• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 23 Ağustos 2016
  • 17:56
  Adana Haber
Çalışma barışına darbe vurulmak isteniyor Türkiye Yol-İş Sendikası Genel Başkanı ve Türk-İş Genel Mali Sekreteri Ramazan Ağar, TBMM’ne sevk edilen “İş Kanunu ve Türkiye İş Kurumu kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı” ile yapılmak istenen düzenlemelerin çalışma hayatına darbe vuracağını söyledi.

Bir dizi temaslarda bulunmak üzere Adana’ya gelen Türkiye Yol-İş Sendikası Genel Başkanı ve Türk-İş Genel Mali Sekreteri Ramazan Ağar, Türk-İş 4’ncü Bölge Temsilcisi Edip Gülnar’ın da hazır bulunduğu kahvaltı programında Türk-İş’e bağlı Sendika Başkanlarıyla bir araya geldi.

Konuşmasına önceki gün Ankara ve Diyarbakır’da yaşanan terör saldırılarında şehit olan askerlerimiz ve yurttaşlarımız için başsağlığı dileğinde bulunarak başladı.
Türkiye Yol-İş Sendikası Genel Başkanı ve Türk-İş Genel Mali Sekreteri Ramazan Ağar, terörün dili, dini, ırkı olmadığını belirterek “Ankara’nın can damarında böylesine bombalı saldırı gerçekleştirilmesi dehşet verici bir olay. İçimiz yanıyor, yüreğimiz dağlanıyor. Güvenlik ve istihbarat zafiyeti var. Türk-İş olarak terör saldırılarını nefretle kınıyoruz. Olaylarda şehit olan askerlerimize, yurttaşlarımıza yüce Allah’ta rahmet, kederli ailelerine başsağlığı diliyoruz. Yaşanan bu olaylar karşısında Türk milleti olarak gün birlik ve beraberlik olma günüdür. Her zamankinden daha diri ve bir olmalıyız. Milli birlik ve bütünlüğümüzü bozmaya kimsenin gücü yetmeyecektir” diye konuştu.
Türkiye Yol-İş Sendikası Genel Başkanı ve Türk-İş Genel Mali Sekreteri Ramazan Ağar, Başbakanlık tarafından TBMM’ne sevk edilen “İş Kanunu ve Türkiye İş Kurumu kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı” ile yapılmak istenen düzenlemelerin çalışma hayatına darbe vuracağını söyledi.
Söz konusu tasarının alt komisyona getirilmeden, direkt üst komisyona geldiğini ve TBMM’nde yasallaşması halinde, işyerinde çalışan sayısının yüzde 25’ne kadarının ‘Kiralık İşçi’ olmasına olanak sağlandığını kaydeden Ağar, “Ancak 1 ila 10 arasında çalışanı bulunan KOBİ’ler için bu sınırlama da bulunmamaktadır. Bu da istihdamın yüzde 60’ını oluşturan KOBİ’lerin istediği kadar kiralık işçi çalıştırmasının yolunu açmaktadır. Büyük işletmeler de dikkate alındığında mevcut çalışanların yaklaşık 10 milyonunun çalışma biçimi değiştirilerek ‘Kiralık İşçi’ yapılmasının yolu yasal olarak açılmaktadır” diye konuştu.

TARAFLARIN GÖRÜŞÜ ALINMADI
TBMM’ne gönderilen tasarı ile ilgili olarak sosyal tarafların görüşlerinin alınmadığını da dikkat çeken Ramazan Ağar sözlerini şöyle sürdürdü:
“TBMM’ye gönderilen tasarıda, işveren ‘Kiralık İşçiyi’ istediği koşullarda çalıştırmasının yolu açılmakta ve çalışanın yasal güvenceleri ortadan kaldırılmaktadır. Buna göre işveren ‘esaslı bir gerekçesi’ varsa, kiralık işçiyi emsal işi yapan işçilerden farklı olarak çalıştırabilecektir. ‘Siparişlerim var’ gerekçesine sığınan bir işveren, kiralık işçisini fazla mesai, dinlenme hakkı, haftalık izin gibi haklarından mahrum bırakarak çalıştırabilecektir. Bu tür suiistimallerin önlenmesine yönelik olarak hiçbir düzenleme tasarıda bulunmamaktadır. Avrupa Birliği ülkelerinde dahi sıkıntılı uygulamalara neden olan ve bu nedenle tartışılan kiralık işçilik düzenlemesi, Türkiye gibi çalışma hayatındaki kuralları henüz oturmamış bir ülkeye uygulandığında çok daha vahim sonuçlara yol açacaktır.”
Kamuda çalışan taşeron işçilere kadro verilmesine yönelik yasanın Mart ayı içerisinde TBMM’ye geleceğini belirten Türkiye Yol-İş Sendikası Genel Başkanı ve Türk-İş Genel Mali Sekreteri Ramazan Ağar, “Bizim isteğimiz asıl işi yapana kadro verilirken, yardımcı işi yapana da kadro verilmesi. Eğer bu olmaz ise, çalışma barışı bozulur, verim düşer. Kamudaki bu ayrımın kaldırılmasını istiyoruz” dedi.

 


468x60 Reklam
Yorumlar (1)
    Google