• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 23 Ağustos 2016
  • 16:36
  köf1
ÇÜ'de ne değişti?

Çukurova Üniversitesi'ndeki yolsuzluk iddiaları nihayet iddianameye döküldü ve Ağır Ceza Mahkemesi tarafından da kabul edilip dava açıldı. Rıfat Söylemez'in başlattığı ve ortaya çıkardığı yolsuzluk, ihaleye fesat ve kayırmacılık iddialarıyla ilgili kararı şimdi mahkemeler verecek.

Süreç bir hayli sıkıntılı ve uzun oldu.
Bildiğiniz gibi devlet memurları gibi üniversite görevlileri için de soruşturma yapılabilmesi için izinler gerekiyor. Üniversite yönetimleri de devlet bürokrasisinin bir parçası. Benzer bir prosedür takip ediliyor.
Tartışmalara, iddialara, haberlere zaman, zaman kıyısından köşesinden müdahil olmuşluğumuz vardır. Neler olup bittiğini hem gazeteci hem bir yurttaş olarak merak etmişizdir.
Bu konuda şanslıyım. Çünkü Rıfat Söylemez ile birlikteyiz.
Söylemez, sadece belediyeler ve kamu kuruluşlarındaki şaibelerin değil, Çukurova Üniversitesi'ndeki yolsuzlukların da Profesörü...
"Su akar yatağını bulur" derler ya, belge de gelip yayımlanacağı yeri buluyor.
Yazıları okuyup, belgeleri de şöyle bir göz ucuyla karıştırınca gariplikler görüyoruz.
Örneğin haklarında dava açılan sanıkların birçoğu bugün hala çok önemli görevlerde bulunuyorlar.

Diyorlar ki, "Suçu mahkemece sabit olana kadar herkes masumdur"
Doğrudur, kimse peşinen suçlu ilan edilemez.
İleride suçsuz olduğu anlaşılan insanlar mağdur olmasınlar.
Bu genel bir doğru olmasına rağmen günümüzde suistimal ediliyor.
Biliyorsunuz "Arsız güçlü olunca, haklı suçlu olurmuş."
İddiaları gündeme getiren, dava açılmasını sağlayan, kamunun kaynaklarını korumaya çalışan gazetecilere en çok da buradan davalar açılmaya, tazminatlar ödettirilmeye çalışılır.
Mantık şu:
"Hepimiz iyi niyetliyiz.
Zaten ortada da hırsızlık falan yok.
Bir yanlışlık olmuş ve mahkeme önüne çıkmışız.
Yarın da beraat edeceğimiz kesin olduğuna göre(!), hiç bu konulara değinilmesin"
Bir de olaya tersinden bakın.
Ya iddiaların hepsi doğru ve hatta eksikse?
Masumiyet karinesi varsa, "Soruşturmanın Selameti" veya "Delillerin karartılması" ihtimali yok mu?
Bugün Çukurova Üniversitesi'nde adı sanık listelerinin başlarında olan Adana 6. Ceza Mahkemesi'nde, "ihaleye fesat, rüşvet almak vermek, edimin ifasına fesat" suçlamalarıyla yargılanacak olan isimler hala nasıl görevlerinin başında?
Üstelik bazılarının yetkileri bile arttırılmış.
O davada sanık olarak bulunan bazı müteahhitlerin işlerinde de artış olmuş.
Bu nasıl bir düzen?
Rektör değişiyor sistem, çark değişmiyor.
Kimsenin zoruna gitmesin.
Açık açık soruyorum:
Rektörlük bahane bu düzenin başına oturmak şahane mi?


köf7
Yorumlar (1)
    Google