• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 23 Ağustos 2016
  • 19:40
  Adana Haber

Bilfen ile çeyrek asır Adana’da, bilimsel ve çağdaş eğitim yöntemlerini sürdürmeye odaklı çizgisiyle, kurulduğu yıldan bu yana “rol-model” olan Özel Çukurova Bilfen Okulları çeyrek asrı geride bıraktı.

Özel Çukurova Bilfen Okulları olarak, Adana’nın en kurumsal ve başarılı okullarından biri olmayı başardıklarını söyleyen Kurucu Yönetim Kurulu Üyesi Kamber Kocaöz, 6 öğretmen arkadaşı ile çıktıkları bu yolda çeyrek asrı geride bırakmanın verdiği mutluluk ve gururu yaşadıklarını kaydetti. Kocaöz, “Asla çok para kazanalım gibi bir düşüncemiz olmadı. ‘Eğitim nasıl olmalı? Neye ihtiyaç var?’ her zaman bunu düşündük. Öğrenci; hakkını savunan, özgüveni yüksek bir o kadar da saygılı olmalı. Biz bunu gerçekleştirdik” dedi.

OTRİTE ÖMENLİ
Eğitimde en önemli kavramın otorite olduğunu söyleyen Kamber Kocaöz, Çocukta otoritenin dayak ya da azar olmadığını, ancak sevgi ile kurulabileceğini belirtti. Kocaöz, “Ben 41 yıl derse girdim. Sınıfta bir çocuk beni dinlemiyor diye asla onu azarlamadım. Her zaman o çocuğun dikkatini nasıl çekebileceğimi düşündüm. Benim için insan eğitimi her zaman ön planda oldu. Bu durum 25 yıllık başarımızın altında yatan en önemli unsurlardan biridir” diye konuştu.

HAYALİMİZ GERÇEKLEŞTİ
Adana’da özel okul kavramının Bilfen Okulları ile değiştiğine değinen Kamber Kocaöz, “Özel okullar geçmiş dönemde devlet okullarında okuyamayanların diploma aldıkları yer olarak algılanıyordu. Biz bu kalıbı tamamen kırdık. Bizden sonra birçok özel okul kendisine çeki düzen verdi. Adana’ya en büyük katkımız budur. Biz hayalimizdeki öğrenciyi yetiştirdik. İnsanların emeğini sömüren bir kurum olmadık” ifadelerini kullandı.

TOPLUM EZBERCİ OLDU
Eğitimde yapılabilecek yanlışların telafisi olmadığına dikkat çeken Kamber Kocaöz, ‘Yaratıcı ve üretici bir toplum yerine, ezberci bir toplum yetişiyor’ diyerek, sınava dayalı öğrenci yetiştirmenin yanlış olduğunu vurguladı. Kocaöz, ‘Yorum yapan ve okuduğunu anlayan öğrenci yetiştirmek gerekiyor’ diyerek sözlerine şöyle devam etti:
“Çoktan seçmeli eğitim anlayışı değiştirilmeli. Dershane ve özel ders zaten bu anlayıştan doğmuştur. Dershanelerde sınava odaklı eğitim anlayışı Türkiye’deki en büyük yanlışlardan biri. Her öğrenci üniversite bitirmek zorunda değil. Bu ülkenin ara elemana da ihtiyacı var. Bu yüzden çocukların yüzde 60’ı mesleki eğitime yönlendirilmeli. Ancak ara elemanın olduğu bir ülkeye yatırımcı sermaye gelir ve üretim olur. Geri kalan yüzde 35’lik dilimdeki çocuklardan da çok iyi doktor ve mühendisler yetişir. Asıl bu şekilde akılcı bir toplum yetişmiş olur. Türkiye eğitim politikasını gözden geçirmeli.”

EĞİTİM ÖZEL OLMAMALI
Kamber Kocaöz, eğitimin özel olmaması gerektiğini vurgulayarak en iyi eğitimin devlet okullarında verilmesi gerektiğinin altını çizdi. Kocaöz, “İnsan hakları ve eğitim eşit olduğunda Türkiye birçok sorununu aşacak” dedi. ‘Eğitim uzun nefes ister’ diyerek 25 yıllık başarının altında yatan sırrı anlatan Kocaöz, sözlerine şöyle devam etti:
“Eğitimde yapılacak bir yanlış 3-5 yıl sonra ortaya çıkar. Biz öğrenciyi heder edecek bir davranışta bulunmayız. İşimizi her zaman doğru yaptık. Öğrencilerimize asla ticari gözle bakmadık. Her zaman çocukları sosyal hayata hazırlama düşüncesi ile ilerleyen bir kurum olduk.”


468x60 Reklam
Yorumlar (1)
    Google