• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 23 Ağustos 2016
  • 15:16
  Adana Haber
Bok temizle, boktan adamlara muhtaç olma

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasını dinliyorum… Tarafsız Cumhurbaşkanı miting yapıyor ve oy istiyor. Niyeyse? Bana ne, ne derse desin… Ama, birden yüreğime hançer sokuyor… CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nu klozet kapağı polemiği üzerinden eleştirirken, birden tuvalet temizleyen emekçileri hor gören, aşağılayan bir tavır takınıyor. O an, ekran karşısında neler düşündüğümü ve neler söylediğimi buraya yazmayacağım… Ama bu sözlerin en çok da beni neden incittiğini anlatacağım sizlere… Hatay’ın Kırıkhan ilçesi… Benim Babam Sado Ağa… Yani öyle bilinir… Çocukları okusun diye köyündeki bir kaç karış toprağını, kardeşlerine bırakıp şehre göçen Sait Özgür… Ailenin en büyük çocuğu olduğu için ona ölene kadar Sado Ağa dediler. Gönülden bir Ağa idi zaten. Aşçılık yaptı, tatlıcılık yaptı, seyyar satıcılık yaptı, kafasında tepside tatlı sattı, okul önlerinde dondurma sattı, limonata sattı… Hep birlikte yaptık bunları… Bir ara Kırıkhan Belediyesi’nin tuvaletinde temizlikçilik de yaptı. Sanırım 2 yıl kadar bok temizledi. Ben o zamanlar ilkokul da okuyorum. Babamın tuvalet temizlediğini insanlara söylemeye utanıyorum. Okuldan çıkınca bir Girit Göçmeni olan annemin hazırladığı yemeği sefertasına koyuyor, babamın bok temizlediği tuvalete götürüyorum. Babam da annemin yaptığı yemekleri yerken yanında duruyor, kirlenen tuvaletlere elimdeki teneke ile su döküyor ve babamın işini ben yapıyorum. Arkadaşlarım ve tanıdıklar geçerken de kimse beni tuvalet temizlerken görmesin diye saklanıyorum. Bu tedirginliğim ve utangaçlığım babamın gözünden kaçmıyor tabi. Sado Ağa, yine böyle saklandığım günlerden bir gün beni karşısına aldı ve şunları söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan sen de dinle Sado Ağa’yı. Dedi ki: “Oğlum bak. Çalışmak utanılacak bir şey değildir. Çalışmayıp da ne yapalım. Hırsızlık mı yapalım. Hırsızlık utanılacak bir şeydir, çalışmak değil. Evet biz bok temizliyoruz, ama çalışıyoruz. Sakın şunu unutma oğlum, “ Bok temizle ama boktan adamlara muhtaç olma” Ne diyeceğimi şaşırdım. Dondum kaldım… O günden sonra hiç utanmadım… Babamın yaptığı işten ve bok temizlemekten hiç utanmadım. “Baban ne iş yapıyor” diye soran kim olursa olsun, “Tuvalet temizliyor” diye yüksek sesle ve gururla cevap verdim. Okuldan arkadaşlarımı babamın bok temizlediği tuvaletin önündeki küçük tahta barakaya davet bile ettim. Orada derslerime çalıştım… Gururla ve onurla… Çünkü çalışıyorduk… Sado Ağa… Yani Benim Babam hırsızlık yapmıyordu, kimsenin emeği ile kazandığını çalmıyor çırpmıyordu… Bok temlizliyor ama boktan adamlara muhtaç olmuyordu. Ölene kadar da öyle yaşadı. Bok temizledi ama boktan adamlara muhtaç olmadı. Hem de etraf boktan adamlardan geçilmezken.

 


468x60 Reklam
Yorumlar (5)
  • Erdal Türkoğlu
    02 Şubat 2016 Salı 09:21
    Kaleminize ve yüreğinize sağlık Tahir hocam. Selamlar,sevgiler İzmir'den...
  • Misafir
    20 Haziran 2015 Cumartesi 23:18
    Kalemine yüreğine duyguna düşünce sevgine Selamlar olsun Güzel düşünen güzel insanlar!!!
  • kamil cömertler
    04 Haziran 2015 Perşembe 09:04
    kalemine sağlık...
  • Murat GEĞİN
    04 Haziran 2015 Perşembe 07:33
    eline yüreğine sağlık Tahir ağabey
Google