• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 23 Ağustos 2016
  • 18:39
  köf1
Cemaatten kaçarken doluya tutulanlar

Adana'daki FETÖ operasyonlarında dokunulmayan "En büyükleri" hepimiz biliyoruz.

Hepimizden daha çok da operasyon yaptırmayanlar biliyor.
Ne kadar örtülü işleri varsa, siyasetin finansmanı adına bunlara gördürüyorlar.
bizim camianın yakından bildiği, hayretle takip ettiği trilyonluk televizyonlar, gazeteler, internet sitelerinin finansmanını bunlardan çıkarıyorlar.
Belediye başkanlığına, milletvekilliğine aday olduklarında da para bunlardan çıkacak.
Bir zamanlar daha çok kazanmak veya korunmak için cemaate para yağdıranlar şimdi bu yaftadan kurtulmak için çabalıyorlar.
Geçmişte cemaatin en büyük finansörlerinden olan, bunun karşılığında da önündeki her kapı sonuna kadar açılan biri şimdilerde bazı siyasetçilerin, başka cemaatlerin, vakıfların kucağında debeleniyor. Siyasetçiler onları sözde iktidarın çizgisindeki dernek ve vakıflara yönlendiriyor. Cemaate verdiklerini şimdi onlara veriyorlar. Gazetelerde sosyal medyada da yaptıkları "Hayır işleri" haberleştiriliyor.
Siyasi koruyucuları, "Yarın bu isimler neden yok?" diye sorulduğunda, "Görmüyor musunuz adamlar bizim çizgimizdekilere yardım ediyorlar" diyecekler.
Kolaya alışmış, avantayı sevmiş bu uyanık zenginler bir kez de orada duvara çarpacaklar.
Daha dün hükümetin dış politika partnerlerinden biri sayılan, insani yardım derneklerinden biri terörist ilan edilmek üzere. Aynı söylemlere devam etmeleri halinde "Uluslararası teröre yardım ve yataklık, insani yardım adı altında silah ve insan kaçakçılığı" iddialarıyla haklarında iddianame bile hazırlanabilir.
Cemaatten kaçarken bunlara tutulanlar bakalım o zaman ne yapacaklar?
Hadi FETÖ'den Ak Parti içindeki FETÖ'cüler sayesinde yırttılar (en azından şimdilik öyle sanıyorlar) yarın ne diyecekler?
Meselenin özü çürümeyle ilgilidir.
Kolay ve daha çok kazanmak uğruna savrulanlar yediklerini birgün mutlaka çıkarmak zorunda kalırlar.
Daha çok kazanmak uğruna, her türlü ihanet şebekesiyle işbirliğine girersen, başkalarının haksız yere ezilmesini, yok edilmesini keyifle seyredersen mutlaka bir bedel ödersin.
Kucaktan kucağa gezerek kurtulamazsın.
Bugün güvenli liman sanıp sığındıkların belki de potansiyel suç ortaklarındır.
Herkes birgün mutlaka yaptıklarının hesabını verir.
Bundan sonraki hal ve davranışları geçmiş suçlarını affettirmez ama toplumdan özür dileyip gaspettiklerini iade ederlerse samimi ikrar olarak değerlendirilip hafifletici neden sayılabilir.
Kamu vicdanının bu özrü kabul etmesi için öncelikle yapmaları gereken ise yeni kumpas ve tertiplerin finansörlüğünü yapmaktan vazgeçmeleridir.
Hamileri pozisyonundaki siyasetçilerin sağladığı zırhın kağıt kadar bile hükmü kalmadığını anladıklarında, hem iş işten geçecek hem söğüşlendikleriyle kalacaklar.
Nerden mi biliyorum?
Kimseden fazla bildiğim yok. Herkes kadar belki daha da az bilirim.
Bilenlerin bazıları Ali'nin, bazıları  Veli'nin, kimi iktidarın, kimi muhalefetin, kimi de kendi cüzdanının hatırına ya susuyor ya tam tersini söylüyor.
Mesele yaşananlara hangi pencereden baktığınıza bağlı.
Fark buradadır.

 


köf7
Yorumlar (1)
    Google