• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 23 Ağustos 2016
  • 19:32
  köf1
Bavulcuların yerini bu çapsızlar aldıysa

Adana Haber gündeme damga vuran yayınlar yapıyor.

Her dosyası uzun araştırmalar ve incelemelerden sonra yayına veriliyor.

Benden önce de benim bulunduğum süre içerisinde de belgesiz, dayanaksız bir iddiada bulunduğuna rastlamadım.

Bu nedenle etkili oluyor.

Bu nedenle sonuç alıyor.

Gazetecinin yola çıkarken ille de sonuç almak gibi bir derdi de görevi de yoktur.

Gazetecinin birilerini görevden aldırmak, birilerini göreve getirmek, birilerine para kazandırmak, birilerine para kaybettirmek gibi bir derdi de olamaz.

Gerçi bunu bu devirde kime anlatacaksın?

Sermayenin basına el atmasından sonra bu söylediklerimize dikkat edenlerin sayısı çok azaldı.

Kalanlar kıyıda köşede türünün son örnekleri olarak devam ediyorlar.

Çok para kazanamıyorlar. Fazla iltifat almıyorlar ama nereye giderlerse gitsinler "Gerçek gazeteciler" olarak anılıyorlar.

Adana Haber'in gücü ve etkisi gazeteciliğinden geliyor.

Tarihi sayısız dosyalarla dolu.

Yazdıkları tarih önünde "Gerçek" diye tescil edilmiş, iddiaları mahkeme dosyalarında "İddianame" haline getirilmiş.

Son yazı dizisini biliyorsunuz. FETÖ VE ADANA DOSYASI

Yine sadece gazetecilik derdi ile yola çıkıldı.

Kimsenin görmediği, görmek istemediği, çeşitli nedenlerle saklamaya çalıştığı ne varsa yasaların el verdiği kadarıyla yazmaya başladı.

İlgisiz, alakasız isimler rahatsız oldu.

Daha doğrusu "rahatsız" diye kurbanlık misali piyasaya sürüldü.

Zerre kadar inandırıcılığı olmayan iftiralarını Fetullahçı ağzı ve taktikleriyle dillendirmeye başladılar.

Paralel İle mücadeleyi "Vatan meselesi" olarak değil, "Tayyip Erdoğan"a kişisel sevgi ve hayranlığa indirmeye çalışıyorlar.

Tehlikeli ve sinsi bir ağızdır bu.

Tam da cemaatin kullandığı bir ağızdır üstelik.

Onlar da "Erdoğan'a karşı çıktığımız için paralel ilan edildik." diyorlar.

Paralel Yapı'nın siyasette hala varlığını sürdüren gizli uzantılarının söylemi de farklı kelimelerle aynı anlamı ifade ediyor.

Derdi ne pahasına olursa olsun kendi pozisyonunu korumak olanlarla, gazetecilik olanlar elbette olayları farklı değerlendirirler.

Gerçeklerin birgün mutlaka ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır.

Belgelerle, bilgilerle, delillerle oluşturulan gerçeği kullanılmaya müsait birkaç gerzek gölgeleyemez.

Ellerine kumpas bavulları verilenlerin başaramadığı şimdi bu çapsızlardan bekleniyorsa, daha çok beklenir.

Peki adalet o kadar bekler mi?

İşte meselenin bam teli burasıdır.

Yakında bunu da hep birlikte göreceğiz.


köf7
Yorumlar (1)
    Google