Cansu Eraydın…
Balyoz Soruşturması kapsamında tutuklandıktan sonra YAŞ kararı ile emekli edilen Amiral Nadir Hakan Eraydın'ın kızı.
O'nu hainlerin tezgahladığı Balyoz kumpasında tanıdık.
Bu ülkede baba hasretini en iyi bu çocuklar bilir.
Vatan sevgisi ve cumhuriyet sevdası dışında başka hiç bir suçu olmayan Mustafa Kemal'in askerlerini zindanlarda tutsak edenler sadece komutanların değil, eşlerin, anna-babaların, kardeşlerin en önemlisi de çocukların hayatlarını, en önemlisi de özgürlüklerini çalmışlardı.
Cansu Eraydın o sürece, yaşadıklarını, duygularını ve özlemlerini kendi adına açtığı blog sayfasında çok iyi ifade etmiş bizlerde bazılarını gazetemizde yayınlamıştık.
Hele Anayasa Mahkemesi üyelerine yazdığı mektubu hiç unutumam.
Babalar gününde kaleme almıştı.
Cansu 10 Haziran 2014 tarihli mektubunu noktalarken AYM üyelerine şu hatırlatmayı yapmıştı:
"…Kararı verecek olan siz değerli Anayasa Mahkemesi Heyeti; 23 yaşına henüz giren bu evladın çığlıkların duyunuz.
Sizler de babasınız, veya baba adaylarısınız, bizleri bir an olsun kendi çocuklarınız yerine koyunuz. Ve vicdanınıza sorunuz; bu acının bir tarifi var mı? Haksızlığa boyun eğmek bizim kanımızda yok, peki ya sizin var mı?
Bizler anne ve babalarımız tarafından sevgi ve saygı ile büyütüldük. Kin tutmak, öc almak, darbeci zihniyeti gerçek asker ve ailelerinin özünde yoktur.
Tarihe adınızı şan ve şerefle yazdırmak sizin elinizde. Gelin, hep beraber bitirelim bu kanlı kısır döngüyü.
Efendiler; kararınız ne olursa olsun, hemen öncesinde bir kez de bizim için sarılın evlatlarınıza.
Şimdiden babalar gününüzü kutlar, herşeyin sizlerin elinde olduğunu hatırlatmak isterim…"
Bu mektuptan 10 gün sonra Anayasa Mahkemesi kumpasla tutsak edilen balyoz mağduru tüm komutanların özgürlük yolunu açtı.
Aradan aylar geçti.
Balyoz ve Ergenekon yalanlarıyla mağdur edilen insanlar özgürlüklerine kavuşmanın sevincini yaşarken halen özgürlüğe ve ailelerine hasret bırakılan bir büyük yalanın mağdurlarını maaelesef hepimiz unuttuk.
O büyük yalanın adı; ASKERİ CASUSLUK…
Dosya aylardır Anayasa Mahkemesi üyelerinin önünde.
Tutsak edilen askerler ve aileleri AYM üyelerinin bir an önce bu mağduriyeti ortadan kaldırmasını bekliyor.
İstedikleri ve bekledikleri tek şey özgürlüklerinin iadesi.
Cansu Eraydın yeni bir mektup kaleme aldı.
Mektubun adresi yine Anayasa Mahkemesi üyeleri.
Cansu bu kez askeri casusluk yalanıyla tutsak edilen askerler için seslendi AYM üyelerine.
İşte Cansu'nun geçtiğimiz günlerde kaleme aldığı o mektup:
ASKERİ CASUSLUK
Anayasa Mahkemesi'ne;
Sayın Anayasa Mahkemesi Üyeleri,
Öncelikle, 10 Haziran 2014 tarihli Balyoz Davası temelli mektuplarımıza kulak verip, bizlerin mağduriyetlerini tahliye kararınız ile sonlandırığınız için size teşekkürlerimi ve minnetlerimi sunarım.
Bizler babalarımıza ve sevdiklerimize kavuşalı 5 ay dolmak üzere.
Özgürlük türkümüz olan 19 Haziran 2014, siz Değerli Üyelerin kararıyla evlerimizi yeniden ısıtmış, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde, geç bile olsa hukuktan söz edilebileceğine dair büyük bir emsal teşkil etmiştir.
Ancak; babası 3 sene hapis yatmış, ve şahsım adına insanüstü hapishane koşullarına şahit olmuş bir evlat olarak, Balyoz Davası'na paralel olarak kurulmuş bir başka dava olan Askeri Casusluk Davası tutuklularının yaşadıkları mağduriyetlere ve hukuksuzluklara sessiz kalmak; ülkeme ve değerlerine, TSK ve subaylarına, baba ve evlatlarına şühesiz ki yapacağım en büyük vurdumduymazlık ve kötülük olacaktır.
Sayın Anayasa Mahkemesi Üyeleri,
Sizlere yalnız bir vatandaş olarak değil, Askeri Casusluk Davası kapsamında "müşteki" sıfatı adı altında iki defa ifade vermiş bir kız çocuğu olarak yazıyorum.
Bahsi geçen dava ile ilgili başımdan geçeni kısaca özetlemem gerekirse; ifadeye çağrılmamın ardından, hakkımda bahsedilen fişlemenin yapıldığı CD'yi dinlemek isteyip istemediğim sorulmuştur. Bu soruya cevap olarak "Evet" dememe rağmen, CD çalışmamıştır; buna ek olarak, daha önce adını hiç duymadığım bir Üsteğmen tarafından şantaja uğrayıp uğramadığım sorulduğunda, kendisini tanımadığımı ve herhangi bir tehdite maruz kalmadığımı belirtmişimdir. Cevabım üzerine Cumhuriyet Başsavcısı; "Keşke şikayetçi olsaydınız" diyerek kararımı etkilemeye teşebbüs etmiştir. Bu şahıs ile ilgili olarak şikayetimi size bu mektubu göndermemle beraber yapacağımı belirtmek isterim.
Bizler, Askeri Casusluk Davası ile ilgili kamuoyuna yansıyan haberleri kınıyor, ve düşmanın değil, ülkemizin Subaylarının evlerine ve özgürlüklerine bir an önce kavuşmaları için gün sayıyoruz.
"Müşteki" olduğu iddia edilen, fakat olmayan bir davanın müştekisi olamayacak gerçeğinin farkında olan şahsım adına, Askeri Casusluk Davası için tahliye kararınızı talep ediyorum.
Saygılarımla,
Cansu ERAYDIN











