeniyle hastane döner sermayesi borç batağı içerisinde.
Bu durum doğal sonucu olarak firmalar alacakları için icraya başvurmakta, kuruma mal satmak istememekte . Kurumun itibarı zedelenmekte.
14) Hastane inşaatlarında en büyük yolsuzluğu yapıldığı Y2-Y3 blok inşaatlarının geçici kabulüne olur veren kimdir?
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi işte böyle yönetiliyor.
ÇÜ Rektörü Mustafa Kibar sizce bu yanlışların sorumlusu değil mi?
Ve Hastane Başhekimi Yeşim Taşova.
Bunca rezalete karşı ne diyeceksiniz?
Nasıl savunacaksınız kendinizi?
O kurum kamunun.
Belki anlarsınız diye tekrar tekrar bu cümleyi yazıyorum.
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Rektör Mustafa Kibar ile Başhekim Yeşim Taşova'nın kendi özel şirketleri ya da babalarından kalan bir miras değil.
Kamunun, tüyü bitmemiş yetimin hakkını koruma kollama göreviniz olduğunu hiç hatırlamıyor musunuz?
Eşlerinize akademik kadroları dağıttınız gibi firmalara da Çukurova Üniversitesi'nin ihalelerini mi dağıtıyorsunuz?
Sayın Rektör Kibar ve Başhekim Taşova Balcalı'da yapılan ve göz yumulan yanlışların hesabının sorulacağı gerçeğini nedense gözardı ediyorlar.
Farkında mısınız bilmem ama KOM Polisleri tarafından makamında gözaltına alınan eski Rektör Alper Akınoğlu da tıpkı Kibar gibi düşünüyordu!
Sonrası malumunuz…











