Medyanın yeni trendi Adana Büyükşehir Belediyesi.
Yani Başkan Hüseyin Sözlü ve ekibi.
Türkiye'nin dört bir yanı şehit acılarının feryadıyla inlerken Adana'da ki bazı gazeteler Hüseyin Sözlü'ye saldırmakla meşgul.
Sözlü ve ekibi büyük yolsuzluklara bulaşmış!
Her taşın altından Başkan vekili Murat Cevheribucak çıkıyormuş!
Sözlü'nün kasası bacanağı Bülent Gerez'miş!
Firma çekleri ceplerinde geziyormuş!
Savcılar ve polisimiz bu olayları seyretmekle yetiniyormuş!
Savcının ve polisin görmediği tapeler yani yasal telefon dinmeleri bazı gazete sahiplerine ulaşmış onlarda bu tapeleri savcılara teslim etmiş miş!
İşte böyle mışlı mişli haberler okuyoruz.
Dedikodu sütunlarında belgelerden uzak yazıyorlar, çiziyorlar.
Gazeteci toplumu bilgilendirmekle sorumludur.
Ama bizim Adana'da öyle gazeteciler var ki; hem polis, hem savcı hem de yargıç rolünü canlandırıp yargılıyor, hüküm veriyor ve tutukluyor.
Tabi Adana'nın dört bir yanı tertemiz isimler tarafından yönetilirken bu vurgunlar sadece Hüseyin Sözlü'nün Başkanlığını yaptığı Adana Büyükşehir Belediyesi, ASKİ ve diğer bağlı şirketlerde gerçekleşiyor!
Maalesef burası Adana.
Peki bu iddiaların, ağır suçlamaların belgesi var mı?
Tek belge gazetelerin dedikodu köşeleri.
Yazsınlar bakalım.
Doğruysa, yolsuzluk yapılmışsa ve tüm bunların somut belgeleri var ve o gazetelere ulaşmışsa elbette haber yapacaklar.
Ama dedikoduyla bu işler olmaz.
Bu gazete yayın hayatına başladığı 29 Ekim 2005 tarihinden bugüne kadar yüzlerce yolsuzluk, skandal, talan, yağma ve vurgun haberlerini manşetlerine taşıdı.
Hepsini belgeleriyle sundu okuyucularına.
Aytaç Durak ve Zihni Aldırmaz tarafından yönetilen Adana Büyükşehir'i, Alper Akınoğlu ve Mustafa Kibar'ın rektörlük yaptığı Çukurova Üniversitesi'ni, Yıldıray Arıkan ve Soner Çetin'in Başkanlığında ki Çukurova Belediyesi'ni, Azim Öztürk'ün 10 yıllık Seyhan dönemini, Ömer Topçu'nun Yüreğir'ini, sağlık ve tarımdaki vurgunları, yanlışları hep belgeleriyle yazdık.
Somut belgelerle yolsuzluklarını yazdığımız kişi ve kurumları rant uğruna savunan cenaze levazımatçısı gazeteleri de yakından tanırız, gazetecileri de…
Adana Haber'in manşetlerine karşı cüppesiz avukatlık yapıp ihale kapan, avanta alan, köşe dönen medya tacirlerini de iyi tanırız.
Meydanı biraz boş bıraktık anlaşılan.
Başkalarına çamur atarak hem ağalarını mutlu etmeye çalışan hem de Cumhuriyet Savcılarımızın ve polisimizin başarılı paralel operasyonlarını sulandırma gayretinde olanların gerçek amacını gayet iyi biliyoruz.
Paralelle adları en çok anılan isimlerin, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü'yü topluma paralelci diye yutturma çabaları da gerçekten traji komik bir durum.
Paralele hizmet ediyor diye Adana Cumhuriyet Başsavcı vekilini hedef gösterenlerin fotoğraf albümlerini ve pasaportlarını yeniden gözden geçirmelerini öneriyorum.
Neyse cenaze levazımatçılarına son bir soru; sahi ne oldu da Murat Cevheribucak ve Bülent Gerez isimlerini hedef tahtasına koydunuz?











