Çukurova Üniversitesi'nde yolsuzlukların yoğun olarak yaşandığı iki büyük rant kapısı var.
Biri Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı diğeri de elbette Balcalı Hastanesi.
Geçmişten günümüze yaptığımız bu ibretlik yolsuzluk yolculuğunda önce Yapı İşleri bölümünü tamamlayalım istedik.
Eski Rektör Alper Akınoğlu ile başlayan ihale yolsuzlukları, kıyak ve yapılmayan işleri yapılmış gibi gösterip kamu kaynaklarından ödenen trilyonlarca liralık vurgun ve talan dosyalarını tamamlamadan Balcalı Hastanesi bölümüne geçemezdik.
ÇÜ'deki yolsuzluk dosyasını açtığımız ilk günden itibaren gazetemize çok ciddi bilgi ve belgeler ulaştırıldı.
Yeni dönemin yani Akınoğlu sonrasının baş ağrıtacak konuları genellikle hastane üzerinde yoğunlaşıyor.
Geride bıraktığımız bir haftalık süreçte bir çok Öğretim Görevlisi ile görüşme şansımız oldu.
Profesörleri dinledim.
Anlattıkları korkunç konulardı.
Bize ulaştırılan belgeler rezaletin hangi boyutlara ulaştığını da açık açık gösteriyordu.
Bu hafta inşaatlarla ilgili dosyaları tamamlayarak Hastane dosyalarını açmaya başlayacağız.
Bu arada daha yazmaya başlamadan Balcalı Hastanesi'de bazı namuslu işçilerin ekmekleriyle oynandığını duydum.
O işçilerle de görüştüm.
Tesadüf ikisi de Balcalı Hastanesi'nin ihaleyle ilgili işlerinde çalıştırılıyordu.
Ne zaman ki yolsuzluk dosyasını açtık bu iki insanın işine son verilmiş.
Hem işlerine son verilen bu iki işçiyi hem de Avukatlarını dinledim.
Onlar da çok şey anlattı.
Sanırım bu yazı dizisinin finalinde ortaya ibretlik önemli bir kitap çıkacak.
İsmini de şimdiden açıklayayım; ÇUKURdaki ÜNİVERSİTE….
Bize ulaştırmak istediğiniz ve sizce önemli olduğuna inandığınız belgeler varsa gönderin.
Adana Haber Gazetesi'ne gelen belgelerin eksiksiz yayınlanacağından hiç kimsenin kuşkusu olmasın.
Çünkü benim adım Ersin Ramoğlu değil.
Çukurova Üniversitesi'nde ne ihalesini takip ettiğim firmalar var ne de çocuğumun şartları uymasa da Diş Hekimliği kadrosuna alınması hususunda bir talebim.
Dünürüm de yok ki gazete baskısıyla onu bir yerlere müdür yaptırayım!
Tüm bunların ötesinde Ersin gibi biat ettiğim ağalarım da yok.
Ersin denilen çete sanıkları gibi hakkında yazdığım Rektör veya başkalarıyla yemekte beni bir araya getirerek yolsuzluk dosyalarını kapattırma gücüne sahip, emir kulu olduğum ne ağam var ne ağalarım..
Bilinsin istedim…
Sizler Çukurova Üniversitesi ile ilgili yazı dizimizi takip etmeye devam edin.
Neler göreceksiniz neler….
Belli mi olur bir gazeteci müsvettesinin dünürü bile çıkabilir bu dosyadan..!











