• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 23 Ağustos 2016
  • 20:12
  Adana Haber
Bize zulüm yapanlarla Yargı'da hesaplaşacağız Adana’da 13 Şubat 2013 tarihinde evleri polis operasyonuna maruz kalan Aksoy ailesi dün basın toplantısı düzenleyerek haklarındaki iddiaları belgelerle yanıtladılar.

Adana’da 2013 yılında Emniyet Müdürü Ahmet Zeki Gürkan döneminde Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Özcan Şişman’ın talimatıyla yapılan operasyonda, taciz ve uyuşturucu gibi suçlamalara maruz kalan Aksoy ailesi, yaşananlara tepki gösterdi. Aksoy ailesi, gözaltına alınanların ilk duruşmada mahkeme tarafından serbest bırakıldığını belirterek, haksız suçlamalarla operasyon emrini verenler hakkında dava açacaklarını açıkladı.

Aksoy ailesi temsilcileri, avukatları ile birlikte dün basın toplantısı düzenledi. Av. Ebru Çatıkkaş ve Av. Süleyman Ekrem ile basın mensuplarının karşısına çıkan Fırat Aksoy, ilk olarak operasyon görüntülerini izletti. Aksoy ailesi adına konuşan Fırat Aksoy, suçlamaların hiçbiri ile uzaktan yakından ilgilerinin olmadığını söyledi. Aksoy, gözaltına alınanların çıktıkları ilk mahkemede serbest bırakıldıklarını da vurguladı.

Yapılan tüm suçlamaların yalandan ibaret olduğu mahkeme kararı ve belgelere kanıtladıklarını kaydeden  Aksoy, “Bize bu haksız suçlamaları yapanlar iddialarını aynı şekilde kanıtlayabilecek mi? Sanırız kanıtlayamazlar, o dönemde yapılan çirkin yakıştırmaları kendilerine yani sahiplerine yüz bin defa iade ediyoruz” dedi. Aksoy, operasyonu, halen casusluk, paralel terör örgütü suçlamasıyla yargılanan Savcı Şişman’ın yönettiğini anlattı.

Aksoy Ailesi'nin avukatı Ebru Çatıkkaş ise dönemin emniyet müdürü ve operasyondan sorumlu hakim, savcı, operasyonu yapan polisler hakkında hukuksal açıdan gerekli başvurularda bulunduklarını ifade ederek, “Bu zulmü yaşatan kişiler hakkında mevcut anayasamızın, hukukumuzun ihlal etmeleri ve bizi mağdur etmeleri sebebiyle şikayetçi olduğumuzu bilmenizi istiyoruz. Hukuksal olarak savaşımızı veriyoruz” diye konuştu.


HABERE BAKIŞ
HUKUK HERKESE LAZIM

Yaklaşık 2 yıl önce televizyonlardan ibretle izlediğimiz (Türkiye'nin en büyük çetesine(!) yönelik) polis operasyonu ile ilgili bir basın açıklaması yapıldı. Görüntüler Aksoy Ailesi adına avukatları ve Fırat Aksoy tarafından analiz edildi. Özellikle Ahmet Zeki Gürkan döneminde polisin şov amaçlı organizasyonlarına ve yönlendirme haberlerine şahit olmuştuk. Ancak, çarpıtmanın buralara kadar ulaşabileceğini düşünemezdik. 7'den 70'e onlarca kişinin yaşadığı evlerin kapısının panzerle kırılması, isnat edilen suçların hiçbirinin iddianamelerde olmaması polis ve medya yoluyla insanların nasıl linç edileceğini açıkça gösteriyordu. Ailenin bazı fertleri hakkında geçmişte mahkumiyet ve tutukluluk kararlarının olması kimseye hukuk dışı muamele hakkı vermez. Çatıdan özel harekat polislerinin helikopterle indirildiği, kapıların panzerle kırıldığı, iç kapıların koçbaşları ile devrildiği bir operasyon sonunda ilk celsede tüm şüpheliler tahliye ediliyorsa orada büyük soru işaretleri vardır. Fırat Aksoy avukatı ile birlikte yaptığı açıklamada hakkını arayarak, büyük bir medeni cesaret örneği sergiledi. Haksızlığa uğradığını düşünen herkese örnek olması gerekir. Varsa bir suç kanun ve hukuk nezdinde yasalara uygun müdahale yapılmalıdır. Başta emniyet müdürü ve operasyonun savcısı olmak üzere o günün muktedirleri bugun ihlal ettikleri hukuka muhtaç durumdadır.
Hukukun birgün herkese lazım olacağı unutulmamalıdır.

AKSOY AİLESİ'NDEN İDDİALARA SERT YANIT

Adana’da 2013 yılında Emniyet Müdürü Ahmet Zeki Gürkan döneminde Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Özcan Şişman’ın talimatıyla yapılan operasyonda, taciz ve uyuşturucu gibi suçlamalara maruz kalan Aksoy ailesi, yaşananlara tepki gösterdi. Aksoy ailesi, gözaltına alınanların ilk duruşmada mahkeme tarafından serbest bırakıldığını belirterek, haksız suçlamalarla operasyon emrini verenler hakkında dava açacaklarını açıkladı.
Aksoy ailesi temsilcileri, avukatları ile birlikte bugün basın toplantısı yaptı. Av. Ebru Çatıkkaş ve Av. Süleyman Ekrem ile basın mensuplarının karşısına çıkan Fırat Aksoy, ilk olarak operasyon görüntülerini izletti. Aksoy ailesi adına konuşan Fırat Aksoy, suçlamaların hiçbiri ile uzaktan yakından ilgilerinin olmadığını söyledi. Operasyonda gözaltına alınanların çıktıkları ilk duruşmada mahkeme tarafından serbest bırakıldığını belirten Aksoy, “Yapılan tüm suçlamaların yalandan ibaret olduğu mahkeme kararı ve belgeleri ile kanıtlıyoruz. Bize bu haksız suçlamaları yapanlar iddialarını aynı şekilde kanıtlayabilecek mi? Sanırız kanıtlayamazlar, o dönemde yapılan çirkin yakıştırmaları kendilerine yani sahiplerine yüz bin defa iade ediyoruz” dedi.
Operasyonu, halen casusluk, paralel terör örgütü ve çete üyeliği suçlamasıyla yargılanan dönemin Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Özcan Şişman’ın bizzat yönettiğini kaydeden Fırat Aksoy, şunları aktardı:
“Şişman’ın özel yetkileri alınarak, tenzili rütbe ile gidişi bize yapılan operasyon sonrası gerçekleşmiştir. Şişman o dönemin Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olan, şu anda halkımız tarafından seçilerek Cumhurbaşkanlığı makamına oturan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından casus ve paralel terör örgütü, çete üyeliği suçlaması yapıldı ve halihazırda yargılanmaktadır. Emniyet Müdürü Zeki Gürkan merkeze alınırken, Organize Şube Müdürlüğü’ndeki görevlilerin büyük çoğunluğu soruşturma geçirdi ve tayinleri gerçekleşti. Ailemize bunca haksızlığı yapan bu kişiler kamuoyu çok iyi bilmektedir. Devlet zırhının arkasına sığınmamış olsalardı bu haksızlığı yapamazlardı. Biz bunları önce Allah’ın adaletine sonra Türkiye Cumhuriyeti adaletine havale ettik. İnanıyoruz ki adalet tecelli edecek ve cezalarını çekeceklerdir. Allah’ımıza binlerce kere şükür ediyoruz ki bugüne kadar uyuşturucu ve taciz gibi ahlaksızlıklarla işimiz olmamıştır. Bundan sonra da olmayacaktır.”

“HUKUKSAL OLARAK SAVAŞIMIZI VERİYORUZ”
Av. Çatıkkaş ise dönemin emniyet müdürü ve operasyondan sorumlu hakim, savcı, operasyonu yapan polisler hakkında hukuksal açıdan gerekli başvurularda bulunduklarını ifade ederek, “Bu zulmü yaşatan kişiler hakkında mevcut anayasamızın, hukukumuzun ihlal etmeleri ve bizi mağdur etmeleri sebebiyle şikayetçi olduğumuzu bilmenizi istiyoruz. Hukuksal olarak savaşımızı veriyoruz” diye konuştu.

İŞTE AKSOY AİLESİ'NİN AÇIKLAMASI

"Sevgili basın mensupları, 13/02/2013'te bundan yaklaşık 20 ay önce hiçbir insanoğluna yapılmayacak bir şekilde sabaha karşı evimize yapılan operasyon sonrasında ailemizin bazı isimleri gözaltına alınmıştı. Operasyon esnasına sıradışı muameleler sonrasında yaşlılarımız hastalanmış, okula gitmeye hazırlanan gençlerimiz ise psikolojik sorunlar yaşamıştır.
Yapılan zulmü İsrailliler Filistinlilere yapmamıştır. Türkiye Cumhuriyeti'ne bağlı bir aile olmakla beraber bugüne kadar adalet mekanizması tarafından yapılan her çağrıya saygı çerçevesinde iştirak edip gerekli savunmalarımızı yapmışızdır. Suçlamaların hiçbiriyle uzaktan yakından ilgimiz olmamasına karşın o dönemin Emniyet Müdürü Zeki Gürkan basın açıklaması yaparak, Türkiye Cumhuriyeti'nin en büyük çetesi ve daha birçok asılsız suçlamalarda bulunarak bizleri kamuoyu önünde rencide etmeye çalışmışlardır. Bu bizleri derinden yaralamıştır.
Suçlamalar çok ahlaksızcadır. Allahımıza şükürler olsun ki 17 ayda çıktığımız ilk duruşmada operasyonda gözaltına alınan herkes mahkeme tarafından serbest bırakılmıştır. Yapılan bütün suçlamaların yalandan ibaret olduğunu mahkeme kararı ve belgeleriyle ispatlıyoruz. Bize bu haksız suçlamaları yapanlar iddialarını aynı şekilde kanıtlayabilecekler mi? Sanırız kanıtlayamazlar, o dönemde yapılan çirkin yakıştırmaları kendilerine yani sahiplerine 100 bin defa iade ediyoruz.
O dönemin Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Özcan Şişman bizzat operasyonu yönetmişti. Şişman bu kadar haksızlığı yaptı ve gitti. Şişman'ın özel yetkileri alınarak tenzili rütbe ile gidişi bize yapılan operasyon sonrasında gerçekleşmiştir. Şişman'a dönemin Türkiye Cumhuriyeti Başbakan'ı olan Erdoğan tarafından casus ve paralel terör örgütü çete üyeliği suçlaması yapıldı ve halihazırda yargılanmaktadır. Emniyet Müdürü Ahmet Zeki Gürkan merkeze alınırken Organize Şube Müdürlüğü'ndeki görevlilerin büyük çoğunluğu soruşturma geçirdi ve tayinleri gerçekleşti. Ailemize bunca haksızlığı yapan bu kişileri kamuoyu çok iyi bilmektedir. Devlet zırhının arkasına sığınmamış olsalardı  bu haksızlığı yapamazlardı. Biz bunları önce Allah'ın adaletine sonra da Türkiye Cumhuriyeti adaletine havale ettik.
İnanıyoruz ki adalet tecelli edecek ve cezalarını çekeceklerdir. Bundan hiçbir endişemiz yoktur. Allahımıza binlerce kez şükrediyoruz ki, bugüne kadar uyuşturucu ve taciz gibi ahlaksızlıklarla işimiz olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır. Bugüne kadar alnımız ak gezdik gezmeye de devam edeceğiz. Her zaman için Hak ve Adaletten yana olduk. Haklı davamızda mücadelemizi sonuna kadar sürdürmeye kararlıyız. Her zaman için güçlünün değil haklının yanında olmanın üzerinde titizlikle durduk. Yüce Rabbimizin men ettiği işleri yapan varsa hepsi ailemizin düşmanıdır.
Açıklamamızın sonuna Peygamber Efendimizin bir sözü ile nokta koyuyoruz.'Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır'.



 


468x60 Reklam
Yorumlar (1)
    Google